.

 
...
...
Yararlı Linkler
E- Posta
Başvuru Kaynakları
Katkı 
Sunanlar
Arşiv

 

                                  Ana Sayfa                                           

.........

EMEKÇİLER İSYANDA

Çorum'da Köylü Mitingi

3 Kasım C.tesi günü Çordum'daki köylü kitinginde EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, KESK Sözcüsü Kemal Ünal, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras konuştu.
Yoğun yağmur yağıyor... 
İşçiler; fabrikaları şeker fabrikası özelleşmesin diye, kamu emekçileri; grevli toplu sözleşme hakları verilsin diye, köylüler; emeklerinin, alın terlerinin karşılığı verilsin diye, Çorum Saat Kulesinde 03.11.2001, Cumartesi saat 12.00'da bir araya gelmişlerdi. Yağmur inadına yağdıkça, insanlar inadına toplanıyordu. Kitle yağmura rağmen yürüdü, yürüdü... Miting alanına geldi. Yağmur da şiddetini iyice artırmıştı. Yağdıkça adeta "Yürürsünüz ha! Yürürsünüz ha!" der gibiydi... Köylüler yağmur yağdıkça üzülsün mü, sevinsin mi? ikilemindeydi. Yağmur tohum için,toprak için ilaç gibiydi, gerekliydi. Ama ya sonrası... Gübre atılacak, ilaç atılacak; ya para nereden bulunacaktı para...

İşçilerin, köylülerin, kamu emekçilerinin sözcüleri teker teker çıkıp toplanan yiğit, yürekli insanlara seslendiler. Onlar konuşuyor, kitle haykırıyordu. "IMF değil, üretenler yönetsin!". Onlar konuşuyor, kitle haykırıyordu: "IMF Defol, Bu Memleket Bizim!". Onlar konuşuyor, kitle haykırıyordu: "Söz, Yetki, Karar Çalışanlara!" ve onlar konuşuyor, kitle haykırıyordu: "Savaşa Hayır!" 
Yağmur ise hala inadına yağıyordu!...
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ilk sözü almıştı: "...Biz kurşun asker değiliz. ABD'nin askeri değiliz. IMF ülkeyi yönetiyor..." diyordu. Kitle: "IMF Defol! Bu Memleket Bizim! IMF Değil, Üretenler Yönetsin!" diyordu.
Uras "...IMF' yi sadece dışarıda aramayalım. IMF Bahçeli'dir. IMF Ecevit'tir. IMF Yılmaz'dır..." derken, kitle de can evinden vurulmuş gibi "Bağımsız Türkiye" diye haykırıyordu. 
Uras, Türkiye'de neler olduğunu, nelerin yapılması gerektiğini çok kısa ve öz bir biçimde "...Bunlar, IMF milliyetçisidir. Dolar milliyetçisidir. Çok daha fazla örgütlü olmalıyız. Örgütlü olursak bizi yönetemezler. Türkiye'yi onlar yıktılar, biz kuracağız..." mesajını veriyordu; kitle de "Üreten Biziz Yöneten de Biz Olacağız!" haykırışıyla mesajı aldığını gösteriyordu...
İkinci konuşmacı Zeki Aydaş, Çorum Fabrikası işçileri adına, fabrika özelleştirilmesin diyor ve "...Türkiye'de özelleştirme adı altında yağmalama, sendika kapatma ve düşük ücret gibi uygulamalar nedeniyle işsizlik ve yoksulluğun had safhaya çıktığını..." söylüyordu. Kitlede "Yaşasın İş, Emek, Özgürlük Mücadelemiz!" haykırışıyla sesine ses katıyordu... 
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel "...Bu savaş hükümetin sonunu getirecektir. 2002 yılı bütçesinde halka, üretene değil; savaşa, vurgunculara ve soygunculara bütçe ayırarak kim olduklarını bir daha bize söylüyorlar..." diyor, "Savaşa Değil, Üretene Bütçe!" haykırışıyla konuşmasına destek alıyordu. 
Tüzel'in, "...Birleşik halk hareketinin yükseltilmesi için yürüyeceğiz, IMF işbirlikçilerini bu ülkeden kovacağız..." şeklindeki mesajına kitle: "Yaşasın İş, Emek, Özgürlük Mücadelemiz!" haykırışıyla beraber olacakları yanıtı veriyordu.
KESK Genel Sekreteri Kemal Ünal "...Savaştan medet uman, zengini zenginleştiren bu hükümet bizim hükümetimiz olamaz..." mesajının ardından yeni bir eylemin duyurusunu yapıyordu. Duyuru: 9 Kasımda Emek Platformu ile birlikte büyük bir miting yapacaklarını, bütün emekçileri mitinge destek vermek üzere beklediklerini ifade etti. Kitle: "Söz, Yetki, Karar İktidar Çalışanlara!" haykırışlarıyla güç ve destek vereceklerini gösterdi...
Son konuşmacı:Tür-Köy Sen Örgütlenme Uzmanı Abdullah Varlı konuşmasında "...Pancar ekmeyeceksiniz, tütün ekmeyeceksiniz, fındığınızı sökeceksiniz denerek, üretici köylü açlık girdabına itildi..." diyor. Kitle kendisine: "Üreten Biziz, Yöneten de Biz Olacağız!" haykırışıyla destek veriyordu... 
İşçiler, köylüler, emekçiler bir yumak halinde birlikte coşkuyla, bilenerek alandan ayrılıyorlardı... 
Ve yağmur hala yağıyordu!...
Sözü uzatmayalım, konuşmacıların konuşmalarını sırasıyla verelim dilerseniz. 
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel'in Çorum Mitingi Konuşması
Hükümet Afganistan'a asker gönderme kararıyla ülkeyi daha büyük bir kaosa sürüklemiştir. Bunca açlık, işsizlik ve yoksulluk varken, halkın %90'ı Türkiye'nin savaşa katılmasına karşı çıkarken, hükümetin asker gönderme kararı, ABD'ye olan bağımlılığının göstergesidir. Ecevit, gidecek askeri gücün insani yardım ve eğitim görevi yapacağını söylüyor ancak Dış İşleri Bakanı da bu görevin sınırsız olacağını açıklıyor. Afganistan'ı bombalayanları, kadın ve çocukları öldürenleri 'eğitenler'in elleri nasıl kanlanmamış olacak? ABD terörle mücadele etmiyor, masum insanları katlediyor. Ulusal onur diye bir derdi olmayan ve uşaklıkta sınır tanımayanlar kendi sonlarını hazırlıyorlar. Türkiye halkı Amerika'nın paralı askeri olmayacaktır.
78 yıllık Cumhuriyet'i bu hale getirenlerden hesap sormalıyız. Ülkeyi yoksulluğa mahkûm edenler, açlıkla karşı karşıya bırakanlar, yolsuzluklarla rant çevrelerine hizmet edenler ekonomiyi IMF'ye teslim etmişlerdir. Dış politikası ABD'ye, demokrasisi Avrupa'ya emanet edilen ülkede hükümet halkın ne düşünüp ne istediğini dikkate almamaktadır. Hazırlanan 2002 bütçesi, IMF'nin istekleri doğrultusunda borç ve yoksulluk bütçesi olarak, halktan yeni fedakârlıklar istemektedir. 27 katrilyonluk açığın halktan alınacaklarla kapatılması planlanmaktadır. Bütçe halka ve emekçilere değil savaşa, vurgunculara hizmet etmektedir. Patron takımı TÜSİAD, habire kendileri için yeni ayrıcalıkları hükümete dayatmaktadır. Şimdi de, KDV indirimi talep ediyorlar. Ancak bu KDV indiriminin otomobil ve beyaz eşya üretenler için istendiğini görüyoruz. Eğitim malzemelerine, ilaç ve sağlık malzemelerine, temel tüketim ve gıda malzemelerine indirim isteyen yok! Sermaye ve çıkar çevreleri yine kriz ticaretiyle yeni vurgunlar peşinde.
Halk bunca sıkıntı yaşarken kendi maaşlarının azlığını ortaya atan meclistekiler, konu Cumhurbaşkanı tarafından referanduma götürülmek istendiğinde; "Yıpratılıyoruz, halkla karşı karşıya getiriliyoruz" diye ayaklandılar. Onların halkın karşısına çıkacak yüzleri zaten kalmadı. IMF anlaşmalarını imzalarken, özelleştirme kararlarını verirken, savaşa asker yollarken zaten bu halkı karşılarına almışlardı. Susurluğun 5. yılında kimsenin gerçekten yargılanıp ceza almadığını görüyoruz. Çeteler ve hırsızlar dün de olduğu gibi bugün de korunup kollanmaktalar.
Şimdi ülkeyi bu hale getirenlerden hesap sorma zamanı gelmiştir. Ülkenin değerlerini satanlardan, işbirlikçilerden bu ülkeyi kurtarmak için gücümüzü göstermeliyiz. Kocaeli'nde işten atılan lastik işçileri şimdiye kadar sesleri çıkmadığı, olan bitene seyirci kaldıkları için bunların başlarına geldiğini söylüyorlar. Şimdi emekçiler olarak, işçiler, memurlar, köylüler, esnaflar; gençler ve kadınlar olarak birleşip, örgütlenip yeni bir Türkiye'nin; Bağımsız Demokratik bir Cumhuriyet'in kurtuluş kavgasını vereceğiz. 
IMF ve savaşa değil, eğitime, sağlığa ve ekmek için bütçe istiyoruz.
KESK Sözcüsü Kemal Ünal'ın Çorum Mitingi Konuşması

Değerli dostlar,

Türkiye'deki milyonlarca kamu emekçisinin örgütlü gücü olan 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu adına 
sizleri en içten dostluk ve dayanışma duygularıyla selamlıyorum!

Değerli emekçiler, gençler, çiftçiler, yoksulluğa, işsizliğe ve savaşa karşı 
İnsanca bir yaşam için
Eşitlik, özgürlük ve demokrasi sloganlarını haykırdığımız bu meydanda 
Kamu çalışanlarının sıcak mücadele ateşiyle sizleri selamlıyorum! Alın teriyle geçinen, bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirilen emekçiler olarak
Alın terimizin hesabını sormak, İnsanca ve onurlu bir yaşam sürmek için yine meydanlardayız! Çünkü kurt, kuş arı hükümeti zengini daha zengin, Yoksulu daha yoksul yapan politikalarından taviz vermiyor...
Diyorlar ki 2002 yılı bizim için bıçak sırtı...
Yani bıçağın keskin ucunu emekçiye doğrultup krizin faturasını dar gelirliye, kamu çalışanına, köylüye ödetecekler. Eğitime, sağlığa, ücret artışına daha az pay verip yoksulluğu ve işsizliği artıracaklar. IMF'nin borçlanarak küçülme ve yoksullaşma programını marifetmiş gibi sunan hükümet daha çok borçlanıp halkı daha fazla soydurtmak için savaştan bile medet umuyor...
Vergilerimiz faiz borçlarına ödenirken zenginlere dokunmayan bu adaletsiz ekonomik program emekçilerin ekonomik programı olamaz. Halkın değil IMF'nin memurluğuna soyunan hükümete dur demek için meydanlara çıkmanın zamanı geldi...

Bu soyguncu ve vurguncu hükümete karşı, zengin dostu emekçi düşmanı politikalarına, savaşın yıkımından medet umanlara karşı üretenin yöneten olacağı bir dünya için kamu emekçileri işçiler Ankara'ya yürüyor!

Artık bıçak kemiğe dayandı... Üretime, istihdama, yatırıma değil, Bir avuç rantiyeye kaynak ayıranlar, İşçinin, kamu çalışanının, emekçilin, küçük üreticinin hakkını gözümüzün içine baka baka gasp ediyorlar. Deprem acılarından para kazananlar, şimdi savaştan vurgun yapmaya çalışıyorlar. Çocuklarımızın hayatları üzerine IMF'yle pazarlık yapanlar sizlere sesleniyoruz... Bu halkın gözleri önünde çocuklarımızı bir mal gibi ABD çıkarları uğruna pazarlayamazsınız...
Savaş politikaları bir avuç silah tüccarını zengin etmek uğruna insanlığın geleceğini tehdit ederek bütün dünyaya hakim kılınmak isteniyor. Adalet, özgürlük ve demokrasi adına 
Terörizme karşı olmak adına Dünya emekçi halklarına karşı bir terörist kampanya yürütenlere karşı barış sloganlarımızı haykıracağız.
İnsanca ve onurlu bir yaşam mücadelesi dünyanın her köşesinde sürüyor.
Latin Amerika'dan Uzak Doğuya, Avrupa'dan Güney Afrika'ya özgürleşme mücadelesini omuzlayanlar 9 Kasım'da söylenecek özgürlük türküsünün notalarını yazıyorlar...
Selam olsun meydanlarda emekçilerin özgürlük, demokrasi ve barış sloganlarını haykıranlara....
Siz değerli dostlar, İşçiler, emekçiler, gençler, Bu kadar az misafir kaldığımız
Bu yaşanası bu ölümcül dünyada Bu bezirgan saltanatı, Bu zulüm sürmesin diye Verdiğimiz bu mücadeleye verdiğiniz destekten dolayı hepinizi kutluyorum. KESK ve DİSK'in 5 ayrı koldan gelerek 9 Kasım'da Ankara'da buluşturacağı emekçilerle göstereceğiniz dayanışmadan dolayı hepinize teşekkür ederim.
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras'ın Çorum Mitingi Konuşması
Ufuk Uras'ın Konuşması elimize ulaşmadığı için yayınlayamıyoruz. Özür dileriz.

                                                                    

İ

N

A

D

I

N

A