Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

IRAK DÜNYA MAHKEMESİ TOPLANTISINA DAVET

Ayşe BERKTAY

Bazı olaylar, durumlar ve insanlar vardır. Dünyanın neresinde oldukları hiç fark etmez. Onlarla aynı havayı soluyor, aynı yerküreyi paylaşıyor olmaktan kıvanç duyarız. O duruma, o olaya tanık olmak bize ayrı bir güç, bir enerji verir… Kuşkusuz tersi de geçerli; aynı dünyayı paylaşmaktan utanmamıza yol açan insanlar, olaylar…

Irak, insanlığa her iki duyguyu da yaşattı. Yüz milyonlarca barışçı, daha saldırı başlamadan dünyanın dört bir yanında tek yürek oldu. Saldırı ve işgal sırasında ise utanç verici savaş suçları işlendi. 

Yakın tarihte dünya hiçbir zaman bugünkü kadar tek devletin egemenliğinde olmadı. Kendisini dünyanın bütünü üzerinde tam yetkili gören ABD karşısında tüm devletler, hükümetler suskun. Ölümlerin cinayet; işkencenin, yağmanın suç olduğunu söylemiyor, seyirci kalıyorlar. Daha iyi, daha adil, daha saygılı bir dünya isteyenler ise, bütün bunlara tanıklık etmekten utanç duyuyor, şiddetin ve terörün değil adaletin  küreselleşmesini talep ediyor.

Irak’a açılan savaşın ardında yatan nedenleri, yayılma perspektifini, yarattığı çok yönlü tehlikenin boyutlarını bilip, düşünen sizlere, savaşa ilişkin rakam vermeyecek, yorum yapmayacak, neden adalet istediğimizi anlatmayacağız.

Sizi, Irak Dünya Mahkemesi ile ilgili atılan/atılacak adımlar konusunda kısaca bilgilendirmek  ve desteğinizi almak için

5 Şubat Cumartesi günü saat 14:00-17:00 arasında Topkapı Sarayı Darphane binasında yapacağımız IRAK DÜNYA MAHKEMESİ bilgilendirme ve organizasyon toplantısına davet ediyoruz.

Saygılarımızla,

IRAK DÜNYA MAHKEMESİ TÜRKİYE PLATFORMU

İrtibat için:

Ayşe Berktay (0555 536 41 85) ve Ayça Çubukçu (0536 619 75 18)

Tel.: 0212 244 73 70  veya 0212 251 38 80

Gazeteci Erol Dernek Sok. Hanif Han 11/5

Beyoğlu İstanbul

istanbul@worldtribunal.org

wti-istanbul@lists.riseup.net

Irak Dünya Mahkemesi (WTI) Süreci Nasıl Gelişti

ABD Hükümeti ve yandaşlarının yararlandığı ceza bağışıklığına son verme yetkimiz ve gücümüz yok. Ama dünya yurttaşları olarak savaş politikalarına ve suçlarına karşı çıkmak gibi bir görevimiz ve hakkımız var. Irak’ın işgaline karşı uluslararası bir mahkeme düzenleme fikri, dünyanın pek çok yerinde eş zamanlı olarak ortaya atıldı. Öneri, 2003 yılı içinde Berlin, Brüksel, Cenevre, Paris ve Cancun’da yapılan savaş karşıtı toplantılarda tartışılarak desteklendi. Cakarta Konferansı katılımcıları, 25 Mayıs 2003 tarihli ortak bildirgeyle uluslararası bir savaş suçları mahkemesi toplamak için çalışacaklarını ilan ettiler. 26-27 Haziran 2003’de Bertrand Russell Barış Vakfı tarafından Brüksel’de düzenlenen Avrupa Barış ve İnsan Hakları Ağları Konferansı’nda bir çalışma grubu oluşturuldu. Çalışma grubu, Irak halkına ve insanlığa karşı işlenen suçları araştırıp saptayacak uluslararası mahkemenin, dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılacak ve her biri saldırının farklı yönlerine odaklanacak çeşitli oturumlardan oluşmasına karar verdi. Sekreterya ve bilgi alışverişinin sağlanmasıyla ilgili Brüksel, Hiroşima, New York , Londra ve İstanbul çalışma gruplarından oluşan Uluslararası Koordinasyon Komitesi oluşturuldu. Uluslararası Koordinasyon Komitesi 27-29 Ekim 2003’de İstanbul’da toplanarak, projenin konsepti, biçimi ve amaçlarını karara bağladı.

Irak Dünya Mahkemesi Nasıl Çalışıyor, Amacı Ne?

Irak’ta sürdürülen savaşa karşı dünyanın dört bir yanından yükselen itirazdan doğmuş bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi (WTI), somut kanıtlara dayalı bir dinleme, düşünme, değerlendirme ve yargı sürecidir. Pek çok ülkeden yerel grupların katıldığı, hiyerarşik olmayan yatay bir ağ şeklinde çalışmaktadır. Irak’taki savaş ve işgal sürecinde işlenen suçların ve ihlallerin yanı sıra, çekilen acıların, susturulan seslerin de kayda geçirilmesi amaçlanmakta, tarihe ve yargıya gerçek kanıtlar bırakılması hedeflenmektedir.

ABD Hükümeti ve yandaşlarının yararlandığı ceza bağışıklığına son verme gücüne sahip değiliz. Ama savaş politikalarına ve suçlarına karşı çıkmak gibi bir görevimiz olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar yapılan ve yapılacak oturumlar aşağıda gösterilmiş, bugüne kadar gerçekleşen oturumların daha kapsamlı bilgisi, dosyaya eklenmiştir. 

Irak Dünya Mahkemesi (WTI) Sürecinde Yapılan ve Yapılacak

Oturumlara İlişkin Bilgi

Londra

Peacerights tarafından Kasım 2003’de düzenlendi. Oturumda askeri operasyon ve işgal sırasında Koalisyon Güçleri’nin savaş suçu işleyip işlemedikleri araştırıldı.

Şubat 2005’de yine Peacerights tarafından Irak’ın Koalisyon Güçleri tarafından işgali hakkında Halk Soruşturması başlatılacak.

Mumbai

Ocak 2004’de Dünya Sosyal Formu’nda El Taller tarafından ‘Savaşın Suç Olduğuna İlişkin Dünya Kadın Mahkemesi - ABD’nin Savaş Suçları’ başlıklı bir oturum düzenlendi.

Kopenhag

Mart 2004’de yapılan oturumda, savaşın, Irak’ın kamu kuruluşlarının ve kaynaklarının satışa çıkarılmasının ve 20 bini aşkın kişinin hiçbir hukuki sürece bağlı olmaksızın kamp ve hapishanelerde tutulmasının uluslararası hukuk açısından yasallığı konusu incelendi.

Brüksel

Nisan 2004’de yapılan oturumda Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (PNAC) çerçevesinde Irak’a açılan savaşın ideolojik arka planı araştırıldı.

New York

İki oturum yapıldı. Mayıs 2004’deki oturumda, savaşın yasallığı, uluslararası hukukun, BM’ler şartının ve dünya halklarının 15 Şubat’ta ortaya koyduğu iradenin ihlali konuları da içinde olmak üzere savaş ve işgal suçları araştırıldı.

Ağustos 2004’de International Action Center tarafından düzenlenen oturumda ise Bush ve Blair yönetimlerinin Irak’a savaş açarak ve işgali başlatarak yaptıkları uluslararası hukuk ve temel insan hakları ihlalleri araştırıldı. Irak Dünya Mahkemesi’nin bu ana kadar elde ettiği bulguların ortak deklarasyonu yapıldı. Asker aileleri ve savaşmayı reddeden ordu mensupları dinlendi.

Japonya

Yıl boyu çeşitli kentlerde yapılan oturumların sonuçları, biri Temmuz’da, diğeri Aralık 2004’de yapılan iki ana oturumda değerlendirildi. Çalışma Irak Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTI) tarafından düzenleniyor. Ayrıca Ekim 2004’de Seyreltilmiş Uranyum ve Japon hükümetinin suç ortaklığı konularında Hiroşima’da bir oturum daha yapıldı.

Almanya

Uluslararası hukukun ihlali ve Alman hükümetinin ambargo, savaş ve işgaldeki suç ortaklığı üzerine Almanya’da bir dizi oturum, Haziran 2004’te başladı.

İstanbul

Haziran 2004’de kültürel mirasa karşı işlenen suçlara ilişkin sempozyum yapıldı.

Stokholm

Kasım 2004’de işgalin Irak toplumu üzerindeki sosyal, ekonomik ve kültürel etkilerini ve sonuçları üzerine bir oturum gerçekleşti.

Güney Kore

Aralık 2004’de Güney Kore hükümetinin savaş ve işgaldeki suç ortaklığı üzerine oturum düzenlendi.

Roma

Aralık 2004’de savaşın hukuka aykırılığı ve İtalyan hükümetinin suç ortaklığı üzerine oturum düzenlendi.

Frankfurt

Ocak 2005. Almanya oturumlar dizisi kapsamındaki üçüncü oturum düzenlendi..

DÜZENLENECEK OTURUMLAR:

İTALYA

Roma

Şubat 2005’de medyanın, gerçeklere ve insanlığa karşı işlediği suçlar – dezenformasyon politikası üzerine bir oturum düzenlenecek.

Cenova

Mart 2005’de medyanın savaş ve işgaldeki rolü üzerine bir oturum düzenlenecek.

Kahire  

Şubat 2005’de ABD’nin savaş suçları, Arap hükümetlerinin suç ortaklığı ve savaş karşıtı hareket üzerindeki baskılarına ilişkin oturum önerisi mevcut.

Lizbon

Son oturumunu Şubat 2005’de yapacak olan araştırma komisyonu, Irak’a karşı savaş hazırlıklarında, savaş sırasında ve işgal süresince Portekiz devleti ve diğer kişi ve kuruluşların sorumluluğuna ilişkin çalışmalarına başladı.

Pakistan

Chasma / Lok Soth Mart 2005’te bir oturum yapmak üzere çalışma yürütüyor. Çalışmanın sonucu ve oturumun konusu hakkında yakında açıklama yapılacak.

Filistin

Mart 2005’te bir oturum yapmak üzere Alternative Information Center (AIC) tarafından çalışma yürütülüyor. Çalışmanın sonucu ve oturumun konusu hakkında yakında açıklama yapılacak.

İspanya

Mart 2005’te yapılacak oturumun konusu yakında açıklanacak.

İstanbul

Haziran 2005 – Nihai Oturum

İstanbul oturumu, yukarıda sözü geçen tüm oturumları göz önünde bulundurarak, WTI sürecini sonlandıracak. İstanbul oturumunun aynı zamanda WTI bulgularını irdeleyip, bunların dünyanın geleceği açısından ne ifade ettiğini ortaya koyması da hedefleniyor.

Aşağıdaki çalışmaların bulguları da sürece dahil edilmiştir :

·         Uluslararası Hamburg Uranyum Silahları Konferansı – Ekim 2003

·         Irak Savaşı’na Karşı İspanyol Mahkemesi – Mayıs 2003

·         Irak savaşı ve Müttefikler tarafından sürdürülen işgal hakkındaki yasal meseleler konusunda karar (Kosta Rika hükümetinin pozisyonuna vurgu yapılarak) – Kosta Rika Eylül 2003

SON OTURUM: İSTANBUL

İstanbul Oturumu/İçeriği/Hedefleri

24-26 Haziran 2005’te İstanbul’da yapılacak Irak Dünya Mahkemesi son oturumunun hedefleri şunlardır:

1.       Çeşitli mahkeme/oturum girişimlerini değerlendirerek, kanıtları, bulguları bir araya getirmek ve ortak bir sonuca varmak.

2.       Irak Dünya Mahkemesi’nin çalışmalarından esinlenerek gelişebilecek ve/veya ele alınması gereken ama üzerinde yeterince durulmamış konuları daha ayrıntılı bir biçimde ele almak ve sürdürülecek yeni girişimler için bir kalkış noktası oluşturmak.

Ele alınacak konular bağlamında içerik:

İstanbul oturumunda, Irak Dünya Mahkemesi şemsiyesi altında yer alan ve ele aldıkları konular ve yaklaşım biçimleri açısından çeşitlilik sergileyen inisiyatiflerin çalışmalarının, birbirini tamamlayan ve tutarlı bir çerçeve içinde bir araya getirilmesi hedeflenmektedir. İstanbul’daki son oturumu, Irak Dünya Mahkemesi süreci tarafından saptanmış konuları etraflıca ele alıp değerlendirerek karara varacak bir forum olarak düşünüyoruz.


İstanbul oturumunun kavramsal çerçevesini: A. Irak halklarına karşı işlenen suçlara ve ihlallere ilişkin saptama; ve B. Dünya kamuoyunun adalet talebi açısından değerlendirilmesi gereken konular oluşturuyor.

A.      Irak halklarına karşı işlenen ağır hukuki, siyasi, sosyal, etik, kültürel suç ve ihlallerin araştırılması:

İstanbul oturumu öncelikle, daha önce yapılmış oturumların bulgularını Irak halkına karşı işlenen ağır hukuki, siyasi, sosyal, etik, kültürel suç ve ihlaller açısından ortaya koymayı hedefleyecektir.

Bu konularda bir karara varılabilmesi için aşağıda sıralanan başlıklara ilişkin bulgular (kanıtlar, tanıklıklar, daha önceki oturumların bulguları ve kararları) mahkemeye sunulacaktır:

1.       Koalisyon güçlerinin Irak’ı silah zoruyla istilasının, BM Sözleşmesinin saldırı amaçlı kuvvet kullanımı, anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü ve kollektif güvenlik rejiminin işleyişi ile ilgili ilke ve hükümlerini; insanlığın şiddete başvurmama, barış ve adalete ilişkin değerlerini ihlal edip etmediğinin araştırılması;

2.       Koalisyon güçlerince yürütülen saldırılarda uluslararası insancıl hukukun çiğnenip çiğnenmediğinin araştırılması;

3.       İşgalin Uluslararası İnsancıl Hukuku ve işgal hukukunu çiğneyip çiğnemediğinin araştırılması;

4.       Medya ve enformasyon kurumlarının, savaş ve Irak’ın işgali, savaşın küresel güvenlik ortamı üzerindeki etkisi ve alternatif barış tasarıları konularıyla ilgili gerçekleri aktarma konusundaki tutumlarının araştırılması;

5.       BM ve diğer uluslararası siyasal kuruluşların Irak’taki durumun gereklerini yerine getirme konusunda 2003 istilası öncesinde ve sonrasında nasıl bir davranış içinde olduklarının araştırılması;

6.       Koalisyon güçleri içinde yer almamakla birlikte harekâta çeşitli biçimlerde imkân sağlayan ülke yönetimlerinin uluslararası hukuku ihlal edip etmediklerinin araştırılması;

7.       Irak’ta insan hakları ihlallerine ve insanlığa karşı suçlara ilişkin son belgelerin değerlendirilmesi.

 

Toplanan kanıtlardan hareketle, Irak Dünya Mahkemesi süreci içinde ele alınmış çok sayıda sorunu ana başlıklar altında toplayan şu konular üzerinde karara varılacaktır:

·         Koalisyon güçleri insanlık dışı bir saldırı savaşı yürüterek, Irak halklarının yaşamını, özgürlük ve onurunu alenen ve hukuku ayaklar altına alarak çiğneme suçu işlemiş midir? Koalisyon güçleri içinde yer almayan fakat bu güçlere çeşitli imkânlar açmış ülke yönetimleri bu suça ortak mıdır?

·         Irak’taki işgal, yasa dışı, gayri meşru ve Irak halklarının egemenliğini ihlal eder nitelikte midir?

·         Koalisyon hükümetleri ve Irak’ta faaliyette bulunan yabancı şirketler, “demokrasiye” geçiş süreci maskesi altında siyasal manipülasyonlar ve ekonomik yağmacılık yaparak, Irak halklarının temel haklarını ihlale devam etmekten suçlu mudur?

·         "Uluslararası Topluluğun" siyasal kurumları Irak halklarına karşı adaletsizlik yapılmasına meydan vermekten suçlu mudur?

·         Medya, gerçekleri aktarmak konusundaki sorumluluğunu yerine getirmiş midir? Hak ihlallerine ortak olmuş mudur?

B. "Dünya kamuoyunun adalet talebi" açısından ele alınacak konular:

Irak’taki savaşın Irak halklarına karşı Irak özelinde işlenmiş suçların ötesinde bir anlam taşıdığı inancındayız. Savaş, Irak Dünya Mahkemesi’nin kollektif kararları açısından önem taşıyan daha genel bazı meseleleri gündeme getirmiştir. İstanbul oturumunun ikinci bölümü bu meselelerden bazılarını ele almak ve olabilirse, bir “Dünya Mahkemeleri Girişimi” başlatarak bu konular üzerinde daha fazla durulması gereğine işaret etmek üzere tasarlanmıştır.

Platform metnimizde, Irak'ta işlenen spesifik suçları saptamanın ve savaşın doğrudan mağdurlarının sesi olma çabasının ötesinde, bu mahkemeyi şu temel amaçlarla düzenlediğimizi belirtmiştik: Barış hareketini ve küresel savaş karşıtı mücadeleyi sürdürmek ve güçlendirmek; olup bitenleri unutturarak tarihi yeni baştan yazma girişimlerine karşı, gerçekleri yerli yerine oturtmak ve insanlığın ortak belleğini korumak; yakın geçmişi yargılayarak gelecekte meydana gelebilecek hukuk dışı davranışların önünü kesmek; uluslararası hukuka ilişkin tavsiyeler geliştirmek, adalet ve ahlaki-politik farkındalık kavramlarını genişletmek; adaletin, yalnızca “muzaffer” güçlerce toplanmış savaş mahkemelerinde aranmasına karşı alternatifler geliştirmek.

Bu amaçla, birinci bölümde cevaplanacak, Irak özelinde gerçekleşen ihlallere ilişkin sorulardan hareketle, ikinci bölümde ele almayı düşündüğümüz temel meseleler ana hatlarıyla şunlardır:

1.       Savaş uluslararası siyasal-hukuksal kurumların inanılırlığını nasıl etkiledi? BM sistemi küresel nüfusun iradesinin hayata geçirilmesini sağlayacak inandırıcı bir zemin oluşturuyor mu?

2.       Bize yalan mı söylendi? Gerçekleri dile getirmekle yükümlü medya ve enformasyon kurumlarının bu süreçteki davranışlarından çıkarılacak sonuçlar nelerdir?

3.       Irak "savaşı"nın küresel güvenlik ortamı üzerindeki etkisi ne oldu,

·         Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu hangi temel tehlikelerle karşı karşıya?
(ekonomilerin militarizasyonu? Siyasal görüşlerin kutuplaşması? Gelişme/ kalkınma umut ve tasarılarının yayılmacı militarist politikalara kurban edilmesi?)

·         Savaş, Orta Doğu siyasal sürecinin geleceğini nasıl etkiledi? (özellikle Filistin halkına adalet meselesi? Büyük Ortadoğu Projesi? Arap devletlerinin demokratikleşme süreci açısından/üzerinde oluşturduğu tehlikeler?)

·         ‘Terörizme karşı Savaş’ söylemi, fiiliyatta dünya halklarının güvenlik koşulları ve sivil özgürlükler bakımından ne anlama geliyor? Devlet güvenliği söylemi, insan güvenliğini hangi bakımlardan tehlikeye atmaktadır?

·         İstanbul, Madrid, Suudi Arabistan, Pakistan, Endonezya vb. yerlerdeki bombalama olayları ve çeşitli başkentlerdeki tehditlerin ardından, ABD/ İngiltere’nin şiddet uygulama stratejilerinin “terörizm” tehlikesini azalttığı iddialarına ilişkin ne gibi sonuçlar çıkarılabilir?

4.       Dünya kültürel mirasının, çevrenin ve genel olarak dünya kaynaklarının uğratıldığı yıkımdan insanlığın geleceği açısından çıkartılacak sonuçlar nelerdir?

5.       İnsanlığın önünde dünyanın düzenine ilişkin ne gibi seçenekler var? Dünya halklarının şiddet içermeyen alternatif düzen tasarıları için kullanılabilecek demokratik alanlar nelerdir?

İstanbul oturumunun başlamış bir süreci sonlandırmak ve henüz tasavvur edilmesi gereken bir süreci başlatmak sorumluluğunu taşıdığına inanıyoruz.

 

sayfa başına dön