|
|
| Sayı: 12
Ana Sayfa
25 Eylül 2001 |
| ......... |
| a p a ç ı k
Erol Toy
Olmayana Ergi
Olmayana ergi, çok kötü bir hastalıktır.
Yakalanın gözünü gerçeğe kör.Kulağını
doğruya sağır eder. Sorum ve yükümden âciz kılıp zulmün her türüne teslim
eyler. Artık cehennem imânını cennet inancına çevirmek mümkün olmaz.
Bu yazıların anabaşlığı " apaçık.
" Varvarayı bırak da, lâfı dolandırmadan söyle diyene boynum kıldan ince.
Gerçi başlığın amacı insan akıl,
vicdan ve dilinin ucunda dolaşan fikri açıklamaktı.
Ama örneklemenin zararı yok ki
!..
Hadi ilki küresel olsun.
Gerçeğimiz ne ?
11 Eylül 2001 Salı gününün dehşeti.
Teröristler kıydıklarıyla birlikte
öldü.
Yıkım ve kırımı herkes ezberledi.
Yinelemeye de, yenilemeye de gerek
bırakmayacak kadar somut ve taze.
Bunun sorum ve yükümü nedir ?
Nedenlerini saptayıp gidermek.
Varsa azmettiren.. Hazırlayan.. Yardımcılarını bulup ulusal ya da uluslararası
hukukun gerektirdiği cezayı vermek.
Oysa 15 gündür dünyanın efendileriyle
saygıdeğer medya ve sevgili basın olmayana erginin sanallığında gümbür
gümbür.
Ortada her hangibir alan yok !..
Düşmanın kimliği belirsiz.
Ama parmaklar, koskoca ABD'yi
kendi evini korumaktan aciz duruma düşüren bir tek adamı, (Usame bin Ladin'i...)
Ve yoksul Afganistan'ı göstermekte yarışıyor.
Artık sorum da, yüküm de onların.
Savaşılmalı... Ve yokedilmelidirler.
Öyleyse kalkın canlar !..
Ve medyayla basının canları ayaklandı.
Dağlara gökten füzeler yağdı...
Kara taş üstünde yürüyen kara karınca vuruldu.
Denizlerde gemiler yürüdü... Mercan
kovuğa sığınmış balıkların ödü yarıldı.
Karalarda ordular ilerledi, ülkeler
işgale, insancıklar kırıma uğradı.
Devletler yıkıldı. Toprakları
paylaşıldı. Rejimler değişti.
Havada bulut, mahlede ölüm yok.
Ama çığlıkları sağır sultan işitti.
Yokluk, yoksunluk ve acıyı kör dilenci gördü.
15 gün sonra bugün, aynı medya
ve basında, gördüğünüz ne ?
Taliban "Bin Ladin'i bulsam vereceğim,"
derken, bir Amerikan uçağı düşürdüğünü açıklıyor. ABD uçağın pilotsuzluğuyla
övünüp Papa'nın şefaatiyle savaşı bir hafta erteliyor.
Oysa, Üçüncü Dünya Savaşı ekranla
kâğıt üzerinde ne güzel başlayıp bitmişti.
Bu olmayana ergi hastalığının
gerçeği nasıl saptırdığına en son ve evrensel örnek.
Bizden haber ise pek taze.
Yöneticilerimiz... Haydi pek çok
meşrep ve mezhebe uysun... Özellikle sonuncular, borçlunun boynu eğri diye
küreselleşme ne dayattıysa uyguladılar.
Kimimiz kıyameti kopardık.
Kimimiz ; bunalımlar lirayı...
Dolayısıyla bizim olan herşeyi çok ucuzlattı. Uluslararası kapital kamu
kurumlarını yok pahasına ele geçirecek, korkusuyla yüreği ağzında bekledi.
Hepsi haklıydı.
Çünkü yönetimler karma ekonomi
adına elli yıldır sermayeyi desteklemişti. Şimdi buna bir de uluslararası
güvence ekliyor... Böylece yerli ve yabancı sermayeye dokunulmazlık kazandırıyordu.
Topatan tüccarın malları kapanın
elinde kalmaz da, n'olurdu ?
Artık bu toplumsal kaygının kulağı
; Sermaye bekçisini götüremediği yere gitmez. Geçmişinde millileştirme
sabıkası olana hiç gitmez, doğrusunu duymaz.
Ona göre tezgâh kurulmuş. İflâs
ettirilen ülke malı kapan yabancının elinde kalmıştır.
Acaba öyle mi ?
Özelleştirme saramız 50 yıldan
eski.
Petrol ve Yabancı Sermaye yasaları
onunla yaşıt. On yıldır Gümrük Birliğindeyiz. Tahkimi kabulleneli beş yıl
oluyor.
Onca ödünün sonucu ne ?
Ben söylersem inanmayan çıkabilir.
Dünya Ticaret Merkezi (UNCTAD)'ın
2000 raporu taptaze.
Yabancı sermaye yatırımında Angola
bile Türkiye'yi geride bırakmış.
Bu demektir ki, çıtınızı yırtsanız
yabancı sermaye nanay. Üstelik özelleştirme sarası ne kadar yükselirse,
kamulaştırma neşteri de o kadar bilenmekte.
Katılır mısınız ?
Eee !.. Şimdi n'olacak ?
Sorum ve yükümden âcz içinde yeniden
olmayana ergiye sığınmayacaksak gerçeğe gerçekçi bakacağız.
Şimdiye yükünü emekçiler çektiğinden,
hep zararını hesapladık. Ama son yıllarda el konulan bankaların mal varlığını...
Değerini... Ortaklıklarının üretim gücünü.. Daha da önemlisi bütün bu eğilim
ve uygulamalarla... Ulusal ekonomideki payının yüzde 70, hatta abartarak
60'lara gerilediği varsayılan KİT'in yüzde kaçlara yükseldiğini görecek...
Verimli ve yararlı çalışmasının yolunu bulacağız.
Nasıl mı dediniz ?
Niye sosyalist olunur ki ? |
|
|
İ
N
A
D
I
N
A
|