Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS


 

YAYIN YÖNETMENİNDEN  

Amerika , Türkiye’ de bir araştırma yaptırmış ve Türk halkının %82 si Amerika’ yı sevmiyormuş ; Ne güzel değil mi ?..Gelin görün ki Amerika bu sonuca pek bozulmuş.Çiçeği burnunda Dışişleri Bakanı bayan Rice’ın Ankara’yı ziyaretinde ilk isteği bu konuda olmuştu . “Hükümet bu sevgisizliğin önüne geçmeli , hatta tersine döndürmelidir.” Emir büyük yerden (!) olunca Hükümet bakalım nasıl bir çare bulacak diye beklerken aynı konuda üst üste bombalar patlamaya başladı . Robert L.Pollock adında bir gazeteci ama bildiğiniz gazetecilerden değil , pek mühim (!) biri , yine pek mühim bir gazetede (“Avrupa’nın Hasta Adamı” yine Hasta) başlıklı bir makale yayınladı .(Bu makalenin tümünü İNADİNA’nın bu sayısında bulacaksınız ) Muhterem esiyor , gürlüyor . Olay ilgi çekmiş olmalı ki diğer gazeteciler bu pek mühim gazeteciye sormuşlar ,”yazınız yönetimin görüşlerini ne kadar yansıtıyor” diye , o da yönetimin görüşlerini tam olarak yansıtıyor yanıtını vermiş , sizin anlayacağınız “Sahibinin Sesi” imiş...

Ardından bir de Feith çıktı , bu muhterem de ABD Savunma Bakan Yardımcısıymış , o da der ki “Yeni Şafak Gazetesi dışlansın ,sansürlensin demiyorum ama dışlansın” AKP Hükümetinden istiyor bunu . Yeni Şafak AKP’yi destekleyen bir gazete . ABD , hükümetten kendini destekleyen bir gazeteyi cezalandırmasını istiyor . Ceza da ilginç , Dışlansın . Ne demekse ?...Menderes zamanında “Besleme Basın” vardı ; Hükümet istediği gazeteye resmi ilan verir , kağıt tahsis eder , istemediğinin ilanını keser, kağıt tahsisini kaldırırdı . Şimdi de öyle bir şey olacak herhalde . Bakalım Yeni Şafak ’ın başına neler gelecek ?...Ben bundan böyle her gün Yeni Şafak alacağım . Ne demişler “düşmanımın düşmanı benim dostumdur”

İşin pek şakaya gelir yanı yok . ABD desteğiyle İktidara gelen AKP ve onun başı Amerikanın isteklerini mutlaka yerine getirmek isteyecektir .Bu isteğin bedeli de her halde epey ağır olacaktır . Şimdiden tedbir düşünmek gerekli...

*****                    *****                     *****                                                       

SEKA ‘da Selüloz-İş sendikasının açtığı yürütmeyi durdurma istekli davada mahkeme yürütmeyi durdurma talebini reddedince polis direnişi kırmak için saldırdı . (konuyla ilgili haber ve yazıları İNADINA’ nın bu sayısında bulacaksınız.) Saldırı bekleniyordu , arkası da gelecek ve işçiler SEKA’dan

çıkartılacaklar . AKP için (Siz isterseniz bunu küreselleşme ya da kapitalizm diye okuyabilirsiniz) bu bir iktidar sorunu .

Kapitalizmi ortadan kaldırmayı amaçlayan bir mücadele içine girmeyip , küreselleşmeden , Avrupa Birliğinden medet uman sendikalar , siyasi partiler , bireylerle hiçbir yere varılamaz . Dünyayı , dünyanın içinde Türkiye’ yi bir bütün olarak kavramadan , olan biten hakkında bilgi sahibi olunamaz . Bilgi sahibi olunamayınca da doğru hedefler,  doğru mücadele yöntemleri saptanamaz . Gerçekçi olmayan sloganlarla çıkılan yoldan dönüş acıklıdır . Geriye çocuklarımıza . torunlarımıza biz bir zamanlar SEKA’da 35 gün direnmiştik diye anlatacağımız anılar kalır . Peki direnişin sonu ne oldu diye soran olursa verilecek cevap bulunamaz . Geçmişti biz bunu çok yaşamıştık...

Uğur Cankoçak    

ugur@inadina.com 

sayfa başına dön