|
|
10 Kasım ve emekçiler
Evrensel
Bugün Atatürk'ün ölümünün 63. yıldönümü.
Ülkeyi emperyalizme peşkeş çekenler, emperyalizmin dünya egemenliğinin "paralı askerliği"ne soyunanlar, bugün yine Atatürk'ün sözleri üstünden mangalda kül bırakmayacaklar.
Beklenebileceği gibi, bu konularda Ecevit yine başı çekip; daha 8 Kasım'dan Atatürk'ü iğrenç politikalarının aleti yaptı.
Başbakan Ecevit, önceki gün yaptığı bir açıklamada; "Türkiye'nin Afgan halkının özgürlüğüne ve kalkınmasına katkıda bulunması Atatürk'ün bize bir vasiyetidir" diye buyurmuş!
Ecevit, Atatürk sanki, Afganistan'ın tepesine bombalar boşaltan emperyalist kuvvetlere destek verin demiş gibi; kendi yedikleri herzelere Atatürk'ü ortak etmeye çalışıyor.
Oysa Afganistan, Türkiye ile eşzamanlı olarak emperyalizme başkaldıran ikinci ülke olarak Türkiye ile dayanışma içindeydi ve Atatürk de, emperyalizme karşı çıkan bu iki genç antiemperyalist ülkenin birbiriyle dayanışmasını istiyordu.
Dün Ankara'da alanları dolduran işçiler ve
emekçiler ise; "Savaşa hayır" haykırışlarıyla hükümetin Afganistan'daki emperyalizme uşaklık politikasını lanetlediler; Türkiye'yi yönetenlerin
Amerikan emperyalizminin dünya egemenliğine hizmet etmesine "hayır" dediler.
Emekçiler, halk günlerdir sürdürdükleri yürüyüşlerini dün yoksulluğa, açlığa, işsizliğe; halk sefalete itilirken bir avuç sömürücünün, rantiyenin, hortumcu ve soyguncunun servetine servet katmasına "hayır" diyerek savaş politikasının temsilcilerine tepkilerini ifade ettiler. Ve eğer bu uyarıyı duymazdan gelirse; hükümetin bu aymazlığını "genel grevle" yanıtlayacaklarını haykırdılar.
Bugün ise; Petrol-İş'in İstanbul-Altunizade'deki salonunda TÜMTİS'in Genel Kurulu var. Bugün orada toplanan işçiler, delegeler ve sendikacılar ise; Ankara'da yükselen protestonun nasıl emperyalizme karşı bir mücadeleye dönüşmesinin gereğine, sömürü ve soyguna son verilmesinin, sermaye zorbalığına darbe vurma hedefinde birleşme zorunluluğunu tartışıyor.
Eğer Atatürk bu 10 Kasım günü oluşan Türkiye tablosunu bilseydi; kendisini emperyalizmin çıkarlarına adamış olan "10 Kasım meczupları"nı değil, ama emperyalizme başkaldıranları kendisine daha yakın hissederdi.
|
|
|