Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS


YAYIN YÖNETMENİNDEN

Sayın Zekeriya Temizel , 25 Şubat günlü Cumhuriyet gazetesinde “Seka İşçileri Neden Direniyor ? “ başlıklı yazısında işçilerin “onurlu “ direnişini destekliyor . Ve Direnişi  “...ulusal sanayii yok ederek , ülkeyi , kağıt gibi çok önemli stratejik bir üründe bile , dışa bağımlı hale getiren politikalara karşı son bir direniş mi ? “ diye tanımlıyor . Daha sonra  bu tanımını Devletin (DİE) rakamlarıyla ispatlıyor . Son 10 yılda kağıt ithalatına ödediğimiz döviz yüzde yüz oranında artarken kağıt üretimimizin son 10 yılda yüzde 60 oranında azaldığını anlattıktan sonra ,  yazısına şöyle devam ediyor :

“ 1991 yılından beri özelleştirme kapsamında bulunan SEKA işletmelerinde, bugün için, üretim teknolojisinin geri, maliyetlerin de yüksek olduğu gerçek. İleri teknoloji ve düşük maliyetlerle üretim yapan yabancı fabrikalarla rekabet etmesi ise çok zor.

Özelleştirmeye gerekçe yaratmak amacıyla bilinçli olarak yaratılan bu sorunların çözümü ise, işletmelerin kapatılarak yüzlerce çalışanının kapı önüne bırakılması değil.

Geçmişte de defalarca dile getirildi; 1990'lı yılların ortasında tüm işletmeleri için 50 milyon dolarlık yatırım yapsaydı, SEKA'nın hem kalite hem de fiyat olarak, Dünya koşullarında rekabet edebilecek ürünler üretmesi işten bile değildi. Üstelik bu kaynağı kent merkezlerinde kalmış bazı arsalarını değerlendirerek hisselerinin bir kısmını borsada satarak sağlayabilecek durumdaydı.

Bu yapılmamış, kuruldukları yıllarda teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak üretim yapan bu kuruluşlar özelleştirme bataklığında çürümeye terk edilmiştir.

Yapılan çalışmalar bugün de SEKA işletmelerinin, kısa sürede kendini amorti edecek yatırımlarla, rekabet gücüne sahip üretim ünitelerine dönüşeceğini gösteriyor. Son on yılda kâğıt ithalatına 7.8 milyar dolar, 2004 yılında da bir buçuk milyar dolar ödeyen Türkiye'nin beş altı milyon dolarlık yatırım için kaynak bulamadığını söylemesi inandırıcı olamıyor.

SEKA işçisi bu gerçeği biliyor ve bunun için direniyor.”

Sayın Temizel’ e bir de bu yazısından dolayı teşekkür etmek isterdim , ama yazıyı niçin eksik bıraktı sorusu kafama takıldı . Hele makalenin son cümlesi “ Bu direniş doğru değerlendirilmeli , çünkü savunulan ulusal çıkarlar .”olunca eksikliği mutlaka belirtmek gerekti .

Son 10 yılda ne oldu ? Niçin “..ulusal çıkarları savunan politikalar “ izlenmedi ? Sayın Temizel diğerlerinde olduğu gibi , SEKA işinin de (DTÖ) Dünya Ticaret Örgütünün kararlarının ,Küreselleşmenin , GATS ‘ın “Hizmet sektörünün piyasalaştırılması kararlarının AB ‘nin  MAASTRİCHT kriterlerinin gereği olduğunu bilmez mi ?

SEKA’ nın ve tüm ekonomik değerlerimizin kurtarılabilmesi için öncelikle Küreselleşmeye (yani kapitalizme) AB’ ye GATS kararlarına Maastricht kriterlerine  karşı çıkmamız gerektiğini , bunun örgütünü kurmamız gerektiğini  bilmez mi ? Bilir de niye yazmaz ,yazısını eksik bırakır ? Anlamak mümkün değil .

Bizim aydınlarımızın büyük çoğunluğundaki bu tutukluğun nedenini bilen var mı ? Gerçekleri tek,tek sıralayıp konunun en can alıcı yerinde , yani NEDEN konusunda birden asıl gerçeği görmezden niye geliyorlar ? Suçu ya AKP İktidarına ya da yıllardır yapılmayan yeni yatırımlara yüklüyorlar ....

Sayın Zekeriya Temizel’ i özellikle seçtim , bildiğiniz gibi , kendisi hem bürokrasinin üst kademelerinde görev yapmıştır ,  hem de Maliye Bakanlığı . Yani , yukarıda saydığımız antlaşmaların tümünden haberdardır . Üstelik Bakanlığı döneminde , “eşyanın tabiatına aykırı” bir iş , “Nereden Buldun Yasası” çıkartmaya kalkışmış ve Bakanlıktan ayrılmak zorunda kalmıştır . Sosyal Demokrattır . Yurtseverdir .

Dünya nimetlerini elinin tersiyle itecek kadar cesur ve namusludur . Peki bu kadar donanımlı ve yurtsever bir aydın kişi SEKA’nın (ve diğer tüm değerlerin) kurtuluşu için işçilerin fabrikayı işgal etmelerinin ve onları duyarlı insanların desteklemelerinin yetmeyeceğini ,var olan düzenin işçi direnişini kıracağını bildiği halde gerçekleri neden söylemez ? Direnişin politik ortamını yaratmadan , yani , Küreselleşmeye , Avrupa Birliğine karşı çıkan emekçilerin çıkarlarına sınıf açısından bakan politik örgütlenmeyi var etmeden sorunu çözmenin olanaksızlığını neden ortaya koymazlar ?

Ortalıkta gemi aslanı gibi dolaşıp , çaktırmadan (!) Tayyip’ çilik yapan sosyalist eskilerinden söz etmiyoruz . Dürüst , yurtsever bir sosyal demokrattan söz ediyoruz .

Evet , neden ?

Yoksa gizli bir korku mu var , düşüncelere gem vuran ?..   

Uğur Cankoçak    

ugur@inadina.com 

sayfa başına dön