Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


BORDA YENİ OYUN: 2840 SAYILI YASA’DA DEĞİŞİKLİK

Mustafa Öztaşkın
(Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı)

Özelleştirmeciler, borda yasa değişikliği ile yeni bir oyun daha sergiliyor.

Sendikamız ve diğer ilgili tüm taraflarca değiştirilmemesi yönündeki taleplerin ısrarla dile getirilmiş olmasına karşın, borların kamu eliyle işletilmesi ve pazarlanmasına son verilerek, bu alanın yabancı ve yerli firmalara açılması yönünde 2840 sayılı Yasa'nın 2. Maddesinin değiştiren bir taslak hazırlanmış olup, Meclise getirilmek üzeredir. Yasanın değiştirilme gerekçesinde; borların stratejik olmadığı ve üretim, işlenmesi ve pazarlanmasında “bir tüccar gibi” davranılmadığı yaklaşımında bulunarak, bor ruhsat ve işletmesinin yerli-yabancı şirketlere açılması gereği açıkça ifade edilmektedir.

Yapılmak istenen bu değişiklik ile bor madenlerinin devlet eliyle işletmesine son verilerek, tamamen yabancı tekelin eline geçecek biçimde yeni bir düzenlemeye gidilmekte ve böylece borlar, yeni bir  özelleştirilme sürecine daha sokulmaktadır.

Oysa, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 20.12.2000 tarihinde alınan Eti Holding A.Ş.’yi özelleştirme kararı kamu oyunun geniş kesimlerinden gelen tepkiler üzerine 2001 başında Bakanlar Kurulunca geri alınmış, Sendikamızın açtığı dava ile 26 Nisan 2001’de yürütmeyi durdurma kararı aldırılmış ve 16 Temmuz 2001 tarihinde de Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile Eti Holding tamamen özelleştirme kapsamından çıkarılmıştı.

Halkın arasına çıkamayacak kadar tükenmiş ve seçim barajı altında kaldıklarını kendilerinin de dile getirdiği bir koalisyon hükümeti son çırpınışları içinde, bir yandan çalışanların kazanılmış haklarını yok etmeye çalışmakta, diğer yandan da özelleştirme yağmasını sürdürmektedir.

Halkın gözünde meşruluğunu yitiren ve yalnızca IMF'nin desteğiyle ayakta kalabilen bu hükümetin aldığı kararlar ve yaptıkları da meşru değildir. Türkiye'nin petrolü ve önde gelen ulusal kaynağı durumunda olan bor madenleri üzerinde, tamamen dünya bor tekelinin (USA Boraks-Rio Tinto, E.ON.AG, Citicorp Venture Capital) çıkarına olarak oyun oynamaya kimsenin hakkı yoktur.

Ham madde yetersizliğinden yüzde 50 kapasite ile çalışan ABD bor işletmelerinin acilen Türkiye’deki bor rezervlerine ihtiyaçları vardır. Bu nedenle 130 yıldır sürdürdükleri borlarımızı ele geçirme çabalarını çok daha artırmışlardır.

Bir kez daha dile getiriyoruz ki bor madenleri stratejiktir. Çünkü;

      Bor madenlerinin stratejik değeri yüz yılı aşan geçmişi ve kullanım alanlarının genişliği ile kanıtlanmış, sürekli dünya bor tekelinden korunmaya çalışılmıştır. Çünkü dünyadaki bor maden rezervinin yüzde 70'i Türkiye'dedir.

       Bor madenlerinin işlenmesi ile sağlanacak gelir yılda 1 milyar doları dahi bulabilecek olup, her türlü engele rağmen bor madeni ve ürünlerinden yılda 260 milyon dolar ihracat geliri sağlanmaktadır.

  Türkiye bor madenlerini ele geçiren firma, dünyada bor üretim ve satışının tek belirleyicisi olacak, kendi bor ürün gereksinimimiz için dahi bu ulusötesi tekellere muhtaç durumda kalınacaktır. Türkiye kendi borlarını işlediğinde ise dünya pazarındaki payını çok daha artırabilecektir.

  Borlar ve işlenmeleri Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sorunlarını çözmede ve özellikle içinde bulunulan kriz koşullarında eşsiz bir kaynak durumundadır.

Böylesi stratejik değerleri ve Türkiye'nin en önemli doğal kaynağı durumunda olan bor madenleri, 2840 sayılı Yasa’da yapılan ve Meclisten geçirilmeye hazırlanan bu değişiklik ile belki yerli ortak aracılığı ile ulusötesi tekele sunulacaktır. Ulusötesi tekelin çıkarını değil, ülke halkının çıkarını düşünmeye mecbur olan mevcut hükümet, hazırlanmış olan bu yasa taslağını derhal geri almalıdır. Saygı ile kamu oyuna duyurulur.         

 

 
sayfa başına dön