| ANAYASA
DEĞİŞİKLİKLERİ
Av.Fikret İLKİZ
3.2- UZLAŞMA KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ 37 MADDE İÇERİĞİ
Komisyonun Anayasanın Başlangıç Bölümü ilgili değişiklik önerisi:
Madde 1- Anayasanın "Başlangıç" bölümünün beşinci fıkrasının başında
geçen "Hiçbir düşünce ve mülahazanın" ibaresi "Hiçbir eylemin" şeklinde
değiştirilmiştir. Maddenin değişiklik gerekçesine göre "Hiçbir düşünce
ve mülahazanın ibareleri" düşünceye sınır teşkil etmesi nedeniyle "hiçbir
eylemin" şeklinde değiştirilmesi uygun görülmüştür.
İKİNCİ KISIM / TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM / GENEL HÜKÜMLER
Madde 2- Gerekçeye göre Avrupa İnsan Hakları sözleşmesindeki ilkeler
doğrultusunda Anayasanın II Kısım / Temel Haklar ve Ödevler başlığı altındaki
Birinci bölüm Genel Hükümlerde yer alan "Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlanması"
hakkındaki Anayasanın 13. maddesi değiştirilmektedir. Öneri şöyledir:
"Madde 13- Temel hak ve hürriyetler yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak Kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve
ölçülülük ilkesine aykırı olamaz"
Madde 3- Anayasanın yine Temel Hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması
hakkındaki 14. maddesi hakkındaki değişiklik gerekçesi ise Avrupa İnsan
Hakları sözleşmesinin "Hakların kötüye kullanımının yasaklanması" başlığıyla
düzenlenmiş 17. maddesidir. Öneriye göre 14. madde değişikliği İHAS'nin
17. maddesi ile uyumlu hale getirilerek eylem ve yorum yoluyla hak ve hürriyetlerin
kötüye kullanılmasının önlenmesine yöneliktir. Bu düzenleme de Anayasanın
"başlangıç" bölümündeki değişikliğe paralel bir düzenlemedir.
"Madde 14- Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiç biri
devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına
dayanan demokratik laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan eylemler
biçiminde kullanılamaz.
Bu Anayasa hükümlerinden hiç biri, Devlete veya kişilere bu Anayasayla
tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden
daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı
mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz."
İKİNCİ BÖLÜM / KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
Madde 4- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5.maddesinde "Özgürlük ve
Güvenlik Hakkı" düzenlenmiştir. Bu maddeye göre kişi özgürlüğünün hangi
hallerde kısıtlanabileceği, yakalama, tutukluluk ve gözaltı halleri, kişilerin
hakim önüne çıkarılma süre ve halleri, hak ihlalleri halinde tazminat hakkı
düzenlenmiştir. Anayasanın II Kısım, II Bölümünde "Kişinin Hakları ve Ödevleri"
düzenlenmiştir. Bu bölümde "Kişi hürriyeti ve güvenliği" 19.maddede düzenlenmiştir.
Uzlaşma komisyonu İHAS'nin 5.maddesindeki esaslar doğrultusunda 19 maddede
değişiklik önermiş ve böylece yakalanan ya da tutuklanan kişilerin hakim
önüne çıkarılma süreleri yeniden düzenlenerek, devlete, zarara sebebiyet
verenlere rücu hakkı getirilmiştir.
Madde 4- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 19 uncu maddesinin beşinci
fıkrasının ilk cümlesi ile son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş
ve maddeye aşağıdaki son fıkra eklenmiştir:
"Yakalanan veya tutuklanan kişi toplu olarak işlenen suçlarda en çok
yedi gün, diğer suçlarda, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi
için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat içinde hakim önüne çıkarılır."
"Bu zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödenir"
"Devlet, zarara sebebiyet verenlere rücu eder. Bu husus kanunla düzenlenir."
Madde 5- Yine Anayasanın "Kişinin Hakları ve Ödevleri" bölümünde yer
alan (IV- Özel hayatın gizliliği ve korunması) başlığı altında düzenlenen
(A. Özel hayatın gizliliği) Madde 20 yeniden düzenlenmiştir. Alt Komisyonun
değişiklik gerekçesine göre "..bu hak ve hürriyetlerle ilgili özel
sınırlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen esaslar çerçevesinde
açık olarak belirlenmektedir"
Madde 5- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 20 inci maddesinin birinci
fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
" Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya bir kaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim
kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin
üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. En geç
kırk sekiz saat içinde hakim onayına sunulmayan el koyma kendiliğinden
kalkar."
Madde 6- Bu madde ile konut dokunulmazlığı, sınırlamasındaki özel haller
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde yeniden düzenlenmekte ve (B-Konut
dokunulmazlığı) 21 inci madde özellikle konuta girme, arama yapma ve eşyaya
el koymada yazılı emir koşulu getirilmektedir. 21.madde olduğu gibi değiştirilmektedir.
"Madde 21- Kimsenin konut hakkına dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya
birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça iletişim engellenemez
ve gizliliğine dokunulamaz."
Madde 7- Anayasanın 22.maddesi kenar başlığında da yazılı olduğu gibi
"c-Haberleşme hürriyeti"ni düzenlemektedir. 22 maddenin kenar başlığı "iletişim
hürriyeti" olarak değiştirilmektedir. Madde özel sınırlama halleriyle birlikte
yeniden yazılmıştır. Gerekçeye göre; "iletişim, haberleşme ve gönderişmeyi
(telefon, telgraf, İnternet vs..) kapsayan bir ifade olarak haberleşmenin
yerine kullanılmaktadır"
"C- İletişim hürriyeti
Madde 22- Herkes, iletişim hürriyetine sahiptir. İletişimin
gizliliği esastır.
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça
iletişim engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda
belirtilir"
Madde 8- Anayasanın 23. maddesinin kenar başlığı "V-Yerleşme ve seyahat
hürriyeti"dir. Alt Komisyon 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasında geçen
"... ülkenin ekonomik durumu" ibaresinin vatandaşların yurt dışına çıkma
hürriyetlerine ülkenin ekonomik durumunun engel teşkil etmesine son vermek
istemiştir. Bu nedenle aşağıdaki değişiklik önerilmiştir:
Madde 8- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 23 üncü maddesinin beşinci
fıkrasında geçen "...ülkenin ekonomik durumu" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Madde 9- Anayasanın "Kişinin Hakları ve Ödevleri" bölümünde 26.maddenin
kenar başlığı "VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti"dir. Bu maddedeki
değişiklik gerekçesi aynen şöyledir: " Bu değişiklikte düşünce ve anlatım
özgürlüğünün sınırları genişletilmekte toplumdaki dil farklılıkları sosyolojik
bir gerçek olarak değerlendirilmekte ve bu duruma Anayasada getirilen engel
kaldırılmaktadır. Ayrıca düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin Anayasamızın
1, 2 ve 3 üncü madde hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamayacağına
maddede yer verilmektedir. Bu hürriyetin sınırlama halleri içine, milli
güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, bölünmez bütünlüğün korunması da
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi doğrultusunda dahil edilmektedir."
Madde 9- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26 ıncı maddesinin ikinci
fıkrasına "Bu hürriyetlerin kullanılması" ibaresinden sonra gelmek üzere
"milli güvenlik kamu düzeni, kamu güvenliği, bölünmez bütünlüğün korunması"
ibareleri eklenmiş, üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye
aşağıdaki fıkra son fıkra olarak eklenmiştir.
" Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti Anayasanın 1, 2 ve 3 üncü maddeleri
hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz"
"Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller, kanunla düzenlenir."
Madde 10- Uzlaşma Komisyonu Anayasanın 28. maddesinin ikinci fıkrasını
metinden çıkarmaktadır. (X . Basın ve yayımla ilgili hükümler)de
( A.Basın hürriyeti ) kenar başlığını taşıyan bu maddenin ikinci fıkrasına
göre: " Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" Komisyon
metinden bu yasağı çıkarırken gerekçesi şöyledir: "Bu hürriyetin sınırlaması
26 ve 27 inci maddedeki hükümler çerçevesinde olacaktır."
Madde 10- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 28 inci maddesinin ikinci
fıkrası metinden çıkarılmıştır.
Madde 11- Anayasanın (D.Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle
haberleşme araçlarından yararlanma hakkı) kenar başlığıyla düzenlenen 31.maddede
değişiklik önermektedir. Gerekçeye göre, bu maddede kamu tüzel kişilerinin
elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma ile ilgili
olarak sınırlama halleri belirlendiğini, yapılan değişiklikle bu haller
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde; sınırlama halleri Milli güvenlik,
kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması olarak sıralanmaktadır.
Madde 11- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 31 inci maddesinin ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
" Kanun, milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması
sebepleri dışında halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere
ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz"
Madde 12- Anayasanın (XI- Toplantı hak ve hürriyetleri) başlığı altındaki
(A.Dernek kurma hürriyeti) kenar başlıklı 33 üncü maddedeki dernek
kurma hürriyeti yeniden düzenlenmektedir. Gerekçeye göre maddede geçen"herkes"
kavramı her hukuki varlığı, Tüzel kişileri de kapsar. Tüzel kişiler dernek
kurabilir ya da derneğe üye olabilirler. 33.madde tamamen değiştirilmiştir.
Madde 12- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 33 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Madde 33.- Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara
üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması
sebepleriyle sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve
usuller
Kanunda gösterilir.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına
ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
Madde 13- Anayasada kenar başlığı ( B.Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkı) ile ilgili 34.maddedeki "hak ve sınırlar" gerekçeye göre; Avrupa
İnsan Hakları sözleşmesine (Sözleşme madde 11- Dernek Kurma ve toplantı
özgürlüğü) uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. 34.madde tamamen değiştirilmektedir.
Madde 13.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 34 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Madde 34.- Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ancak, milli güvenlik ve kamu düzeni
sebepleriyle, kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Madde 14- Anayasanın (XIII. Hakların korunmasıyla ilgili hükümler) bölümündeki
(A. Hak arama hürriyeti) kenar başlığıyla düzenlenmiş olan 36.maddede değişiklik
gerekçesine göre TC'nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerle güvence
altına alınmış olan adil yargılanma hakkı (İHAS Madde 6- Adil yargılanma
hakkı) metne dahil edilmiştir.
Madde 14- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 36 ncı maddesinin birinci
fıkrasına "....savunma" ibaresinden sonra gelmek üzere " ile adil yargılanma"
ibaresi eklenmiştir.
Madde 15- Anayasanın (C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar) kenar başlığıyla
düzenlenmiş 38.maddede önerilen değişiklik gerekçesine göre; " Ölüm cezasının
sadece savaş, yakın savaş ve terör suçlarında verilebileceği 6 nolu protokol
hükümleri doğrultusunda bu maddede yer almıştır. Ayrıca 4 Nolu Protokol
gereği sözleşmeden doğan bir yükümlülük nedeniyle hiç kimsenin özgürlüğünden
alı konamayacağı hükmü eklenmiştir. Sözleşmeden doğan yükümlülük içinde
borçlar da vardır"
Madde 15- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinin yedinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,beşinci ve altıncı fıkralarından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Genel müsadere cezası ile savaş, yakın savaş ve terör suçları halleri
dışında ölüm cezası verilemez."
"Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez"
"Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden
dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz."
Madde 16- Anayasanın 40.maddesinin kenar başlığı "XV.Temel hak ve hürriyetlerin
korunması"dır. Maddenin değişiklik gerekçesine göre; "bireylerin yargı
ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık
ve imkan sağlanması amaçlanmaktadır. Son derece dağınık mevzuat karşısında
kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin
korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir."
Madde 16- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40 ıncı maddesine ikinci
fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
" Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilerine
başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır."
|