.
 
...
...
Yararlı Linkler
E- Posta
Başvuru Kaynakları
Katkı  
Sunanlar
Arşiv
 
 
Sayı: 12                                      Ana Sayfa                                           25 Eylül 2001
......... 
ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ 

Av.Fikret İLKİZ 

3.2- UZLAŞMA KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ 37 MADDE İÇERİĞİ 

Komisyonun Anayasanın Başlangıç Bölümü  ilgili değişiklik önerisi: 

Madde 1- Anayasanın "Başlangıç" bölümünün beşinci fıkrasının başında geçen "Hiçbir düşünce ve mülahazanın" ibaresi "Hiçbir eylemin" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin değişiklik gerekçesine göre "Hiçbir düşünce ve mülahazanın ibareleri" düşünceye sınır teşkil etmesi nedeniyle "hiçbir eylemin" şeklinde değiştirilmesi uygun görülmüştür.

İKİNCİ KISIM / TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER 
BİRİNCİ BÖLÜM / GENEL HÜKÜMLER

Madde 2- Gerekçeye göre Avrupa İnsan Hakları sözleşmesindeki ilkeler doğrultusunda Anayasanın II Kısım / Temel Haklar ve Ödevler başlığı altındaki Birinci bölüm Genel Hükümlerde yer alan "Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlanması" hakkındaki Anayasanın 13. maddesi değiştirilmektedir. Öneri şöyledir:

"Madde 13- Temel hak ve hürriyetler yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak Kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz"

Madde 3-  Anayasanın yine Temel Hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması hakkındaki 14. maddesi hakkındaki değişiklik gerekçesi ise Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin "Hakların kötüye kullanımının yasaklanması" başlığıyla düzenlenmiş 17. maddesidir. Öneriye göre 14. madde değişikliği İHAS'nin 17. maddesi ile uyumlu hale getirilerek eylem ve yorum yoluyla hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmasının önlenmesine yöneliktir. Bu düzenleme de Anayasanın "başlangıç" bölümündeki değişikliğe paralel bir düzenlemedir.  
 
"Madde 14-  Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiç biri devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan eylemler biçiminde kullanılamaz.
Bu Anayasa hükümlerinden hiç biri, Devlete veya kişilere bu Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz."

İKİNCİ BÖLÜM / KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ

Madde 4- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5.maddesinde "Özgürlük ve Güvenlik Hakkı" düzenlenmiştir. Bu maddeye göre kişi özgürlüğünün hangi hallerde kısıtlanabileceği, yakalama, tutukluluk ve gözaltı halleri, kişilerin hakim önüne çıkarılma süre ve halleri, hak ihlalleri halinde tazminat hakkı düzenlenmiştir. Anayasanın II Kısım, II Bölümünde "Kişinin Hakları ve Ödevleri" düzenlenmiştir. Bu bölümde "Kişi hürriyeti ve güvenliği" 19.maddede düzenlenmiştir. Uzlaşma komisyonu İHAS'nin 5.maddesindeki esaslar doğrultusunda 19 maddede değişiklik önermiş ve böylece yakalanan ya da tutuklanan kişilerin hakim önüne çıkarılma süreleri yeniden düzenlenerek, devlete, zarara sebebiyet verenlere rücu hakkı getirilmiştir. 

Madde 4- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasının ilk cümlesi ile son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki son fıkra eklenmiştir: 

"Yakalanan veya tutuklanan kişi toplu olarak işlenen suçlarda en çok yedi gün, diğer suçlarda, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat içinde hakim önüne çıkarılır."

"Bu zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödenir" 

"Devlet, zarara sebebiyet verenlere rücu eder. Bu husus kanunla düzenlenir."

Madde 5- Yine Anayasanın "Kişinin Hakları ve Ödevleri" bölümünde yer alan (IV- Özel hayatın gizliliği ve korunması) başlığı altında düzenlenen (A. Özel hayatın gizliliği) Madde 20 yeniden düzenlenmiştir. Alt Komisyonun değişiklik gerekçesine göre  "..bu hak ve hürriyetlerle ilgili özel sınırlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen esaslar çerçevesinde açık olarak belirlenmektedir" 

Madde 5- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 20 inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

" Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya bir kaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. En geç kırk sekiz saat içinde hakim onayına sunulmayan el koyma kendiliğinden kalkar." 

Madde 6- Bu madde ile konut dokunulmazlığı, sınırlamasındaki özel haller Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde yeniden düzenlenmekte ve (B-Konut dokunulmazlığı) 21 inci madde özellikle konuta girme, arama yapma ve eşyaya el koymada yazılı emir koşulu getirilmektedir. 21.madde olduğu gibi değiştirilmektedir. 

"Madde 21- Kimsenin konut hakkına dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça iletişim engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz."

Madde 7- Anayasanın 22.maddesi kenar başlığında da yazılı olduğu gibi "c-Haberleşme hürriyeti"ni düzenlemektedir. 22 maddenin kenar başlığı "iletişim hürriyeti" olarak değiştirilmektedir. Madde özel sınırlama halleriyle birlikte yeniden yazılmıştır. Gerekçeye göre; "iletişim, haberleşme ve gönderişmeyi (telefon, telgraf, İnternet vs..) kapsayan bir ifade olarak haberleşmenin yerine kullanılmaktadır" 

   "C- İletişim hürriyeti

 Madde 22-  Herkes, iletişim hürriyetine sahiptir. İletişimin gizliliği esastır.
   
   Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça iletişim engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

   İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir" 

Madde 8- Anayasanın 23. maddesinin kenar başlığı "V-Yerleşme ve seyahat hürriyeti"dir. Alt Komisyon 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasında geçen "... ülkenin ekonomik durumu" ibaresinin vatandaşların yurt dışına çıkma hürriyetlerine ülkenin ekonomik durumunun engel teşkil etmesine son vermek istemiştir. Bu nedenle aşağıdaki değişiklik önerilmiştir: 

Madde 8- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasında geçen "...ülkenin ekonomik durumu" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Madde 9- Anayasanın "Kişinin Hakları ve Ödevleri"  bölümünde 26.maddenin kenar başlığı "VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti"dir. Bu maddedeki değişiklik gerekçesi aynen şöyledir: " Bu değişiklikte düşünce ve anlatım özgürlüğünün sınırları genişletilmekte toplumdaki dil farklılıkları sosyolojik bir gerçek olarak değerlendirilmekte ve bu duruma Anayasada getirilen engel kaldırılmaktadır. Ayrıca düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin Anayasamızın 1, 2 ve 3 üncü madde hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamayacağına maddede yer verilmektedir. Bu hürriyetin sınırlama halleri içine, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, bölünmez bütünlüğün korunması da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi doğrultusunda dahil edilmektedir." 

Madde 9- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına "Bu hürriyetlerin kullanılması" ibaresinden sonra gelmek üzere "milli güvenlik kamu düzeni, kamu güvenliği, bölünmez bütünlüğün korunması" ibareleri eklenmiş, üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki fıkra son fıkra olarak eklenmiştir.

" Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti Anayasanın 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz"

"Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller, kanunla düzenlenir." 

Madde 10- Uzlaşma Komisyonu Anayasanın 28. maddesinin ikinci fıkrasını metinden çıkarmaktadır. (X  . Basın ve yayımla ilgili hükümler)de  ( A.Basın hürriyeti ) kenar başlığını taşıyan bu maddenin ikinci fıkrasına göre: " Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" Komisyon metinden bu yasağı çıkarırken gerekçesi şöyledir: "Bu hürriyetin sınırlaması 26 ve 27 inci maddedeki hükümler çerçevesinde olacaktır." 

Madde 10- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 28 inci maddesinin ikinci fıkrası metinden çıkarılmıştır.

Madde 11- Anayasanın (D.Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı) kenar başlığıyla düzenlenen 31.maddede değişiklik önermektedir. Gerekçeye göre, bu maddede kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma ile ilgili olarak sınırlama halleri belirlendiğini, yapılan değişiklikle bu haller Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde; sınırlama halleri Milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması olarak sıralanmaktadır.

Madde 11- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 31 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

" Kanun, milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması sebepleri dışında halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz" 

Madde 12- Anayasanın (XI- Toplantı hak ve hürriyetleri) başlığı altındaki (A.Dernek kurma hürriyeti) kenar başlıklı 33 üncü maddedeki  dernek kurma hürriyeti yeniden düzenlenmektedir. Gerekçeye göre maddede geçen"herkes" kavramı her hukuki varlığı, Tüzel kişileri de kapsar. Tüzel kişiler dernek kurabilir ya da derneğe üye olabilirler. 33.madde tamamen değiştirilmiştir.

Madde 12- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
 Madde 33.- Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
Kanunda gösterilir.  
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.

Madde 13- Anayasada kenar başlığı ( B.Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) ile ilgili 34.maddedeki "hak ve sınırlar" gerekçeye göre; Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine (Sözleşme madde 11- Dernek Kurma ve toplantı özgürlüğü) uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. 34.madde tamamen değiştirilmektedir. 
 
Madde 13.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
 Madde 34.-  Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ancak, milli güvenlik ve kamu düzeni sebepleriyle, kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. 

Madde 14- Anayasanın (XIII. Hakların korunmasıyla ilgili hükümler) bölümündeki (A. Hak arama hürriyeti) kenar başlığıyla düzenlenmiş olan 36.maddede değişiklik gerekçesine göre TC'nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan adil yargılanma hakkı (İHAS Madde 6- Adil yargılanma hakkı) metne dahil edilmiştir. 

Madde 14- Türkiye cumhuriyeti Anayasasının 36 ncı maddesinin birinci fıkrasına "....savunma" ibaresinden sonra gelmek üzere " ile adil yargılanma" ibaresi eklenmiştir.

Madde 15- Anayasanın (C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar) kenar başlığıyla düzenlenmiş 38.maddede önerilen değişiklik gerekçesine göre; " Ölüm cezasının sadece savaş, yakın savaş ve terör suçlarında verilebileceği 6 nolu protokol hükümleri doğrultusunda bu maddede yer almıştır. Ayrıca 4 Nolu Protokol gereği sözleşmeden doğan bir yükümlülük nedeniyle hiç kimsenin özgürlüğünden alı konamayacağı hükmü eklenmiştir. Sözleşmeden doğan yükümlülük içinde borçlar da vardır" 

Madde 15- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,beşinci ve altıncı fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.  

"Genel müsadere cezası ile savaş, yakın savaş ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez."

"Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" 

"Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz." 

Madde 16- Anayasanın 40.maddesinin kenar başlığı "XV.Temel hak ve hürriyetlerin korunması"dır. Maddenin değişiklik gerekçesine göre; "bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmaktadır. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." 

Madde 16- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40 ıncı maddesine ikinci fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 

" Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilerine başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır."
 
 

Diğer Sayfa --->
 
İ
N
A
D
I
N
A