Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

 

2005’e BAKARKEN 3
Erol TOY 

Dünyanın zavallı payenleri !..

Tamamı olmasa da Belerus, Birmanya, İran, Kuzey Kore, Küba ve Zimbabve’nin ezilen halkları !..

Azbiraz sıkın kanayan dişlerinizi…

Azbiraz daha dayanın !..

Kurtuluşunuz belki yarın…

Belki yarından da yakın !..

Petrol emir, şeyh ve Sultanlarının şâhâne ortağı… ABD’nin, hak tarafından seçimini, halk oyuyla yasallaştıran pek saygıdeğer ve azizler azizi Başkanı(!..) Dünyalar Hakimi George Mesih ya da Mehdi W. Bush(!..) Aldığı ilâhi vahiyle yeni Haçlı Seferleri açmak… Ve siz masum kulları cennet özgürlüğüne kavuşturmak üzere yemin etti.

Başınızda kaynakları zûlüm aracı ya da ulusal çıkarlar için kullanan despotlar… Altınızda, ABD halkından toplanan vergileri, silâh ve enerji zenginlerine aktaracak değerlerden biri varsa, yekinip kalkmanız gereksiz. Yan gelin yatın. Nasılsa Mesih Irak halkı gibi, sizin de encamınızı hayrediverecek (!..)

Ama o nankör(!) Irak halkı, direnişi yetmezmiş gibi, 30 Ocakta sandığa gider… İngilizlerin 1920’lerde kurduğu, Saddam’ın üstüne oturduğu, Şii çoğunluğa Sünni azınlık despotizmini tersine çevirmeye yeltenirse daha neler çekeceğini hep birlikte görürsünüz.

İbret alır mısınız bilemem.

Bildiğim, ibret almadan başınıza gelir de, siz de direnirseniz… ABD İmparatorluğu’nun çırası yanacakır, bir !..

Asya’nın çıkıntısı görünse de, yeryüzünde Doğudan Batıya uzanan tek yarımadanın… Anadolu’nun yâni, başı ağrıyacaktır, iki !..

Süpergüçler uğraşıyorsa, spor olsun diye değil, bu yüzden Türkiye’nin tepesini biçimlendirmeye uğraşmaktadır, üç !..

Ama bilinebilen tarihi boyunca hiçbir emperyalizme tam tutsak olmamış Anadolu, onu özümseyemezse, mutlaka kusmaktadır, dört.

Örnek sıralamaya kalksak, canınızı sıkacak kadar uzar.

Biz 2005’e gelelim mi ?

AKP iktidarına 41 kere maşallah !..

Seçmenin dörtte… Katılanların üçte birinin oyuyla, Mecliste Anayasa değiştirebilecek üçte iki çoğunluk sağladı.

Elhak Anayasa’nın bazı maddelerini de değiştirdi. Ama, kendi çekirdek tabanının başat istemi başörtüsüne, dilini çok sürdü, halâ her fırsatta sürmekte de, elini bir türlü süremedi.

Değil mi ?

Bunun o çekirdek taban için nasıl bir Cehennem azabı ol-duğunu kendi düş kırıklıklarınızla kıyaslayın.

Ilımlı İslâm motifleriyle geldiği iktidarda, kendine alan açmak için AB’ye sarıldı (?!) 

Diyelim !..

40 yıllık devlet politikasını bu düzen içinde oraya kim gelse sürdürmeye koşulu değildir de… AKP Hükümeti mağribînin mal bulması sayıp yepyeni bir icada yapımaktadır.

Diyelim !..

Eee !..

Ucunun açıklığı… Kıbrıs dayatması… Tarama savsaması bir yana… 3Ekim 2005, 17 Aralıktan beri cepte.

Hepsi “müzakere konusu…” Ulusal çıkara uygun olanı kabûl, olmayanı reddedilir.

De !..

AB devletlerinin ardarda meclislerinden geçirdikleri kılık kıyafet yasalarının lâhana turşusu… AKP çekirdeğindeki cihat uğruna Müslüman kardeşinin kafasına çivi çakan yobazla, sayın Arınç, Erdoğan ve Gül’ün hanımefendilerinin perhiziyle nasıl yutulur ?

Müzakerelerin sarkması, uygunluk hevesi olmasın ?

Olur mu olur !..

Şu sorular sanırım sizin de aklınızı kurcalıyordur.

Emine Erdoğan hanımefendi kuyumcu esnafından… Eşi, sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan halıcı, yalıcı, havacı civacıdan ilk kez mi hediye aldılar ?

İlk değilse, neden bu sonuncusu ayyuka çıktı ?

Rusya’da verildiği için mi ? 

Batıda sıkışınca, - Yıllardır kimsenin aklına durduğu yerde dimdik durmak gelmez. Eğri metronom gibi Atlantik’in bir ucundan ötekine sallanır durur.- mek parmak Anzer balı uzatılıyor diye, mek parmak Doğuya kayınca mi dokunulmazlık kevgire döndü?

Oğullarıyla kızlarının düğünlerinde aldıklarını, gelenek görenek bohçasına sığdıramayınca… Keloğlan’ın masal ödüllerine bezeyip göklere çıkaranlar bu kez neden karizmayı bu kadar çizdi?  

Ve bu, atlatılması olanaksız sarsıntı, niye tam da Anamu-halefetin içinin bir güzel karıştırıldığı zamana denk geldi ?

Her iki büyük partinin eşzamanda ağır yaralanması, 1 Mart kararını alan Meclisin ömrünü tamamladığının mı işareti ? 

Öyleyse 2006’dan önce sandık başına !..

Ve eğer öyleyse, bu kez sağın işi zor.

AKP ile yelpazesinin bütün zevk ve renklerini denedi.

Hemen merkez solu da denedi, diyorsanız bravo !..

İçi karışan anamuhalefet sizinle benim düşündüğüm sol mu ?

Yoo !.. Olsa olsa merkez sol.

Öncekiler de içinde o kanatta da denenmeyen var mı ?

Yoksa ey sosyalistler !..

Denenmeyen bir tek siz kaldınız.

Ve eğer çoktan çürümüş sandalyelerinizden vazgeçer… Önce kendiniz birleşir… Halka tek söylem, tek eylem ve yekvücut olarak gidip, çevrenizde birleştirebilirseniz, denenme sırası sizde.

Yemin ederim, inanamayacağınız kadar çok, maroken veya ceylan derisi koltuk, şimdiden sizi bekliyor.

Benden şu 2005 yılının başında söylemesi.

Siz dilerseniz gene dinlemeyin !..

2006 başında dememiş miydim dersem, yuf olsun !..

 

sayfa başına dön