Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

MİCROSOFT’ TA GÜVENLİK TEHLİKESİ

Fırat KOZOK

 

AKP hükümetinin e-devlet ve e-portal çalışmaları başta olmak üzere ülkenin bilişim geleceğini Microsoft'a teslim etmeye hazırlanması güvenlik kaygılarını de beraberinde getirdi. Almanya Parlamentosu'ndaki 150 Windows sunucunun geçen aylarda Linux ile değiştirilmesine ve birçok ülkenin stratejik önemi nedeniyle ulusal yazılımlar geliştirmeye çalışmasına karşın Türkiye'nin Microsoft'a yönelmesi eleştirildi. Bilişim uzmanları, Microsoft'un kapalı kaynak kodlu yazılımlarının, başta ulusal güvenlik olmak üzere stratejik açıdan ciddi sıkıntılar doğurabileceğine dikkat çektiler. Bilişim Sektörü Derneği (TÜBİDER) Başkanı Mansur Karakoç , kapalı kaynak kodlu yazılım kullanmanın ciddi önem taşıyan 3 boyutu bulunduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin güvenlik olduğunu belirten Karakoç, ''Kaynak kodunun kapalı olması demek, kodun içerisine gizlenmiş herhangi bir casus olup olmadığını bilememeniz demektir'' dedi.

'Hem güvensiz hem pahalı'

Kapalı kaynak kodunu, ''son teknolojiyle yapılmış bir binada görev yapan güvenlik elemanlarını tanımamaya'' benzeten Karakoç, ''Kapalı kod nedeniyle sizin kullandığınız altyapı, işletim sistemi ve programlar, bilginiz ve yetkiniz dışında başka bilgisayar ve sistemlere bilgi paylaştırabilir ve başkaları sizin sisteminize erişebilir'' dedi. Karakoç, bu durumun ülkenin ulusal güvenliğiyle ilgili çok önemli bir stratejik unsur olduğuna vurgu yaptı. Karakoç, kapalı kaynak kodunun uzun vadede çok ciddi maliyetlere neden olacağını söyledi.

'Bağımlılık yaratacak'

Microsoft'un, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlere satılacak dizüstü bilgisiyarlara ucuz işletim sistemi hazırlayacağı yönündeki haberlere değinen Karakoç, ''Deve gelecek yerden tavuk esirgenmez'' dedi. Karakoç, yazılımlar kullanılmaya başlayınca bağımlılık yaratacağını vurgulayarak ''Bu, sistemde ileride yapılacak sürüm güncelleme ya da versiyon değişikliği gibi yeniliklerde sizden para istenirse bunu ödemek zorundasınız demek'' görüşünü dile getirdi. Microsoft'un izlediği yolu, ''cep telefonu kullanıcılarına kontörü bir kez doldurulmuş bedava kart vermeye'' benzeten Karakoç, kapalı kaynak koduna ilişkin şu bilgileri verdi: ''Bizim üç güvenlik numaramız var. Vatandaşlık, vergi ve ehliyet numarası. Ancak bu numaraların hiçbirisi birbirinden haberdar değil. Bu nedenle ölenlerin SSK borcu çıkıyor. Ama açık kaynak kodlu yazılımlar kullanılırsa bizim en ufak bir resmi işlemimizde vergi numarasını ayrı, kimlik numarasını ayrı vermememize gerek kalmaz. Böylece maliyetlerde de çok ciddi azalmalar olur.''

'Bilişim politikası yok'

Açık kaynak kodu kullanan Linux'un çok daha az maliyetli olduğunu vurgulayan Karakoç, Türkiye'nin en önemli sorununun ''partiler ve hükümetler üstü, akademik çevrelerce de onaylanmış bir bilişim politikası bulunmaması'' olduğunu söyledi.

'İpler elinde olmalı'

Linux uzmanı ve danışmanı Görkem Çetin , Türkiye'nin teknolojik açıdan gelişebilmesi için ''iplerin mutlaka kendi elinde olması gerektiğini'' vurgulayarak ''Biz ne kadar teknolojiyi kendimiz üretebilirsek güvenliğimizi o derece rahat sağlarız'' dedi. Açık kaynak kodlu yazılımlar üzerinde kullanıcıların her türlü değişikliği yapabilme haklarının olduğuna dikkat çeken Çetin, ''Kapalı kodda bu yok. Ülkeler açısından ciddi bir risk oluşturuyor'' diye konuşutu.

İspanya'nın Extramadura bölgesinde 80 bin okul laboratuvarının, daha güvenli ve ucuz olması nedeniyle Linux sistemiyle donatıldığını belirten Çetin, bu nedenle yöneticilerin yazılım yerine altyapıya ve personele yatırım yapabildiklerini söyledi. Çetin, Avusturya'nın Viyana kentindeki uzmanlarının da bir araya gelerek TÜBİTAK'ın PARDUS projesine benzeyen sistem geliştirdiklerini söyledi.

Bill Gates'e kötü haber

AKP hükümeti, Türkiye'nin e-devlet ve e-portal gibi çalışmalarının altyapılarını Microsoft'a hazırlatmak isterken TÜBİTAK ulusal işletim sistemiyle ilgili çalışmalarını tamamladı. PARDUS adı verilen sistem, Türkçe dil desteğiyle ve açık kaynak koduyla çalışacak. Microsoft'un tersine, dileyen herkes sistemden ücretsiz yararlanabilecek. TÜBİTAK Başkanvekili Prof. Dr. Nüket Yetiş , bir görevlendirme olması durumunda e-devlet ve e-portal çalışmalarına da her türlü desteği sağlayacaklarını söyledi.

Microsoft'un sahibi Bill Gates 'in Türkiye'ye yaptığı ziyaretin yankıları sürerken TÜBİTAK'ın yaşama geçirdiği proje, işletim sistemi ve e-devlet projelerinin Türkiye'de de yapılabileceğini ortaya koydu. TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'nün (UEKAE) üzerinde çalıştığı PARDUS İşletim Sistemi önümüzdeki günlerde hizmete sunulacak. Türkçe destekli ve açık kaynaklı yayımlanacak olan sistem, ofis, internet, çokluortam ve grafik araçları içerecek.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere satılacak dizüstü bilgisiyarların işletim sistemlerini Microsoft'tan indirimli almakla övünürken TÜBİTAK'ın ulusal işletim sistemi tamamen ücretsiz olacak. Sistemden bilgisayarı olan herkes rahatlıkla yararlanabilecek.

KÂR AMAÇLI DEĞİL

Sistemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yetiş, kâr amaçlı olmayan işletim sisteminin ücretsiz dağıtılacağını belirtti. Yetiş, ''Bilgisayarı olan herkesin ücretsiz olarak internetten indirebileceği bu yazılım, eğitimden kamuya, özel sektörden ev kullanıcılarına dek geniş bir yelpazedeki kullanıcı kitlesine hitap etmektedir'' dedi.

Açık kaynak kodlu olması nedeniyle dileyen kurumların, sistemi kendi gereksinimlerine yönelik kullanabilme olanağı da bulacaklarını anlatan Yetiş, sistemin virüslerden etkilenmemesi, internetten gelebilecek saldırılara karşı korunması ve kurum içi güvenli haberleşme olanağı sağlamasının temel hedef olduğunu bildirdi.

Yetiş, AKP hükümetinin Microsoft'a altyapı çalışmalarını hazırlatmak istediği e-devlet ve e-portal çalışmaları ile ilgili de TÜBİTAK'ın etkin rol oynayabileceğini söyledi.

 

ALMANYA’DA LİNUX TERCİHİ

 

İrfan ERGİ

 

Bilişim piyasasındaki gücünü kullanarak hem yazılım hem de teknik alanda tekel oluşturan Birleşik Amerikan şirketi Microsoft ile araya konulan mesafe Almanya'da da artıyor. Microsoft'un dünyadaki en yaygın yazılım sistemi Windows'un program şifrelerini açıklamaya yanaşmaması ve NSA, CIA ve FBI gibi Amerikan istihbarat teşkilatlarının Windows programlarını kullanarak elektronik istihbarat yapması, özellikle hükümet kurumlarıyla, sanayi ve teknoloji kuruluşlarının Microsoft'un yazılım ürünlerine uzak durmasına yol açıyor.

Microsoft'un IBM gibi teknik bilişim cihazları üreten şirketlerle işbirliği sonucu yazılımlarını adeta zorunlu biçimde son tüketiciye dayatması ve pahalı yazılım ürünleri satması, sıradan tüketicilerin de tahammül sınırlarını zorluyor. Sürekli güvenlik zaafları ortaya çıkan ve virüs saldırılarına açık sistemler olması, grafik yüzeye dayalı Windows yazılımlarını antipatik kılıyor. Microsoft Başkanı Bill Gates 'in Avrupa ülkelerindeki kulis faaliyetleri, hükümetlere yaptığı muazzam indirim teklifleri dahi, Microsoft'a karşı güvensizlik duvarını aşamıyor.

Almanya 2003 yılı Haziranı'nda kararlaştırdığı ''tümleşik elektronik yönetim'' (eGovernment) programıyla 16 eyalet, 300 idari birim ve 13 bin belediyedeki bütün bilişim hizmetlerini eşgüdümlemeye başladı. Kaynak israfını önlemeyi, verim ve sürati arttırarak stratejik güvenliği geliştirmeyi amaçlayan bu faaliyetleri yönetecek yeni birimler kuruldu. Almanya, bu amaçla 4 milyon internet kaydı ve kamu kurumlarının farklı amaçlarla işlettiği yedi bin kadar internet sunumunu daha güvenli olan ''Linux'' sistemlerine geçirmeye başladı.

Bilişim dünyasında açık kaynak sistemi ''Open- Source-System'' olarak adlandırılan Linux işletim sistemi, güvenli olması, program şifreleri ve diğer uygulamalarının herkese açık olması, yazılımların ücretsiz temin edilebilmesi nedeniyle giderek daha yaygın uygulama alanı buluyor.

Cumhuriyet’ten alınmıştır

sayfa başına dön