|
|
DEMOKRATİK YOLLARDAN MİLLETVEKİLİ SAYISI NASIL AZALTILABİLİR VE PARLAMENTO NASIL DAHA GÜVENİLİR BİR KURUM YAPILABİLİR ?
Nüzhet KONYALI
Bugüne kadar yaşadığımız bir çok seçimde , ağırlıklı olarak parti merkezleri tarafından belirlenen adaylara oy verdik ve bunu demokratik bir seçim olarak tanımladık. Politikayla aktif olarak ilgilenmesek de önümüze konulan seçeneklerden birinde karar kıldığımız zaman hür irademizi kullanmış olduk.
Son bir yıl içinde yaşadığımız ekonomi krizlerinden sonra hükümetin istifa etmesi gerektiği doğrultusundaki muhalefet istemlerine, Başkakan'ın , " Alternatifimiz yok." şeklindeki yanıtı, pek çok vatandaş tarafından mantıklı bulunabilir. Çünkü günümüz partilerinden birçoğunu yakın geçmişimizde iktidarda görerek ne yaptıklarına gördük.
Başlangıçtaki uygulamalarıyla, varolan seçenekler arasında pek çok kişide en iyisini yaptıkları imajı oluşturan DSP - MHP - ANAP koalisyonunun ülkeyi getirdiği noktayı da hep birlikte yaşadık.
Kısacası , yıllardır ülkeyi yönetenlerin ortaya koyduklarıyla yetinmek zorunda bırakıldık. Politikacılar arasında çeşitli suçlardan yargılanarak ceza alanlar olduğu gibi sonuçlanmamış birçok davaları da ağır aksak işleyen hukuk sistemimizin elinde bulunmaktadır. Basında izlediğimiz kadarıyla bir takım anketlerin sonucuna göre ülkemizde en az güven duyulan kurum olarak TBMM gösterilmiş. Yani bizler (!) en az güvendiğimiz insanların eline ülke yönetimini veriyoruz. Bir ülkenin insanlarına böyle bir tutarsızlığı yakıştırmak yerine şöyle desek daha doğru olur mu ; " Türkiye' nin seçim sistemi güvenilemeyecek insanların da halkın arasından sivrilerek ülke yönetimine geçmesine olanak tanıyor."
Bu saptamanın ne derece doğru olduğu çeşitli ölçümlerle ortaya konabilir. Şu anda bunu yapacak olanaklara sahip olmadığımdan sadece bu olumsuz durumun ortadan kaldırılmasına bugüne kadar uygulananlardan oldukça farklı bir çözüm önererek katkıda bulunmak istiyorum.
Ülkeyi yönetmeye aday siyasi partilerin daha güvenilir insanları milletvekili adayı olarak sunabilmeleri için bir kaygıları olması gerekir : Yeterli oy alamama.
Görünürde her siyasi partinin böyle bir kaygıyı zaten taşıdığı varsayılabilir. Ancak milletvekillerinin nitelikleri incelendiğinde , ülke sorunlarına çözüm için çalışacak nitelikde olmayan insanların da partili olabildiğini görebiliriz. Çağdışı kalmış kişisel görüşlerini çoğunluğa uygulatmaya çalışanlar da bana göre ülkelerine zaman kaybettiriyorlar.
Bu yazılanlara birçok eklenti yapılabilir, örnekler çoğaltılabilir.
VAROLAN TÜM PARTILERE GÜVENI KALMAYIP DA DAHA FARKLI ÇÖZÜMLER BEKLEYENLERIN OYLARI DA MECLIS ARITMETIĞINE YANSISIN .
Bu pratiğe nasıl geçebilir.
Seçim pusulasında sunulan parti veya adaylardan herhangi birini tercih etmediğim zaman kurala uymayan oy kullanarak oyumun geçersiz sayılmasını sağlayabilirim. Ama bu durum veya daha başka bilinçli olarak geçersiz oy kullanan birçok insanın düşüncesi meclis aritmetiğine yansımıyor. Nasıl çoktan seçmeli bir sınav sorusunda bazan "HİÇBİRİ" seçeneği de bir madde olarak bulunabiliyor ve sonuca olumlu katkısı olabiliyorsa bu örnek milletvekili seçimlerinde niçin kullanılmasın ?
Seçimlerde zaman zaman uygulanan baraj sistemi hiçbirini tercihedenler için de kullanılabilir. Bir ülkede insanlar politikacılardan ( veya aday olanlardan ) bıkmışsa bu düşünceleri seçim sonucuna yansımalıdır. Hiçbirini seçenlerin oy sayısı , toplam oy kullananlar arasında ne kadarsa, seçim sonucunda planlanana göre o oranda daha az milletvekili meclise girebilir.
Oy pusulasında siyasi parti işaretlerinin en sonunda bulunabilecek " HİÇBİRİ " seçeneğini tercih edenlerin sayısı % 20 olursa, meclise gönderilecek milletvekili sayısı da tasarlanandan % 20 eksik olsun. İnsanlar güvenilmeyen yöneticileri yönetimde görmek zorunda değiller. Ancak az sayıda insanın ülke geleceği için çıkarmak zorunda oldukları yasalarda veya anayasanın bir takım maddelerini değiştirmek için gerekli oy sayısı, planlanan milletvekili sayısının tam olduğu zaman gerekli oy sayısı kadar olmalıdır. Aksi takdirde çok az sayıda insanla iktidar olup çoğunluğa hizmet etmeyecek yasalar çıkarılması halinde iş altından kalkılmaz bir hal alabilir. Yakın geçmişimizde düşük oy oranıyla yüksek sayıda milletvekili çıkararak iktidar olup ülkeye onarılmaz zararlar verildiğini unutmamalıyız.
DÖNEM SÜRESİ
Seçilmişlerin planlanan çalışma süresi, hiçbiri seçeneğinin toplamdaki oranı kadar kısaltılabilir. Tüm partilere verilen oylar, toplam içinde % 25 lik bir paya sahipse , bu dönem seçilen parlamenterlerin süresi planlananın sadece % 25 i kadar tutulabilir.
BİR SONRAKİ SEÇİM İÇİN KURAL
Her seçim bölgesinde çıkan hiçbiri oylarının o bölge toplamındaki payı ne kadarsa, bir sonraki seçimde partiler adaylarının en az bu oran kadarını değiştirmek zorunda olsunlar.
Seçim kanununun değiştirilmesi dorultusunda çalışmaların yapıldığı şu günlerde siyasi partilerin kendilerine daha çok çeki düzen vermelerine katkıda bulunacağını düşündüğüm görüşlerime katılmanız halinde ilgili çevrelerde değerlendirilmesine yardımcı olursanız sevinirim.
Dünyadaki seçimlerde bugüne kadar böyle bir kuralın uygulanmamış olması bunun anlamsız olduğu şeklinde değerlendirilmemelidir.
Kısacası hangi partiden olurlarsa olsunlar bugüne kadar tanıdığımız siyasetçilerden birçoğunun birbirinden pek bir farkı yok. Her biri tek başına ele alındığında iyi bir insan olabilir. Ancak işin içine çıkar kavgası girince insan davranışları değişebiliyor. Bu durumdan rahatsız olduğum için, mevcut partilerden veya adaylarından herhangi birine oy vermek istemeyenlerin de seçim sistemi aracılığıyla TBMM aritmetiğine etki etmesini istiyorum.
Konuyla ilgilenmiyorsanız zamanınızı aldığım için bağışlayın. Ancak görüşlerimi geliştirilebilir bulduysanız kamuoyunda veya ilgili ortamlarda gündeme getirilmesine katkınız olsun isterim.
Yukarıda yazılı görüşü üzerinde tartışılmaya değer bulduysanız lütfen yakınlarınızla paylaşınız.
|
|
|