|
Anayasa Değişikliği
Uğur CANKOÇAK
Avrupa Birliği'ne girmek için amuda kalkın
dense amuda kalkmaya hazır TBMM'deki siyasi partiler tepeden gelen
buyrukla bu kez de 1982 Anayasasının bazı maddelerini değiştirmek
için kollarını sıvadılar.
Entellektüellerimizde bir sevinç bir sevinç.
Siviller anayasa değiştirecekmiş. Zil takıp oynayacaklar. Yani
siviller anayasa yaparsa iyi, askerler anayasa yaparsa kötü. Mantığa
bak. Bu Aristo mantığını yürütelim. Mustafa Kemal Atatürk
askerdi. Cemal Gürsel askerdi. Sami Küçük askerdi. Muzaffer
Yurdakuler askerdi. Bunların hepsi kötü. Buna karşın Süleyman
Demirel sivil, Özal sivil, Fettullah Gülen sivil, Devlet Bahçeli
sivil, Ecevit sivil, Sami Selçuk bile sivil. Bunların hepsi iyi.
Mantığı beğendiniz mi?
1921 Anayasası M. Kemal'in anayasasıdır.
1924 Anayasası da Mustafa Kemal'in anayasasıdır. 1961 Anayasası
27 Mayıs'çıların, yani Cemal Gürselsin, Sami Küçük'ün,
Muzaffer Yurdakuler'in anayasasıdır. Burada bir şeye dikkat etmek
lazım. Adı geçen üç anayasa dan ilk ikisi TBMM'nin düzenlediği
ve kabul ettiği anayasalar ikincisi ise büyük çoğunluğu sivil
aydınlardan oluşan kurucu meclisin düzenlediği ve kabul ettiği
anayasadır. Üstelik 1961 Anayasası halkoyuna sunulmuş ve sopa
zoru olmadığı için %60'lar civarında oy alarak kabul edilmiştir.
1982 Anayasası ise Evren Cuntası'nın anayasasıdır. Halkoyuna
sunulmuş sopa zoruyla %90'ın üzerinde oyla kabul edilmiştir.
 |
Kerameti kendinden menkul bir
demokrasi mücahiti... |
T.C. kurulduğundan günümüze kadar Türkiye
Cumhuriyeti yurttaşları demokratik ortamı 1961 - 1970 yılları
arasında yaşadılar. İlk kez 1961 anayasasıyla yurttaş olduklarını
öğrendiler. "Kişinin devredilemez vazgeçilemez hakları
olduğu" un öğrendiler. Yurttaşların devletin emrinde
birer yaratık değil devletin yurttaşların emrinde bir
organizasyon olduğunu öğrendiler. Hukuk devleti kavramını öğrendiler.
Süleyman Demirel Adalet Partisine genel başkan
seçildikten hemen sonra, daha milletvekili bile değilken 1965 yılında
"Bu anayasayla bu memleket idare edilmez" demişti. Ve bu
lafı 12 Mart 1970'e kadar durmadan yineledi ve 12 Mart'ta muradına
erdi. 1961 anayasası önemli değişiklere uğradı.
Buna karşı başta TİP ve onun genel başkanı
M. Ali AYBAR olmak üzere bütün sosyalistler "Anayasanın
eksiksiz tastamam uygulanmasını" istediler. Emperyalistler ve
yerli işbirlikçileriyle emekçi halkın savaşı anayasa
cephesinde böyle sürmüştü.
Anayasa değişikliği söz konusu olduğundan
bu yana basında çıkan yazıları izliyorum. Hiç biri 1961
anayasasından söz etmiyor. Eğer anayasa değiştirilecekse 1961
anayasasını baz alalım, gereken yerlerini gerekiyorsa güncelleştirelim
önerisini getiren yok. Türkiye Barolar Birliği'nin alternatif
Anayasa hazırladığını basından öğrenince büyük bir merakla
tasarıyı aradım buldum okudum. Altında Kenan Evren imzasını
aradım ama Barolar Birliği'nin imzası vardı. 1982 anayasasının
ne suçu varmış da anlı şanlı barolarımız böyle bir
alternatif hazırlamışlar anlamadım. Mecliste değiştirilmek
istenen 37 maddeye bakıyorum Avrupa Birliği'nin, Dünya Ticaret Örgütünün
ve tabi ABD'nin direktiflerinin sulandırılmış şeklini görüyorum.
T.C. denilen o güzelim toprakların ve üzerinde
yaşayan T.C. yurttaşlarının kendi doğal, yerel, örf, adet,
gelenek ve adalet birikiminin gelişip hukuki normlar yaşama biçimleri
almasına izin vermeyen dış ve iç odakları lanetliyorum.
Not: 1961 Anayasasını mera
edenler başvuru kaynaklarımızda bulabilirler.
|