|
|
|
|
Yayın
Yönetmeni'nden Dünyanın
halinden, Türkiye'nin halinden, Sosyalist Solun halinden rahatsız olan,
bu gidişe dur demek gerektiğine inanan birkaç arkadaş, bir internet
gazetesi çıkartmaya karar verdik. Ama,
çorbada tuzumuzun bulunması da önemli değil mi? Sosyalizmin
işçi sınıfının ideolojisi olduğunun bilincindeyiz. İşçi Bu
gerekçeyle, toplumun dinamik unsurlarının ilgi alanını, onlara gerçekleri
sunarak, olayları yorumlayarak, bilgilendirerek sosyalizm doğrultusunda
genişletmeyi öncelikli hedefimiz olarak çizdik. Yapabileceklerimizin
sınırları içerisinde Türkiye'deki Sosyalist Solu mekan ve zaman kargaşasından
arıtmaya çalışmayı da koyduk. Günümüzün dünyasında marksistlerin tartışma konularını gazetemizde bulacak
olan sosyalistlerimizin kendi aralarında tartıştıkları (!) konularla
kıyaslama olanağının çok işe yarayacağını düşünüyoruz. Ayrıca
Türkiye'deki sosyalist solun, ülkemizin kendilerine özgü sorunlarına
kendine özgü çözümler bulmasını sağlamaya yardımcı olmak gibi
bir görevimizin de olduğuna inanıyoruz. Günümüzün
çözümünü ararken Marks'ın şu seçilmiş sözünü öne çıkartmak
istiyoruz: Marksizmin
tüm olanaklarını genç ve dinamik unsurlarla paylaşymak, bu açıdan
bazı gerekçelerinde açıklanması ve tartışılması, sosyalizme yakıştırılan
"renksiz,kokusuz, bürokrat" yaftalarını sarsmak istiyoruz. Kısaca
tüm toplumu özgürleştirmenin kişiyi de özgürleştirmekten geçtiğinin ve bunun marksizmin vazgeçilmez mirengi noktası
olduğunu, kısaca "sosyalizm öldü" yutturmacasına karşı
sosyalizmin "ne olmadığını" tartışmak ve
yaygınlaştırmak istiyoruz. İnternet
gazetemizin adını İNADINA koyduk. Üç
bölüm olarak düşündüğümüz gazetenin haber bölümünde dünya ve
Türkiye'den haberleri vermeye çalışırken, bunları değerlendirecek
makaleler bölümünde de sosyalist yazarlarımıza
genmiş yer açmayı hedefliyoruz. Öte yandan hepimizin başında
yer olan "oto sansür"den de kendimizi bu açılımla kurtarmayı
amaçlıyoruz. O nedenle ne söyleyeceksek en açık biçimde söylenmesini
savunuyor ve bunların olduğu gibi yayınlanmasını, hatta deyim
yerindeyse "yüksek sesle düşünen" bir gazete olmayı amaçlıyoruz. Kimsenin kimseye bir şey söylemeye kalkmadığını ama düşüncesini özgürce ifade edebildiği bir gazete, çok mu romantik dersiniz?
|