Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

ASİMETRİK SAVAŞ KAVRAMI VE TEHDİTLER
Ali KÜLEBİ

İnsanoğlunun birbiriyle savaşmaya başlamasından beri var olan asimetrik savaş, kavram olarak özellikle 11 Eylül terör olayları ve Ortadoğu'daki İsrail-Filistin sorunuyla daha çok kullanılmaya başlandı. Asimetrik savaş, değişik şekillerde tarif edilebilirse de kısaca daha zayıf bir ordunun veya topluluğun daha güçlü bir orduya karşı yürüttüğü rastgele/belirsiz mücadele olarak tanımlanabilir. Asimetrik savaş dendiğinde;

- Tarafların nicelik bakımdan büyük ölçüde eşitsizliği veya,

- Teknolojik olarak, yani nitelik açısından tarafların eşitsizliğinin söz konusu olduğu,

- Taraflardan birinin yeri belliyken, diğerinin yerinin belli olmadığı (cephesi olmayan savaş) ve zayıf tarafın hangi vasıtalarla vuracağının önceden kestirilemediği ,

- Tarafların birinin nitelik veya niceliksel eksikliğinden dolayı savaş hukukuna uygun davranmadığı,

- Taraflardan birinin diğerinin zayıf noktasına yukarıdaki tanımlamalardan doğan unsurlar nedeni veya bunların birini veya birkaçını göz önüne alarak saldırdığı,

- Taraflar arasında simetrik ve eşitlik durumunun eksik olması veya ortadan kalkması durumunda ortaya çıkan,

- Topyekun ve düşük yoğunluklu olarak tanımlanan klasik savaş yöntemlerinin dışındaki mücadele türleri anlaşılır. Ve nihayet çok basit anlamda da gerilla savaşı, terörist saldırı ve tedhiş olarak da tanımlanabilecek durumlarda da asimetrik savaş söz konusu olmaktadır.

ARTAN ASİMETRİK SAVAŞ TEHDİTLERİ

Yakın tarihteki savaşların bir kısmı topyekun veya düşük yoğunluklu olarak cereyan ederken bazen asimetrik savaşa dönüşmüş veya tarafların bir kısmı bunu cephe gerilerinde ve savaşın sair bölgelerinde kullanmışlardır. Vietnam'da Kuzey Vietnam ordusu, ABD ve Güney Vietnam ordularına karşı geniş bir cephede savaşırken, Vietkong'ların Güney Vietnam şehirlerinde ve hatta cephenin birçok yerinde asimetrik anlamda bir savaş sürdürmüş olmaları bunun örneklerindendir.

Yine, PKK/KONGRA- GEL 'nin ülkemizin güneydoğusunda belli bir süreç içinde düşük yoğunluklu çatışma şeklinde de sürdürmüş olduğu terörü, şehirlerimize aktarma çabası, mekan ve zamanın önceden kestirilememesi ve örgütün yeri, gücü ve eylem yönteminin belirsiz olması nedeniyle yukarıda tanımını vermiş olduğumuz asimetrik savaş ile düşük yoğunluklu savaşın iç içe olabileceğinin örneklerindendir.

Bundan böyle dünya ordularının ve güvenlik örgütlerinin bu şekilde yaygınlaşma eğilimi taşıyan yeni savaş yöntemini daha fazla dikkate alıp, organizasyonlarını, personel eğitimlerini, araç ve gereçlerini ve en önemlisi istihbarat örgütlerini bu savaş şekline göre ayarlamaları ve düzenlemeleri gerekecektir.

Çok basit anlamda, ufacık bir çakıyla bir uçağı teslim alıp, büyük bir yerleşim birimine korkunç zararlar verebilecek bir teröristin yanı sıra, bunun tersi, teknolojik yaklaşımla, bir devlet kuruluşunun bilgisayar sistemini kırarak geniş kitlelere zarar verebilecek bir 'hackerın' önlenmesi asimetrik savaşın bundan böyle önemli mücadele alanlarından olacaktır.

DEĞİŞEN KOŞULLARDA ASİMETRİK TEHDİTLER

Küreselleşme ile insanlar ve ülkeler arasındaki ilişkiler, ekonomi, kültür, iletişim ve turizm alanlarında geliştikçe, asimetrik savaş kavramı ve bununla ilgili taktik boyutlar da değişecektir. Koşulların çeşitliliği, karmaşıklığı ve insan hakları kavramının yaygınlaştırılması, uygulamada güvenlik güçlerinin işini zorlaştırırken, asimetrik bakımdan zayıf bir taraf bütün bunlardan veya birkaçından yararlanarak, yakalayacağı bir fırsatı, boşluğu veya tekniği değerlendirerek asimetrik savaş anlamında terör uygulayabilecektir.

Asimetrik savaş yaklaşımları ve tehditler bütün bu anlamlarda, kısa veya uzun vadeli, kasti veya tesadüfi, gizli veya klasik yaklaşımlarla ve psikolojik ve/veya fiziki boyutlarda olabilir.

Yine yukarıdaki tanımlamalardan çıkan sonuca göre, halen dünyanın en gelişmiş ordusuna sahip ABD, en büyük asimetrik gücü teşkil ederken bunun karşısında yer altına inmiş bir Irak direniş gücü veya El- Kaide de bunun tam tersi bir asimetrik güç tanımına uyar.

TEKNOLOJİK TERÖR VE PSİKOLOJİK ETKİSİ

Kavramsal temeller ve asimetrik yaklaşımları değerlendiren bir taraf, güçlü rakibin bir yandan zayıf yönlerini alışılmadık taktiklerle saptarken, diğer yandan da kamuoyunda şok ve ani psikolojik etki yaratmayı ve bu güçlü tarafın kurumlarına duyulan güveni zayıflatmayı amaçlayabilir. Böylelikle rakibin toplumsal yapısında, özellikle ekonomisinde ve motivasyonunda negatif etki yaratarak toplumsal özgürlüklerin kısıtlanmasına bile neden olabilir. Bütün bu yaklaşımlar, teknolojinin en son yeniliklerinden yararlanırken -özellikle ABD'ye karşı girişilen terör saldırılarında görüldüğü üzere- bizzat Batı dünyasınca geliştirilmiş teknolojilerin, Batılı ülkelere karşı kullanılmış olması ironiktir.

Asimetrik savaşın bir diğer şekli taraflardan birinin diğerine göre hedefine daha çok güdülenmesi ve istekli olması, nihai amacını yaşamsal açıdan daha çok önemsemesi, özveriyi göze alması ile ortaya çıkan motivasyon asimetrisidir. Örneğin, Vietnam kuvvetleri Amerikan kuvvetlerine karşı ulusal moral ve özveriyle savaşarak başarıya erişmişlerdir.

Yine asimetrik savaşta tarafların organizasyon yeteneği ve başarısı, morali, sabırlı ve dayanıklı olması, teknolojik yeniliklere açık olması ve bütün bunların mukabilinde önlem almaya yatkın olması bakımlarından çok farklı düzeyde olmaları da önemlidir.

ASİMETRİK SAVAŞTA BAŞARININ KOŞULLARI

Asimetrik tehditle karşılaşan güçlü taraf, bunu alt etmek için esnek olmalı, zaman açısından çok kısa sürede harekete geçebilmeli, hatta gizli ve yasa dışı olarak yorumlanabilecek operasyonlar yürüterek tehlikeyi, tehdit gelişmeden ve eylem aşamasına geçmeden önlemelidir. Yasal yollarla, karar alma organlarının bürokratik yaklaşımlarıyla çözüme ulaşmak, günümüz dünyasının hareketli koşullarında çoğunlukla her bir dakikası kıymetli olan zamanın israfına sebep olup, geniş halk kitlelerinin zarar görmesiyle sonuçlanabilecek olaylara neden olabilir. Ayrıca hızlıca gerçekleştirilecek, tehdit henüz ortaya çıkmadan çok önce alınan tedbir şeklindeki önleyici (preventive) veya tehdit belirmişken girişilen önalıcı (preemptive) bir saldırı, düşmanın savunan tarafa verebileceği zararın özellikle psikolojik etkilerinin yayılmasını engelleyeceği ve düşmanda moral çöküşü yaratacağı için çok önemlidir.

Asimetrik savaşta oyun teorisi kurallarının da işlerlik kazanacağı unutulmamalıdır. Kural dışı, plansız ve öngörülemez biçimde hareket eden düşmanın değişik düşünüp, örgütlenebileceği dikkate alınarak, onun düşünceleri önceden tahminle, plan ve eylemlerinden bir adım daha önde olmak koşulu sağlanarak ve onun zayıf yönlerini tespit ederek güçlerin bu yönde yoğunlaştırılması önemlidir. Bunun için de gelişmiş bir istihbarat ve hareket esnekliği ile taktik ve stratejik olanakların sağlanması gerekmektedir.

ASİMETRİK TEHDİTLERE KARŞI HAZIRLIK

Bütün bu hususların ışığında günümüz güvenlik güçlerinin asimetrik tehditle mücadelede önem vermesi gereken noktalar;

1) Fikren ve kurumsal olarak hazırlıklı olmak, düşmanın neler yapmayı düşündüğünü önceden kestirip önlemleri daha evvel almak, kurum ve sistemlerde gerekli değişimi sağlamak, karşılaşabilecek sorunlara çok yönlü bakabilecek maddi ve fikri gücü sağlamak, yine buna paralel olarak araç ve gereç olanaklarını çok yönlü kullanılabilecek şekilde envantere sokabilmek,

2) İstihbarat kaynaklarının geleneksel tehlikelerin dışında ve ötesinde odaklanabilmelerini, istihbarat, veri toplama, analiz ve değerlendirmelerin etkin ve kurumlararası işbirliği içinde olmasını, insan gücüyle yapılan istihbarat (HUMINT) çalışmalarının asimetrik tehditleri karşılayabilecek düzeye çıkarılmasını sağlamak,

3) Kurumsal örgütlenmeyi en az derecede vurulabilir ve zarar görür hale getirmek ve tek sisteme bağlı kalmamak, asimetrik tehdidi vurmak için de alternatif sistemler, örgütsel yapılandırmalar, üsler geliştirmek, bunları gerçekleştirebilmek için teknolojinin bütün yeniliklerinden yararlanmak,

4) Entegre olmuş ve cephe ötesinden başlayan bir savunma sistemi geliştirerek düşmana karşı koymak, günümüzde asimetrik düşmanın en basit terör silahlarının yanı sıra modern teknolojinin sağladığı bilgisayar, nükleer, kimyasal ve biyolojik tehditlere başvurabileceği varsayımıyla buna karşı önlem almak, bütün milli kurumları ülke savunmasında bütünleştirip aralarında iletişim ve işbirliğini azamiye çıkarabilecek şekilde yapılandırmaktır.

SONUÇ

Hiç şüphesiz giderek karmaşıklaşan dünya siyaseti, tek küresel güce karşı tepki koymaya başlayan toplumsal hareketler ve bunlarla ilgili ekonomilerin yaratıp zorladığı koşullar asimetrik tehditleri ve savaşları bundan böyle daha çok gündeme getirecektir. Devletler arası anlaşmalarla ve insan hakları yasalarıyla, ulus devletlerin asimetrik tehditlere karşı harekat yeteneği bir anlamda sınırlanırken, terör örgütleri bu tür uluslararası anlaşmalara ve etik kurallara bağlı olmamaları nedeniyle, asimetrik savaşı kolay bir seçenek olarak kabul etmektedirler. Yine günümüzde bazı üçüncü dünya ülkeleri parasal olanakları ve bölgesel ihtiraslarıyla nükleer, biyolojik, kimyasal silahlarla ve bunları taşıyabilecek balistik füze platformu edinme gayretleriyle de başka bir asimetrik güç tehlikesi yaratmaktadırlar. Her iki tür asimetrik tehdit kaynağının yaratacağı tehlikenin zararsız kılınması için bunların önceden algılanması ve bunlara karşı önlemlerin aktif veya pasif anlamda önceden planlanması gerekmektedir. Yine bilişim sektörünün yaygınlaşması ve bunun kötü niyetliler tarafından asimetrik savaşta kullanılması da günümüzde çok büyük bir tehdit potansiyeli taşıması açısından önemli ve acil önlemler gerektiren bir olgudur.

Bütün bu saydığımız tehdit unsurlarının özellikle bölgemizde ve yakın çevremizde çok çeşitli nicelik ve nitelik göstermesi, esasen geçmişte asimetrik tehditlerle uzun bir süre bedel ödeyerek uğraşmış olan ülkemizin bu konuya sürekli duyarlı ve hazırlıklı olmasını gerekli kılar.

Cumhuriyet/Strateji’ den alınmıştır.

 

sayfa başına dön