Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

Ana Sayfa

Başvuru

Katkı

Arşiv

Linkler

E-Posta

 

ULUSAL SU ÜRÜNLERİ POLİTİKANIZ YOKSA

Türkel MİNİBAŞ

3 Şubat'ta stand-by bitiyor, yenisi başlıyor. Bu kez tarım reformu olmazsa olmazların başında gelmekte! Başbakanın çifçiye sempatik davranma çabaları da zaten bu nedenle değil mi?

5 Şubat'ta ise AB uzmanları tam uyum çalışmaları için geliyor. Tarım Bakanı Sami Güçlü , müzakere sürecinin ''mümkünse sorunsuz geçmesi'' için yardım istiyor. Aslında tarım reformuyla AB'nin tarım politikalarına tam uyumun gerçekleşeceğini o da biliyor, ama? Topu AB'ye atıp tarım kesiminin şimşeklerinden korunmaya çalışıyor.

Haksız da değil! Tarım reformu dediğiniz de tahıldan, meyve, hayvancılık, su ürünlerine kadar uzanan çok geniş bir alanı kapsamakta. Bereket versin, gündem çok hızlı değiştiğinden toplumun tarım reformuyla ilgisi çok sınırlı. Reformla ilgili özelleştirme ve kaldırılmaların yarattığı ekonomik kayıpları, ancak birkaç yıl sonra algılayabilmekte!.. Tohum İşleme ve Geliştirme Merkezi (TİGEM) örneğinde olduğu gibi!

17 Aralık öncesinde bu örneklere bir yenisi daha eklendi ve 4 Aralık 2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2004/8130 sayılı karar a göre Bodrum Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü kaldırıldı.

Bodrum âşıkları ne kadar farkındaydı bilemem ama.. 17 yıl, 7 ay, 3 gün Bodrum Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü uygulamalı olarak:

* Balık türlerinin ıslahı ve yetiştirilmesiyle ilgili araştırmalar yaparak ekonomik olan türlerin yetiştirilme yöntemlerini yaymada aracı olmakta;

* Balıkçılık sektörünün ilgi alanına giren avlama, işleme, değerlendirme, av araç-gereç cihazları gibi teknolojik konularda araştırma yapmakta;

* İşletmelerde yetiştirilmekte olan su ürünlerinde görülen ve görülebilecek hastalıkların teşhis ve tedavisine yönelik araştırmalar yaparak öneriler sunmakta;

* Avlanan su ürünleri tür ve miktarları, av filosu, ilgili sanayi kuruluşları ve ürünleri, barınaklar, kooperatiflerle su ürünleri faaliyetleri konusunda her türlü istatistiki veriyi toplayarak değerlendirip ekonomik analizler yapmaktaydı.

Bodrum Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'nün sorumluluk alanı ise Bodrum'la sınırlı değil. İstanbul Boğazı'ndan başlamak üzere Marmara, Ege ve Akdeniz'e kadar geniş bir bölgeden sorumlu!.. Malumunuz, bölge de kendine özgü su ürünleri ve balık göçleri açısından en zengin alanlardan biri. Bu nedenle çoğu dış sermaye ortaklı olan balık üretme ve işleme çifliklerinin göz bebeği.

Kısacası, Türkiye'nin su ürünlerine dayalı üretim ve ihracatında enstitünün tartışılmaz ve vazgeçilemeyecek bir önemi var. Bu önemi anlamak için de enstitünün balıkçılık, sünger yetiştiriciliği, endüstriyel balıkçılıkla ilgili projelerin yanı sıra Dünya Bankası, UNDP destekli projelere bakmak yeterli.

Niye mi kaldırılıyor? Su ürünleri açısından zayıf alanlar olduğu bilinen Antalya Kepez ve Beymelek'e niye mi gönderiliyor?

Sorunuzun cevabı enstitünün kuruluşundan 2000 yılındaki emekliliğine kadar müdürlüğünü yapan Sayın Nezih Bilecik' in 15 Ocak'ta Bodrum Ticaret Odası'nda verdiği ''Balığı Balıkçı Tablasında Görerek Ülke Balıkçılığını Yönetmek'' başlıklı konferansında vardı. ÇYDD Bodrum Şube Başkanı Hatice Yücel de konferans metnini bilgi için Sayın Necdet Sezer' e, gereği için de Başbakanlık makamına yollamış zaten.

Ne var ki, yüksek makamlar ne denli duyarlı olursa olsunlar sistemin dayatmalarından sıyrılarak karar vermeleri artık zor. Çünkü enstitünün 4 Aralık'taki kaldırılma kararı:

1) 24 Ocak 1980'deki Türkiye kıyıları ve su ürünlerinin özelleştirilmesi politikasının bir parçasıdır. Böylelikle, devlet bu alandaki bilimsel araştırma ve yönlendirmedeki etkinlik ve yetkinliğinden vazgeçerek piyasaya bırakmıştır.

2) Devlet ve piyasa arasındaki bu devir teslim faaliyetinin stand-by ve niyet mektuplarındaki karşılığı tarım reformudur. Dolayısıyla, kuluçka döneminden başlayarak su ürünlerinin tüm safhaları şirketlerin kendi biçimlendirdiği gereksinimler doğrultusunda özel enstitü ve laboratuvarlarda oluşturulacaktır.

3) Su ürünleri kalkınma plan ve programlarında yer almışsa da ulusal çıkar meselesi olarak görülmemiştir. Kaldı ki bugün Türkiye'nin ulusal çıkarları ile küresel çıkarlarını dengeleyen bir su ürünleri politikası yoktur.

Oysa, dünyada balıkçılık üretimindeki büyüme artışı 1974'ten itibaren durmuş!.. Türkiye gibi deniz florası bakir kalmış ülkeler küresel sermayenin göz ucundan odağına düşmeye başlamıştı. Dolayısıyla, devletin su ürünlerini araştırma alanını özel kesime devretme zamanı gelmişti.

Hâlâ, Bodrum Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü niye kapatılıyor diye soruyorsanız? Arkası haftaya, tabii ki gündem hızlı değişmezse!

Umutlarınızı gerçeğe dönüştürmeniz ve Muammer Aksoy' un belleğinizdeki mücadeleci yerini anımsamanız dileğiyle?