Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 

“YENİ AMERİKAN YÜZYILI PROJESİ”Nİ BİLELİM (2)

Dr. Ergun GÖKNEL

“Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi” konusundaki ikinci yazımıza, bu bildiriyi imzalayanları tanıtmakla başlayacaktık  Ancak son günlerdeki açıklamaları ve Türkiye’yi ziyareti ile dikkatleri üzerine çeken ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Douglas Feith için birkaç satır yazmak gereksinimini duydum.

Douglas Feith kimdir? Görevi nedir? Neler yapmıştır?

Bugün 51 yaşında olan Feith, ailesinden gelen, dikkat çekici bir düşünce silsilesine sahiptir. Babası Dalck Feith gençliğinde, Polonya’da kurulmuş bir Siyonist gençlik örgütü olan ve Likud Partisinin başlangıcını oluşturan Betar’ın militan üyesidir. Mussolini hayranı Ze’ev Jabotinsky tarafından kurulmuş olan bu örgüt Filistinlileri öldürmeyi ve fakirleştirmeyi amaç edinmiştir. Baba Feith örgütün “Yaşamı Boyunca Israel ve Yahudi Halkına Hizmeti” için, bu örgütün  Yüzyıl Ödülü’nü almıştır.

Georgetown Üniversitesi ve Harvard Koleji’nden  hukuk derecelerine sahiptir.

1981-82 yıllarında Beyaz saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Orta Doğu Uzmanı olarak görev yapmıştır.

Bu görevinden sonra Pentagon’a transfer olarak Savunma Müsteşar Yardımcısı Richard Perle’ın özel danışmanı olmuş ve 1984 – 1986 yılları arasında Savunma Müsteşar Yardımcısı Vekili olarak Müzakere Politikalarından sorumlu olmuştur.

1986 yılında Feith&Zell avukatlık bürosunu kurmuş ve 1989 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından “lobbyist” olarak görevlendirilerek, Perle ile birlikte Türkiye  ile İsrail arasındaki askeri bağlantıların kurulması için çalışmıştır.

İsrail’de kurulu Zell, Goldberg&Co hukuk bürosuyla yaptığı anlaşmadan sonra, Feith&Zell Avukatlık bürosu 2000 yılında adını Fandz International olarak değiştirmiştir.

1996 yılında, Perle’nin başkanlık ettiği  ve Kudüs’te yerleşik bir sağcı “think tank” kuruluşunun mali olarak desteklediği çalışma grubunda yer alarak, Türkiye, Ürdün ve Irak’ın yeni hükümeti arasında kurulacak stratejik bir ittifakla, İsrail’in Filistinliler ve Suriye tarafından uygulanacak baskılara karşı gelebileceği şekilde Orta Doğudaki güç dengelerini değiştirmeyi amaçlayan bir raporun, başbakanlığından önce Benjamin Netanyahu için hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.

2001 yılında, George W.Bush’un ABD Başkanı seçilmesiyle de Savunma Bakanlığı’nda Siyasetten Sorumlu Müsteşarlık görevini üstlenmiştir.

Likud taraftarı “Ulusal güvenlik Sorunları Yahudi Enstitüsü (JINSA)” ve “Yeni amerikan Yüzyılı Projesi” kanalıyla bugünkü görevine gelmiştir

Görevi dolayısıyla 1.500 kişilik bir kadro ile çalışmaktadır. Tüm dünyadaki ABD Savunma Politikalarının hazırlanması ve yürütülmesinden sorumludur  Bu özelliği ile Pentagon’un savaş ve terörizm konusundaki politikalarını şekillendirmektedir.

“The Middle East Information Center” Feith’ı “aşırı anti-arap önyargısına sahip” olarak belirlemektedir.

Feith kendisini Siyonist olarak tanımlamaktadır. Sol Siyonist değil, Likud partisine ve Amerika Siyonist organizasyonuna yakın bir sağ Siyonist.

Bütün bu özelliklere sahip Douglas Feith yürüttüğü bu görevi dolayısıyla ve daha öncesinde ne gibi marifetler sergilemiştir?

  • Feith, ustası Perle gibi, sert bir dış politika taraftarı ve 1972 anti-balistik füze ve kimyasal ve biyolojik silah  anlaşması aleyhtarıdır.
  • 1980’lerde Pentagon görevlisi olarak, teröristlerin Cevre anlaşmasındaki haklara sahip olmadığı tezini ileri sürmüştür.
  • Clinton’un başkanlık yıllarında İsrail ve Filistin arasında müzakere edilen her türlü anlaşmaya muhalefet etmiştir: Oslo, Hebron ve Wye anlaşmaları gibi.
  • 1999 yılında Perle ve Feith, Clinton’a yazdıkları bir açık mektupta, ABD’nin Saddam Hüseyin’e karşı, Çelebi’nin Irak Ulusal Kongresi ile birlikte hareket etmesi gerektiğini belirttiler. 
  • Mayıs 2000 tarihinde, Suriye Lübnan’daki güçlerini çekmediği takdirde,  ABD’nin Suriye’ye silahlı saldırıya hazır olması gerektiği hakkında bir rapor hazırladı.
  • Feith’in, Irak işgalinden aylarca önce, nezaret ettiği “Office of  Special Plans”  (Özel Planlama Dairesi), Saddam Hüseyin’e karşı hazırlanan savaşın planlandığı bölümdü.
  • Irak savaşının planlanması ve savaş sonrasındaki ABD politikaları Feith tarafından hazırlanmıştır.
  • New York Magazin’in iddiasına göre Iran’daki nükleer hedeflere karşı yürütülecek bir önleyici saldırıda hedeflerin seçilmesi konusunda İsrail’li uzmanlarla  müşterek çalışma yapılmıştr.
  • Iran konusundaki önemli belgelerin İsrail lobby’sine ve İsrail’li uzmanlara sızdırılmıştır.
  • Koyu bir Likud (İsrail’in iktidarda olan sağcı siyasal partisi) taraftarı olarak Douglas Feith, Amerikanın çıkarlarını hiçbir zaman Ariel Sharon’unkinin üzerinde tutacağına inanılmadığı için, Amerikan Ulusal Güvenliği için bir kabus olarak kalacaktır.
  • Feith, gizli Pentagon belgelerini, emrindekilerden biri vasıtasıyla, Amerikan Israel Kamusal Olaylar Komitesi’ne vermesi ve buradan da Israel Elçiliğine verilmesi dolayısıyla FBI tarafından sorgulanmıştır,
  • Irak’ın silahlanması ve El-Kaide bağlantıları konusunda yanıltıcı ve yanlış yönlendirici istihbaratı Pentagon’a aktardığı konusunda hemen hemen hiç şüphe yoktur.
  • Feith, Irak’taki hapishanelerden ve dolayısıyla Abu Gharib’de olanlardan sorumludur.
  • Yeni ismiyle, ortağı olduğu, Fandz International hukuk Bürosu, Irak savaşından sonra, Irak’ın yeniden inşası konusunda Amerikan Şirketlerine en etkin şekilde yardımcı olmaya başladı. Feith’in eski ortağı Zell, Irak’lı iş adamı ve sonradan siyasetçi Çelebi’nin yeğeni ile Bağdat’ta kurduğu büroda, ilgilenen şirketlerin Irak’ta gerçekleştirilecek projelerden pay alması için gerekli çalışmaları yaptı. 
  • Feith, aynı zamanda Amerikan silahlı kuvvetlerinin, eski soğuk savaş bölgeleri olan Almanya, Japonya ve Güney Kore’den çekilerek, olası savaş bölgelerine yakın üslere yerleştirilmesinin önde gelen mimarıydı.

Bu yazıyı okuyanlar sanırım Douglas Feith hakkında belli bir kanıya sahip olmuşlardır. Bilgilerin tümü ABD kaynaklarından alınmıştır. Gerçeklerin bilinmesi için Amerikalı yazarlar tarafından yapılan belirlemeler, Amerika’da yayınlanan dergi ve gazetelerde yazılanların özetidir.

Yazılanlar dikkatle okunduğunda Türkiye üzerinde oynanan oyunların gerçek yüzü de aydınlanmaktadır. Umarım okuyucularımız için faydalı olmuştur.

Gelecek yazımızda “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi” imzalayıcılarını tanıtmaya devam

 

 

 

sayfa başına dön