Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

İLGİNÇ BİR TALEP!...

CUMHURİYET

Amerika Cumhurbaşkanı Johnson 'ın siyasal tarihimizde özel bir yer tutan 1964 tarihli ünlü mektubunu bilmeyen yoktur. Zamanın Başbakanı İsmet Paşa 'nın Kıbrıs davasında karşımıza çıkan Johnson'a yanıtı da ünlüdür: ''Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini bulur.''

1974'te Ecevit 'in Başbakanlığında Türkiye'nin Kıbrıs çıkarması gerçekleşti; ardından Washington'un ülkemize uyguladığı silah ambargosu yaşandı.

Her iki olayda da ''Büyük dostumuz'' ile NATO'da müttefiktik.

ABD ile ilişkilerimizin her zaman iyi gitmediğini vurgulamak için bunları anımsatıyoruz; geçmişi değerlendirirken yanılgıya düşmeyelim; İsmet Paşa'nın ilginç özdeyişini de unutmayalım:

''Büyük bir devletle dostluk, vahşi bir hayvanla aynı yatağa girmeye benzer.''

**

ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Douglas Feith bu ay başında Ankara'ya gelmiş Türkiye'den beklentilerini dile getirmişti; daha çok İncirlik'in derin ve kapsamlı kullanımına dönük istekler karşısında AKP Hükümeti'nin ne karar verdiği henüz belli değil.

Çok geçmeden Feith'in sesi yine duyuldu; savunma bakanlığının bu önemli adamı, Türkiye'de Amerikan karşıtlığının devam etmesi durumunda, iki ülke arasındaki ilişkilerin süremeyeceğini dile getiriyor; AKP Hükümeti'nin bu yönde önlem almasını ve kamuoyu oluşturmasını istiyor.

Daha önce Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman da bu konuya dikkat çekmiş, Amerika'nın önemli gazetelerinden Wall Street Journal'ın yazarı R. Pollock , Türkiye'de çarpıcı bir olguya dönüşen ''ABD'ye karşı düşmanlık'' duygularının AKP Hükümeti'nce göğüslenmesi gereğinden söz açmıştı.

Bütün bunlar Irak savaşıyla birlikte tadı kaçan Türk- Amerikan ilişkilerinin şekerrenge dönüşebileceğini mi gösteriyor?

Yoksa Washington'un başından beri desteklediği AKP'ye uyarı anlamına mı geliyor?

Aynı yatakta birlikte yattığımız 'yaratık' taki kıpırdanma ilginç sayılmaz mı?

*

Ancak Bush yönetiminin, Türk kamuoyunda Amerika'ya karşı oluşan tepki duygularını yatıştırıp düzenlemesini AKP Hükümeti'nden beklemesi, pek anlaşılır gibi değildir.

Demokrasilerde kamuoyu hep iktidarların isteği üzere gelişseydi, muhalefet diye bir karşıt fikir oluşabilir miydi?..

sayfa başına dön