Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

Ana Sayfa

Başvuru

Katkı

Arşiv

Linkler

E-Posta

 

KÜBA VE İŞSİZLİK

Cüneyt GÖKSU

Yazının başlığı sizleri yanıltmasın; aşağıda anlatılanlar, Antillerin incisi olan Küba’da ki işsizlik rakamlarının, neden bu kadar düşük olduğuna dikkati çekmektedir.

1948’in Aralık ayında, Birleşmiş Milletler genel kurulunca kabul edilen İnsan Hakları sözleşmesine göre; “Her insanın özgürce seçeceği, diğerleriyle aynı haklarlardan faydalanabileceği bir işte, işsizliğe karşı korunabilecek şartlarda, çalışmaya hakkı vardır”.

Küba, son beş yıl içinde, uygulanan politik, ekonomik ve sosyal politikalarla birlikte, başka bir dünyanın da var olabileceğini göstererek, ülkenin en büyük stratejik kalkınma süreçini hayata geçirdi, özellikle gençlere yönelik olarak, 380.000 yeni pozisyon yaratıldı. İki büyük tayfunun yarattığı yıkımlar sonucunda oluşan enerji kesintilerine ve ithalat maliyetlerinin artmasına rağmen, son 12 aylık dönemde, işsizlik oranı dünyanın en düşüklerinden biri olan %1.9’a indirildi. Bu oran hemen yakınındaki acımasız imparatorluğun, son 40 yıl içinde uyguladığı politikalar sonucunda yaklaşık 80 Milyar dolarlık’lık kayıplara rağmen gerçekleşti.

Özellikle genç nesilden, istihdam için, yaklaşık 130.000 yurttaş eğitimden geçirildi. Öncelikle sosyal yaşam seviyesi düşük olan 21.500 kişiye özel eğitim olanakları sağlandı. Böylece 16 yaşından büyük 150.000 genç, yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre belirli bir kazanç sağlayacak yetenekler kazandılar. Bunların içinden 48.000 tanesi yüksek eğitime devam ettiler. 6.000 anneye, bütün zamanlarını engelli çocuklarına bakarak geçirebilmesi için belli bir gelir sağlandı.

Bu sürecin arkasındaki anlayış, “Hiçbir birey faydasız olamaz. İşsizlik sıfır olmak zorundadır. Bir toplumdaki birey bir değer içermiyorsa, o toplum, doğru olamaz” olarak açıklanmaktadır.

Devlet Başkanı Fidel Castro, “Hiç bir vatandaş, şansına terkedilip, bir kenara konulmamalıdır” diyerek durumu özetlemiştir.

Dört Milyon Altıyüzbin Küba vatandaşı iş sahibidir. 3.7 Milyonu devlet sektöründe, 900 Bin’i tarım ve özel işlerde çalışmaktadır. Küba Çalışma Bakanı Alfredo Morales Cartaya, sosyal hizmetlisi, hemşiresi, sağlık teknisyeni, öğretmeni, TV operatörü ve 11 bin kayıtlı bilişim öğrencisiyle beraber bu durumu, Kübalılara daha iyi yaşam koşulları sağlayan sistemin, şefkatli yaklaşımı olarak yorumlamaktadır.

Küba’nın lokomotif tarım ürünü olan şeker ve şeker sanayisinin yeniden düzenlenmesi ve tarım politikalarının yeniden elden geçmesiyle, üç milyon ton meyve ve sebze hasatı hedeflenmektedir. Yeni tekniklerin adaptasyonu adına, 117 bin üniversite öğrencisine, 8 bin 304 çalışan daha eklenerek üniversiteye başvurmuştur.

Kadınların sosyal yaşamda yer alması devrimin en önemli kazancı olmuştur. 1953’de kadın çalışanların oranı sadece %17,6’ydı ki bunun da  %30’u da sadece çok az paralara ev işlerinde çalıştırılıyordu. Günümüzde, kadın çalışan oranı %44 olup, teknik kadrolarda çalışan kadınların oranı %66’yı bulmaktadır.

Peki bu duruma nasıl gelindi;

1959’da devrim sonrasında ki fotoğraf şöyleydi: Şeker işçilerinin hasat çalışmaları dışında bir yetkinliği yoktu, hizmet sektörü ihmal edilmişti, 10 bin sınıfta öğretmen olmadığından eğitim yapılamıyordu, kırsal bölgelerin altyapısı hiç yoktu, çalışanlar için sosyal sigorta imkanları finansal kaynaklar olmadığından kullanılamıyordu.

1959-1961 arasında, tarım sanayii, inşaat, sağlık, eğitim ve spor alanlarında imkanların yaratılmasıyla, işsizlikte önemli yol alındı.

1990’da Sosyalist Blok’un yokoluşuyla önemli ihracat potansiyelini kaybeden Küba’da, ABD’nin ambargoyu sıkılaştıran “Torricelli ve Helms Burton” kanunlarıyla beraber, işsizlik 1995’de %8.3’e kadar yükseldi. Bu zor koşullarda dahi, devrim, “hiç bir çalışan yüzüstü bırakılmayacak,  her emekli aylık ödemesini zamanında alacak” prensibinden vazgeçmedi.

Ekonomik kalkınmanın yeniden tanımlanan programlarıyla, kırsal alanların kalkınması, emekçi gücün dağılımının yeniden düzenlenmesi, yüksek eğitim alanlara iş güvencesi verilmesi, iş dağılımlarında gençlere, kadınlara, engellilere, teknik ve profesyonel eğitim alanlara öncelik verilmesi, özel işletmelerin artması bu dönemde öne çıkan belirgin özelliklerdir.

Devlet, eğtim, sağlık, turizm, inşaat, çelik sanayii ve tarımda iş kolları yaratmaya devam etmektedir. Çalışanların, çalışma yaşı içinde olanlara oranı %68’dir. Bu oran AB’de %64.3’dür.

Küba Çalışma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Hala eğitimine devam etmeyen ve belli bir bir iş koluna yönlendirilmemiş, uzmanlaşmamış gençler bulunmaktadır” denmektedir. Bazı yerleşkelerde, kadın çalışan oranları, genel oranlara göre düşüktür. Hala bedensel engelli olup, iş gücüne dahil edilememiş rezerv bulunmaktadır.

Peki dünyamızda durum nedir? ILO (International Labor Organization) tarafından yapılan açıklamaya göre, dünyada işsizlik oranı %6,2’dir.

Açıklanan ama gözardı edilen rakamlara göre ABD’de işsizlik oranı 1994’den beri en yüksek noktasındadır. Sağlık güvencesi olmayan 44 Milyon insanın yanında, 2 Milyon pozisyon toplu işten çıkartmalarla ortadan kaldırılmıştır. İktidardaki Cumhuriyetçi yönetim, birçok sosyal program bütçesini kesmekte, özel sigorta şirketlerini yaşlılar için özel promosyonlar yapmaya özendirerek, sosyal güvenlik sistemini tehlikeye sokmaktadır.

AB’de de durum farklı değildir, ekenomik büyüme de ki yavaşlama sonucunda işsizlik 1999 öncesinden beri görülmeyen en yüksek seviyeye, %8,8’e çıkmıştır.

İniş çıkışlara rağmen Asya’da oranlar değişmemekte, Ortadoğu ve Afrika ise %12 oranının altına inememektedir.

Latin Amerika ve Karaiblerde ise durum daha da kötüdür. Şehirlerde 19 Milyon işsiz vardır. Bu durum kadınları, erkeklerden daha çok etkilemektedir.

Bütün dünyada zorlanan neo-libaral iş ve sosyal güvenlik sistematiğine karşılık, Küba insanı; bütün rakamlara inat, iş ve sosyal güvenlik garantisi sağlayan altyapısıyla, gençlere, yaşlılara ve engellilere sağlanan imkanlarla, eğitim ve kendini geliştirme olanaklarıyla, kendini güvencede hissetmektedir.  

Küba bütün imkanlarını, kaynaklarını, artan harcamalarına rağmen, insanlarının “toplam yaşam kalitesini” eşit olarak yükseltmek için kullanmaktadır; “başka bir dünyanında var olabileceğini” sürekli göstermektedir.

Cüneyt Göksu

Kaynaklar:

Küba Ulusal Haber Ajansı Raporları