Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

YAYIN YÖNETMENİNDEN

 

Farklı düşünmek mi yoksa ihanet mi diye uzun süre ikircikli kaldım . Ancak her geçen gün , her yeni çıkış ,  farklı düşünmek değil , düpedüz ihanetle karşı karşıya olduğumuzu adete ispatladı . “Liberal” ,

“Liberal Sol” görünen iki tane gazete var . Şimdi bunlara bir de internette yayınlanan günlük eklendi .

Geçen gün internette bir haber vardı , KKTC Başbakanı Talat İstanbul ‘a gelmiş ve “Barış Girişimcileri” ile bir toplantı yapmış ; “ABD ‘deki temasları hakkında bilgi vermiş” toplantı sonunda Barış Girişiminden Oya Baydar “Başbakan Talat’ı sonuna kadar destekliyoruz , biz barıştan yanayız dedikten sonra hızını alamayıp hem de Nazım Hikmet gibi konuşarak “barış istemek vatana ihanetse evet biz vatan hainiyiz”  buyurmuş…İstediği kadar fiyakalı söylesin ama hani  “Allah söyletti” diye bir deyim vardır…

 

Bu “eski solcuların” bir bölümü gerçekte sosyalizmle hiçbir ilgileri kalmamış olmasına karşın yine de “Devrimci” ,” Sosyalist” görünmeye ve çevreye kendilerini öyleymiş gibi yutturmayı pek iyi beceriyorlar .

Cengiz Çandar ve benzerleri daha dürüst . Onlar açıkça ABD yanlısı olduklarını söylüyorlar . Büyük Orta Doğu Projesini destekliyorlar . Küreselleşmeyi savunuyorlar . Öbürleri öyle değil . Sanki ABD’ ye karşılar . sanki Irak ‘ın işgaline karşılar , sanki Büyük Orta Doğu Projesine karşılar ve de hala devrimciler , hala sosyalistler (!) ama KKTC Başbakanının ABD gezisin hikayesini dinleyip ,onu desteklediklerini söylüyor , hem de efeleniyorlar “Barışı istemek vatan hainliği ise evet biz vatan hainiyiz .”

 

Breh , breh ne kahramanlık ama…Nerede savaş varmış da Başbakan Talat savaşı durdurmuş da barışı getirmiş . Kıbrıs ‘ta 1974 den beri barış var . Eğer onların barış dediği Pax-Amerikano ise evet Başbakan Talat ABD’ ye kadar gidip talimatlarını aldı , Amerika’daki Temasları hakkında da İstanbul’ da işbirlikçilerine bilgileri de verdi . İşbirlikçilerin Vatan Hainliği falan gibi caf , caflı laflarla süsledikleri

İşte bu ABD’ye tam teslimiyet durumudur . Bir yandan devrimcisin ,sosyalistsin , ABD’ye karşısın , Büyük Orta Doğu Projesine karşısın , öte yandan KKTC Başbakanı Talat ,  TC Başbakanı Erdoğan’la el ele KKTC’yi ABD’ye peşkeş çeker üs verirken sen bunu  barış diye üstelik bir de efelenerek yutturmaya kalkarsın . Hadi oradan…Bunun adı bal gibi işbirlikçiliktir .

 

Bakın Radikal Gazetesi yazarlarından emekli Büyük Elçi Gündüz Aktan o diplomatik nezaketi elden bırakmadan konuya nasıl yaklaşıyor : “…Türkiye'nin 'çözümden yana' 'liberal' köşe yazarları çözümsüzlüğün sorumluluğunu sürekli Sn. Denktaş'a yüklemişlerdi. Şimdi uzlaşmaz tarafın Rumlar olduğunu keşfetmenin şaşkınlığı içindeler. Hemen savunmaya geçip,
Sn. Denktaş'ın uzlaşmaz görüntüsüyle bu gerçeğin ortaya çıkmasını önlediğini ileri sürüyorlar. 'Uluslararası toplum da aynı nedenle olayı yanlış anladı' diyorlar. Kıbrıs sorununun içinde olan AB ve ABD bu gerçeği hep bildiler.
Ama Sn. Denktaş'ı suçlamak taktik açıdan işlerine geldi.
Bu gerçeği Türk dış politika kurumları da her zaman bildi ve kamuoyuna açıkladı. Ama Türk liberali olmanın şanında Batılının her dediğini doğru sanmak ve kendi devletini düşman bilmek yattığından, Rumlara inanmayı tercih ettiler. Sonunda bu rezilane durum ortaya çıktı . ….”

 

Neymiş ? “…Türk Liberali olmanın şanında Batının her dediğini doğru sanmak ve kendi devletini düşman bilmek yattığından Rumlara inanmayı tercih ettiler …”

Şimdi de Rumların yerini Amerika mı aldı , ne dersiniz ?  

sayfa başına dön