|
81 Türk Şairinden Barış Şiiri...
/ Milliyet Sanat 15 Şubat 1991
81 Türk sairinin birbirinden bağımsız olarak yazdıkları dizelerin
kurgulanmasıyla
gerçekleştirilen "Barış İçin Dizeler" 8 Şubat 1991'de düzenlenen
bir toplantıyla dile
getirildi. Dizeler, Orhan Alkaya ve Refik Durbas tarafından kurgulandı,
"Barış İçin Dizeler" le ilgili olarak, sairlerin ortak açıklamasında
şöyle denildi:
"Eşit, özgür, adil bir dünya düzeninin kurulabilmesi için insanlar ve
tüm canlılar arasında barış ve uyumu gerçekleştirmenin kaçınılmazlığını
bilerek, Türkiyeli 81 sair, ülkemizin de sürüklenmek istendiği hegemonya
savasına karsı, yaratıcı güçlerini ve üretimlerini birleştirdi.
Şiir, tüm sanatlar içinde belki de en kişisel olanıdır.
Bu şiiri oluşturan sairlerin pek çoğu kişisel üsluba sahip sanatçılardır.
Dünya edebiyatında, kurgulanmış dizelerden oluşan böyle bir şiire rastlanmaması da, bu kişiselliğin doğal
sonucu sayılmak gerekir."
BARIŞ İçin Dizeler...
Evsiz kapılardan girip çıkıyorum
kalbim dünyanın ortasında bir menekşe
neft ve kan, zambak cesetlerinde çürüyen leke
çakı bile çekemediğim iki karanlık arasındayım
karda bir çiğdem, dikende bir kus gibi yakıp kavrulan yanıp kavrulan bir akil
anin siki dokusuna sığınan yoksul akil, alkışların uğultusuyla
büyütür bütün savaşların anasını; ah Asur!
savaş, ah tükenen karanlık
topallayan deli kalbim, böyle başlamak istemezdim
kimdi bana insanlığın soylu bir geleceği olacak diyen
alev gözler alevleri yardi olu çocukların ak gözlerini anmak için...
duyamam yaprağın sesini orman gümbürderken
olmak veya olmamak, bütün hatırladığım bu
yasam da kanıyor insan da, ensemizde olumun soluğu
iyi savaşlar sayın seyirciler, devam edin seyirci kalmaya
naklen cinayet cağı bu, katilin yüzü flu
"derslerinizi sakin ihmal etmeyin"
şiir unutmaz, "canlı yayın " yapsa da olum
savaş, içi dişi kul kokar
savaş, iki ağzı kırık bir kama
başkalarının kanıyla da ölebilir insan
simdi yanlizca adları Savaş ve Zafer olan çocukların dönüşünü düşünüyorum
olumun adıyla
kan diyorum kan ve fırlıyorum ayağa, tutun su savası
acıların ve düşmanlıkların yıldızlararası donemi bittiği zaman
Orion'un uyum şarkıları çıkacak aramızdan
hangi savaş yüz akıyla çıkmıştır savaştan
savası insanlık kadar eskidir diye hakli çıkarmak isteyen
bilsin ki, barısı insanlık kadar yenidir diye ovuyorum ben
kanayan bir Ortadoğu ikindisiyle açıklıyorum gizli güllerimi
Korkusuz kir çiçekleri onunu keser kesmez
Savaşçı diz çökecek göreceksin
ey kin ve kibir bekçileri
şafak; sizin ateşiniz üzerinde doğruluyor simdi
rüzgarın çarmıhında donardı anılarımız
simdi bir buğusun artık zamanın teninde
rüzgar: Gümüşi bir ırmaktan su içerkenki
yürek zaten biliyor tohumlu ölümleri
1-3 nöbetini olum tutuyor askerin gözlerinde
bir aynaya bakakalmış gibi ardında uçup giderken hayat
petrolden tez tutuşur alin teri
ancak akrep zefiri yaraşır mürekkepliğe
kağıt turnam hey, yolların durduğu görülmemiş dağ titreşirse
kor tarih gözümüzü oymak istiyor
neler mi söylüyor olu asker? olduğunu söylüyor, naklen söylüyor
lav düşüyor dünyanın bütün ırmaklarına gül yerine
riyadır, ölsem damarlarım boşalır
böler uykuyu o ses; savaş, ah yır!
barış güçlü insanların yapıtıdır
savaş, korkakların cesaretidir
cesetlerdir bu ülkenin rozetleri
marslarla buyur bir yanım, bir yanım hep çocuk simdi
çocuklarına ne yaptın diye sormuştu toprak
Bari'si uzdum savaş çıktı
batar kağıttan çocuklar kara karanfilin körfezinde
savaş oldu, sut bardağı kirildi çocuğun
maviyi kim oldurdu, ilk kuşu onun içinde
acısı en çok çocuklara düşer savaşların
-her çocuk bir çekmece- anneleri boğuluyor içlerinde
ölümcül ışıklar aydınlatacaksa geceyi -karanlık kalsın-
Yanlış mi belledim, insan sorumluluktur
kan saldırır kum saldırır Ortadogudur yüreğim kum'saldir
girmeyin dizelerime gurultulu gölgelerinizle
kemikten zarlarla oynanan kıta kumarı
korkusunu apacı dener kendi yüzünde
"leb emme ma yenfeun - nase fimeksu fil arz" ise
ben bir olabilir insanim, tiksinirim başkan ve generallerden
bumda, orda, Urda
yüzünden düsen harfte gizle beni
Günler geçtikçe TAŞ'la Kitap arasında
debeleniyorum, Fırat'ın kanlı sularında
tadı derinliğimizde uğuldayan gün balı
savası istiyorum Bask'la; savaş baris'sa
okyanus uzunluğunca petrolden bir tabutun örttüğü o karabatakla yan yana
Sevgilim, beni kana koşan dünyadan koru
kurtuluş türküleri gibi insani çarpan
barış kavgamızdır
barış, uzun aşk geceleri gibi yüce dinginlik
sen bozacaksın oyununu bezirganın
savası göğüsler yasam
apoletlerim yok. Param var. Bana da silahlar satın;
işgal edeyim geleceğini barisin
Allah Allah ateş geliyor, Allah Allah Barış geliyor
silahları, silahsızlanmaları, silah satanları, can bezirganlarını
anlatır bu destan
yazık ki kudurmuş Pentagoncun bir dişi de İncirlik
ovmuyorum yiğitliğini senin
inanmıyorum yiğitlik olduğuna insan öldürmenin
cenge ve cengavere hayır, olum kusanlara, yeryüzünü karartanlara
insan bitince baslar kavga
yasamı ateşe vermeyin
insanlar barışa barışa...
benim tanıdığım Savasala savaş körfezde rakı içer
ben seni öptüğüm gün istemiştim hiç ölmemeyi, söylemiş miydim?
seni savaş, ne zaman öptüler
Barış İçin şiire dize veren sairler
" Barış İçin Dizeler" adli şiiri
meydana getiren sairler şunlar:
Meltem Ahiska, Oguzhan Akan,
Gulden Akın, Merih Akogul, Hulki Aktunc,
Teoman Akturel, Sina Akyel, Orhan Alkaya,
Melih Cevdet Andan, Behçet Aysan,
Mehmet Başaran, Nihat Behrem,
Atol Behramoglu, Süreyya Berke,
Nur Bulum, Erat Can berk, Mahzar Candan, Ali Cengiz kan,
Metin Cengiz, Erol Çankaya, Cevap Çapan, Muşlum Çelik,
Çınar Çiğ, Veysel Çolak, Arif Damar, Refik Durbas,
Salih Ecem, Gultekin Emre, Enver Ercan, Müştak Eren us,
Abdullah Rıza Erguvan, Ebubekir Erollu,
Seyhan Erozcelik, Cezai Ersiz, Turgay Fişekçi, Hamdı Gedik,
Tarik Gunersel, Aydın Hatipoglu, Günseli İnal, ozdemir İnce,
Orhan Kahyaoglu, Semih Kaplanoglu, Sefa Kaplan,
İsmet Kemal Karadaki, Hidayet Karakuş,
Turhan Kayaoglu, Mehmet Kemal, Şükran Kurda kul,
Akif Kurtuluş, Onat Kutlar, K. İskender, Kerim Mert,
Özkan Mert, Mehmet Müfit, Lale Mumdur, Seyit Nezir,
Mehmet Ocaktan, Ahmet Oktay, Fergun özelli,
Adnan özer, Kemal özer, Lütfü ozkok, Ali Puskulluoglu,
Sen nur Sezer, Zafer Şen ocak, Cahit Tan yol, Tuğrul Tan yol,
Berin Tasan, Şuha Tugtepe, Engin Turgut, Gürhan Ucan,
Mehmet Uzun, Mehmet Fikri Ünal, Kubilay unsal, Ramazan üren,
Aydogan Yavaşlı, Hilmi Yavuz, Necati Yıldırım, Hüseyin Yurttaş,
Can Yücel, Nihat Ziyalar Gülsüm Akyuz.
Ayrıca şiire katkı olarak İsveçli sair Peder Curman'in gönderdiği
dize
kullanılmadı, ancak toplantıda okundu. Curman'in Barış dizesi şöyle;
"Alarm çalıyor insanin
hücrelerinde simdi, şiirin gücü,
savası ve savaşları engellemeye
yetecek mi?"
81 Türk şairinden Barış Şiiri... / Milliyet Sanat 15 Şubat 1991
81 Türk sairinin birbirinden bağımsız olarak yazdıkları dizelerin
kurgulanmasıyla
gerçekleştirilen "Barış İçin Dizeler" 8 Şubat 1991'de düzenlenen
bir toplantıyla dile
getirildi. Dizeler, Orhan Alkaya ve Refik Durbas tarafından kurgulandı,
"Barış İçin Dizeler" le ilgili olarak, sairlerin ortak açıklamasında
şöyle denildi:
"Eşit, özgür, adil bir dünya düzeninin kurulabilmesi için insanlar ve
tüm canlılar arasında barış ve uyumu gerçekleştirmenin kaçınılmazlığını
bilerek, Türkiyeli 81 sair, ülkemizin de sürüklenmek istendiği hegemonya
savasına karsı, yaratıcı güçlerini ve üretimlerini birleştirdi.
Şiir, tüm sanatlar içinde belki de en kişisel olanıdır.
Bu şiiri oluşturan sairlerin pek çoğu kişisel üsluba sahip sanatçılardır.
dünya edebiyatında, kurgulanmış dizelerden oluşan
böyle bir şiire rastlanmaması da, bu kişiselliğin doğal
sonucu sayılmak gerekir."
BARIŞ İçin DİZELER...
Evsiz kapılardan girip çıkıyorum
kalbim dünyanın ortasında bir menekşe
neft ve kan, zambak cesetlerinde çürüyen leke
çakı bile çekemediğim iki karanlık arasındayım
karda bir çiğdem, dikende bir kus gibi yakıp kavrulan yanıp kavrulan bir akil
anin siki dokusuna sığınan yoksul akil, alkışların uğultusuyla
büyütür bütün savaşların anasını; ah Asur!
savaş, ah tükenen karanlık
topallayan deli kalbim, böyle başlamak istemezdim
kimdi bana insanlığın soylu bir geleceği olacak diyen
alev gözler alevleri yardi olu çocukların ak gözlerini anmak için...
duyamam yaprağın sesini orman gümbürderken
olmak veya olmamak, bütün hatırladığım bu
yasam da kanıyor insan da, ensemizde olumun soluğu
iyi savaşlar sayın seyirciler, devam edin seyirci kalmaya
naklen cinayet cağı bu, katilin yüzü flu
"derslerinizi sakin ihmal etmeyin"
şiir unutmaz, "canlı yayın " yapsa da olum
savaş, içi dişi kul kokar
savaş, iki ağzı kırık bir kama
başkalarının kanıyla da ölebilir insan
simdi yanlizca adları Savaş ve Zafer olan çocukların dönüşünü düşünüyorum
olumun adıyla
kan diyorum kan ve fırlıyorum ayağa, tutun su savası
acıların ve düşmanlıkların yıldızlararası donemi bittiği zaman
Orion'un uyum şarkıları çıkacak aramızdan
hangi savaş yüz akıyla çıkmıştır savaştan
savası insanlık kadar eskidir diye hakli çıkarmak isteyen
bilsin ki, barısı insanlık kadar yenidir diye ovuyorum ben
kanayan bir Ortadoğu ikindisiyle açıklıyorum gizli güllerimi
Korkusuz kir çiçekleri onunu keser kesmez
Savaşçı diz çökecek göreceksin
ey kin ve kibir bekçileri
şafak; sizin ateşiniz üzerinde doğruluyor simdi
rüzgarın çarmıhında donardı anılarımız
simdi bir buğusun artık zamanın teninde
rüzgar: Gümüşi bir ırmaktan su içerkenki
yürek zaten biliyor tohumlu ölümleri
1-3 nöbetini olum tutuyor askerin gözlerinde
bir aynaya bakakalmış gibi ardında uçup giderken hayat
petrolden tez tutuşur alin teri
ancak akrep zefiri yaraşır mürekkepliğe
kağıt turnam hey, yolların durduğu görülmemiş dağ titreşirse
kor tarih gözümüzü oymak istiyor
neler mi söylüyor olu asker? olduğunu söylüyor, naklen söylüyor
lav düşüyor dünyanın bütün ırmaklarına gül yerine
riyadır, ölsem damarlarım boşalır
böler uykuyu o ses; savaş, ah yır!
barış güçlü insanların yapıtıdır
savaş, korkakların cesaretidir
cesetlerdir bu ülkenin rozetleri
marslarla buyur bir yanım, bir yanım hep çocuk simdi
çocuklarına ne yaptın diye sormuştu toprak
Bari'si uzdum savaş çıktı
batar kağıttan çocuklar kara karanfilin körfezinde
savaş oldu, sut bardağı kirildi çocuğun
maviyi kim oldurdu, ilk kuşu onun içinde
acısı en çok çocuklara düşer savaşların
-her çocuk bir çekmece- anneleri boğuluyor içlerinde
ölümcül ışıklar aydınlatacaksa geceyi -karanlık kalsın-
Yanlış mi belledim, insan sorumluluktur
kan saldırır kum saldırır Ortadogudur yüreğim kum'saldir
girmeyin dizelerime gurultulu gölgelerinizle
kemikten zarlarla oynanan kıta kumarı
korkusunu apacı dener kendi yüzünde
"leb emme ma yenfeun - nase fimeksu fil arz" ise
ben bir olabilir insanim, tiksinirim başkan ve generallerden
bumda, orda, Urda
yüzünden düsen harfte gizle beni
Günler geçtikçe TAŞ'la Kitap arasında
debeleniyorum, Fırat'ın kanlı sularında
tadı derinliğimizde uğuldayan gün balı
savası istiyorum Bask'la; savaş baris'sa
okyanus uzunluğunca petrolden bir tabutun örttüğü o karabatakla yan yana
Sevgilim, beni kana koşan dünyadan koru
kurtuluş türküleri gibi insani çarpan
barış kavgamızdır
barış, uzun aşk geceleri gibi yüce dinginlik
sen bozacaksın oyununu bezirganın
savası göğüsler yasam
apoletlerim yok. Param var. Bana da silahlar satın;
işgal edeyim geleceğini barisin
Allah Allah ateş geliyor, Allah Allah Barış geliyor
silahları, silahsızlanmaları, silah satanları, can bezirganlarını
anlatır bu destan
yazık ki kudurmuş Pentagoncun bir dişi de İncirlik
ovmuyorum yiğitliğini senin
inanmıyorum yiğitlik olduğuna insan öldürmenin
cenge ve cengavere hayır, olum kusanlara, yeryüzünü karartanlara
insan bitince baslar kavga
yasamı ateşe vermeyin
insanlar barışa barışa...
benim tanıdığım Savasala savaş körfezde rakı içer
ben seni öptüğüm gün istemiştim hiç ölmemeyi, söylemiş miydim?
seni savaş, ne zaman öptüler
Barış İçin şiire dize veren sairler
" Barış İçin Dizeler" adli şiiri
meydana getiren sairler şunlar:
Meltem Ahiska, Oguzhan Akan,
Gulden Akın, Merih Akogul, Hulki Aktunc,
Teoman Akturel, Sina Akyel, Orhan Alkaya,
Melih Cevdet Andan, Behçet Aysan,
Mehmet Başaran, Nihat Behrem,
Atol Behramoglu, Süreyya Berke,
Nur Bulum, Erat Can berk, Mahzar Candan, Ali Cengiz kan,
Metin Cengiz, Erol Çankaya, Cevap Çapan, Muşlum Çelik,
Çınar Çiğ, Veysel Çolak, Arif Damar, Refik Durbas,
Salih Ecem, Gultekin Emre, Enver Ercan, Müştak Eren us,
Abdullah Rıza Erguvan, Ebubekir Erollu,
Seyhan Erozcelik, Cezai Ersiz, Turgay Fişekçi, Hamdı Gedik,
Tarik Gunersel, Aydın Hatipoglu, Günseli İnal, ozdemir İnce,
Orhan Kahyaoglu, Semih Kaplanoglu, Sefa Kaplan,
İsmet Kemal Karadaki, Hidayet Karakuş,
Turhan Kayaoglu, Mehmet Kemal, Şükran Kurda kul,
Akif Kurtuluş, Onat Kutlar, K. İskender, Kerim Mert,
Özkan Mert, Mehmet Müfit, Lale Mumdur, Seyit Nezir,
Mehmet Ocaktan, Ahmet Oktay, Fergun özelli,
Adnan özer, Kemal özer, Lütfü ozkok, Ali Puskulluoglu,
Sen nur Sezer, Zafer Şen ocak, Cahit Tan yol, Tuğrul Tan yol,
Berin Tasan, Şuha Tugtepe, Engin Turgut, Gürhan Ucan,
Mehmet Uzun, Mehmet Fikri Ünal, Kubilay unsal, Ramazan üren,
Aydogan Yavaşlı, Hilmi Yavuz, Necati Yıldırım, Hüseyin Yurttaş,
Can Yücel, Nihat Ziyalar Gülsüm Akyuz.
Ayrıca şiire katkı olarak İsveçli sair Peder Curman'in gönderdiği
dize
kullanılmadı, ancak toplantıda okundu. Curman'in Barış dizesi şöyle;
"Alarm çalıyor insanin
hücrelerinde simdi, şiirin gücü,
savası ve savaşları engellemeye
yetecek mi?"
|