Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

YAYIN YÖNETMENİNDEN 

Son günlerde bir telaş var : “Ulus Devlet yok ediliyor , yerine şeriat devleti geliyor”  diye . Doğrudur. 

AKP İktidarı , Türkiye’yi bir “Ilımlı İslam” ülkesi haline getirme görevini başarılı bir şekilde sürdürüyor. 

Ancak AKP’nin bu başarısı  kendi gücünden gelmiyor . Önceki iktidarların izledikleri politika AKP’nin ideolojisini uygulama olanağını verdi . AKP’ne iktidarı gümüş bir tepsi içinde sunarlarken  ideolojisini gerçekleştirebilmesi için gereken  zemini de hazırladılar . Dünya Ticaret Örgütünün aldığı tüm kararları hiç tartışmasız , koşulsuz kabul etmek , Avrupa Birliğine girme arzusunu adeta dilenerek ilan etmek , gümrük birliğine balıklama girmek , Maastricht , Kopenhag ,Helsinki vs. kararlarını güle, oynaya , üstelik büyük başarı gibi sunarak , kabul ederek  “Ulus Devletin” temellerine dinamiti yerleştirdiler . Gerisi sadece fitili ateşlemekti . 

Türkiye için “Ulus Devlet” demek Cumhuriyet’tir . Cumhuriyet’e bağlılıklarını durmadan tekrar eden  politikacılar , siyasi partiler , bürokratlar , rütbeliler , kamu kurumları , TSK’lar , dernekler ,

okumuş/yazmışlar , sendikalar toplantılarda konuşuyorlar , paneller düzenliyorlar , mitingler yapıyorlar,gazetelerde , dergilerde makaleler yazıyorlar ;Cumhuriyete bağlılıklarını yineleyip onu yıktırmayacaklarını , Türkiye’nin bir Şeriat devleti olmasını engelleyeceklerini  söylüyorlar. Doğrusu bunu nasıl başaracakları , merak konusu . Sen totem ayini yapar gibi el,ele tüm gücünle Avrupa Birliğinden yana olduğunu koro halinde durmadan bağıracaksın , sonra da Cumhuriyeti yıktırmayacaksın . Gülerler adama… 

Avrupa Birliği demek Cumhuriyetin yıkılması demektir . Yerine Ulusa değil Cemaate , Ümmete dayalı İslam Cumhuriyeti kurulması demektir . Bunu fark etmek için de çok akıllı ya da çok bilgili olmak gerekmez . Sadece okuduğunu anlayacak kadar zeka yeterlidir . Tabii bir de Yurtsever olmak gerekli .  

Son günlerin  politik gündeminin iki önemli konusu “Kamu Yönetimi Temel Yasası” tasarısı ve Kıbrıs görüşmeleri . Her iki konuda da okumuş/yazmışlarımız ve de onların içinde kendilerini SOL , SOSYALİST sayanlar AKP iktidarını destekliyor . Bunların beyni “fonlanmış vakıflarda , uluslar arası kuruluşlarda yıllardır yıkandı ve “Merkezi Hükümet” düşmanlığı ile  “Yerel Yönetim” fetişi yaratıldı . o nedenle  ve bir de AB ci olduklarından Kamu Yönetimi Temel Yasasını destekliyorlar . Kıbrıs’a gelince eski bir terane “ Türk Ordusu İşgalci” , “Rumları çok seviyoruz” , “Annan Planını koşulsuz destekliyoruz” , “Kahrolsun Statükocular” , “Yaşasın AB “  tatara titiri … 

Bir ülkede sol , sosyalist muhalefet yoksa ya da iktidarı destekliyorsa o ülkede iktidarın yapamayacağı şey yoktur . Bu muhalefetin mutlaka siyasi parti şeklinde örgütlü olması olmazsa olmaz koşul değildir , yeter ki ülkede yurtsever , anti-emperyalist , anti-kapitalist bir muhalefetin rüzgarı essin . Şimdilik Türkiye’de bu rüzgar zayıf esiyor . Asıl sorun burada .

 

sayfa başına dön