Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

İŞGAL ALTINDA SEÇİM
İlhan SELÇUK

Irak'ta seçim yapıldı..

Ne seçimi bu?

Düşman işgalini 'meşrulaştırma' amacıyla sahneye konmuş bir oyun!..

Pis bir oyun!..

**

16 Mart 1920'de İngilizler İstanbul'u işgal etmişlerdi...

Osmanlı'nın Mebusan Meclisi bunun üzerine 18 Mart'ta toplandı, son oturumunu yaptı, kendi kendisini feshetti; ama, bu fesih dolaylı bir yöntemle gerçekleştirildi.

Bir grup mebus (milletvekili) Meclis Reisi Hüseyin Kâzım Beye bir 'Takrir' (Önerge) verdiler; işgal altında güvenceli ve özgür çalışma yapılamayacağı için toplantıların süresiz ertelenmesini istediler, öneri oy birliğiyle onaylandı.

Reis Hüseyin Kâzım Bey sonucu açıkladı:

''- Evet efendim, müttefikan tehir-i müzakere kabul edildi.''

**

İstanbul'daki Meclis 18 Mart'ta feshedilince ne olacaktı?..

Mustafa Kemal Paşa Ankara'da bir 'Kurucu Meclis' in toplanmasını istiyordu. Çünkü 'işgal bağımsızlık ve egemenliği' çiğnemişti; seçim on beş gün içinde yapılmalıydı.

Meclis bütün kuvvetleri (yasama, yürütme ve bir ölçüde yargı gücünü), elinde bulunduracaktı; Gazi bu olağanüstü konuşlanmayı şöyle vurguladı:

''- ... Artık yüksek Meclisimizin üstünde bir kuvvet mevcut değildir.''

Seçimler o günlerin koşulları içinde yapıldı. Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 günü, en yaşlı üye Sinop Mebusu Şerif Bey' in başkanlığında toplandı.

Şerif Bey açış konuşmasında dedi ki:

''- ... Milletimizin, dahili ve harici istiklal-i tam dahilinde, mukadderatını bizzat üstlenerek idare etmeye başladığını bütün cihana ilan ederek Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum.''

**

Meclis ülke üzerinde egemenliğini kurmak için ilk iş olarak ''Hıyaneti Vataniye Kanunu'' nu çıkardı. Çünkü işgal altındaki vatanın her yanında ulusal bağımsızlık direnişini kırmak yolunda çalışanların sayısı pek çoktu.

Özetle Ankara'da Büyük Millet Meclis'i yurdu düşman işgalinden halâs eylemek (kurtarmak) için kurulmuştur.

**

Evet, 23 Nisan 1920'de Ankara'ya o günün koşulları içinde seçilerek gelenlerin tek bir hedefi vardı:

- İşgalden kurtulmak, bağımsızlığa kavuşmak...

Bugün Irak'ta yapılan seçimin gradosunu saptamak ve anlamını yorumlamak için bizim Kurtuluş Tarihimizi ölçüt diye ele almak gerekiyor...

İşgalci, Irak'ı üçe böldü:

Şiiler, Sünniler, Kürtler...

Araplar nerede?..

Arap yok!..

Ulusal bilince kavuşamayan kişi yurttaş olamaz; birey değil mümindir; çağdaş aklın ışığından yoksun kaldığından yabancı buyruğuyla sandığa gidip oy atması demokrasiden uzak bir güdülenmenin ayıbından öte bir değer taşımaz...

Yazık Iraklıya!..

Komşumuzun önünde çok uzun ve ince bir yol var...
Cumhuriyet’ten alınmıştır

sayfa başına dön