Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


Hükümetin Ekonomik Programı Ve Gerçekler

Petrol-İş Araştırma
Servisi 

Hükümet IMF direktiflerini yerine getirmek için, çalışanların kazanımlarına göz koymuştur. Çok ağır hak kayıplarıyla sonuçlanacak bir fatura dayatılmak istenmektedir. “Tasarruf önlemleri” adı altında dayatılan program çalışanları daha çok yoksullaştıracak, iş koşullarını ağırlaştıracak, işsizliğe  terkedecektir. İşsizler, yoksullar, horlanmışlar ise yaşamın en kıyısına itileceklerdir. Yük, krizin sorumlusu olmadıkları halde yine toplumun geniş kesimlerine yıkılmıştır.

Soruyoruz: Bu yeni programın iflas etmeyeceğinin garantisi var mıdır? Bir süre sonra bu programın da iflası ile karşılaşacağız... Ama yine çok değerli zaman yitirilmiş olacak, yine toplum umutsuzluğa itilecek, yine ağır bedeller ödenecektir.

Kriz koşullarında  işçilerin, yoksulların, ezilenlerin  şimdiye kadar gösterdikleri özverinin, yeterince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bugüne kadar yapılan fedekarlıklar, karşılıksız kalmıştır. Bundan sonra işçi hareketinin ve sendikaların  özveriye devam edeceklerini beklemek mümkün değildir. Eğer bu ağır faturaya karşı sessiz kalınırsa, başta özelleştirme olmak üzere, kazanımları ortadan kaldırmaya yönelik diğer saldırılar birer birer gündeme getirilecektir. Bilinmelidir ki Çalışanlar  ve sendikalar örgütlü güçleriyle, öz çıkarlarını koruma iradesine sahiptirler.

 

ı. yeni programın  temel dayanakları  ve

OLASI  sonuçları

 

Yeni saldırı paketinin asıl amacı, krizin faturasının tamamen çalışanlara, yoksullara ödettirilmesidir. Böylece toplumun geniş kesimlerinden, bütçeye ve sermayeye büyük bir kaynak transferi gerçekleştirilmiş olacaktır.  Bütçeye aktarılan kaynaklar da, borç geri ödemesi veya teşvikler biçiminde yerli ve yabancı sermayeye aktarılacaktır. Bu politika 1999’dan beri uygulanmaya çalışılan emek-karşıtı, “sermayenin yeniden yapılanması programının” devamıdır.  Hazırlanan saldırı paketi, sermayenin uzun vadeli sorunlarını çözecek yapıya da sahip değildir. Saldırı paketinin “Devleti küçültme” adı altında sunulması, kamuoyunda destek sağlamaya  yöneliktir.

 Saldırı paketinin  temel dayanakları  ve sonuçları şöyledir:

 

1. SATINALMA GÜCÜNÜN  DÜŞÜRÜLMESİ

2. ÖZELLEŞTİRME veya KAMUNUN  KÜÇÜLMESİ

3. ÜRETİMİN BORCA TABİ KILINMASI

4. ÜRETİM SÜRECİNDE DEĞİŞİKLİKLERİN TAHRİK EDİLMESİ

 SONUÇ

-Toplam talebin düşüşü hızlanacak. 2001 yılında Milli gelirin gerilemesi %10 seviyesine yaklaşacak

-Üretim kapasitesi gerileyecek. Bilhassa küçük işletmeler kapanma tehlikesi ile karşılaşacak. Tekelleşme artacak. İç Pazar üzerinde yabancı firmaların etkisi artacak

- Üretim ve talep arasındaki dengesizlik artacak

- -İşsizlik genişleyecek

-Gelir Vergisi tahsilatı gerileyecek

-Gelir dağılımı bozulacak

-Yoksulluk artacak

-Mülkiyete ilişkin suçlar

 1. SATINALMA GÜCÜNÜN

DÜŞÜRÜLMESİ

-Cari ücretlerin düşürülmesi

-Sağlık ödemelerinin sınırlanması

-Lojman kiralarının artırılması

-“Memurlara” enflasyonun altında zam yapılması

-Tüketim vergilerinin artırılması

-KİT prim ödemelerinin sınırlanması

-KİT’lerde indirimli ürün tarifelerine son verilmesi

-Tarımsal desteklerin kısıtlanması veya kaldırılması

 SONUÇ

-Toplam talebin düşüşü hızlanacak. 2001 yılında Milli gelirin gerilemesi %10 seviyesine yaklaşacak

-Üretim kapasitesi gerileyecek. Bilhassa küçük işletmeler kapanma tehlikesi ile karşılaşacak. Tekelleşme artacak. İç Pazar üzerinde yabancı firmaların etkisi artacak

- Üretim ve talep arasındaki dengesizlik artacak

- -İşsizlik genişleyecek

-Gelir Vergisi tahsilatı gerileyecek

-Gelir dağılımı bozulacak

-Yoksulluk artacak

-Mülkiyete ilişkin suçlar

 

3. ÜRETİMİN BORCA TABİ KILINMASI

-Tasarruf paketinin uygulanması ile ek 10 milyar dolarlık IMF kredisi sağlanması

-İMF kredisi sağlanır ise, ekonominin yeni kredi elde etme imkanlarının genişleyeceğinin umulması

-Alınan kredilerin, batan bankalara aktarılacak olması veya faiz ödemede kullanılması

-Yatırımların sınırlanması

SONUÇ

-Yatırımların sınırlanması, kaynakların borç geri ödemede kullanılması üretim artışını sınırlayacak

-Üretim sonucu elde edilen gelirin büyük kısmının, borç geri ödemede kullanılması, sermaye ve emek arasındaki gelir paylaşımı mücadelesini şiddetlendirecek.

-Sermaye belirli kâr haddini korumaya çalışacağı için, ücretlerin düşmesi yönünde baskı yapmaya devam edecek 

-Üretim artışının sınırlanması vergi kayıplarını artıracak

-IMF’nin  yeni taviz imkanlarına kavuşması; yeni bir stand-by anlaşması için baskı yapmasına neden olacak

 4. ÜRETİM SÜRECİNDE DEĞİŞİKLİKLERİN TAHRİK EDİLMESİ

-Kamudan işçi çıkartılması, yeni personel alımının durdurulması

-Kamuda çalışanların re’sen emekli edilmesi

-Erken emekliliği teşvik

-Ücretlerin reel olarak düşürülmesi

-Üretim kapasitelerindeki olası gerilemelerin işçi çıkartmalarına bahane oluşturması

-Piyasalarda belirsizliğin sürmesi

 SONUÇ

-Zorunlu emeklilikler, emeklilik sonrası ikinci iş talebini artıracak. İkinci işte çalışanlar esnek çalışma sistemine tabii olacaklar.

-Kamuda İşgücü gereksinimi, taşeron-müteahhit işçi uygulamasıyla aşılması gündeme gelecek

-Piyasalardaki belirsizlikler, özel kesimde kadrolu istihdam yerine, geçici, süreksiz istihdam ilişkisini yerleştirmeye fırsat vermiş olacak

-Kayıt dışı ve kaçak işçilik yaygınlaşacak

 

Devletin küçültülmesi iddiasının temel bahanesi: kaynak yok iddiası ve gerçekler

Devletin küçültülmesi iddiası her bakımdan çok tutarlı bir iddia değil. Saldırı paketini meşrulaştırmak için, imal edilmişe benziyor. İstihdamın daraltılması, mali kaynakların azaltılması tek başına devletin küçültülmesi anlamına gelmiyor. Devletin küçültülmesinde esas nokta, baskıcı uygulamalara temel teşkil eden yapının küçültülmesiyle ilgili. Bu küçültme, demokratik alanın genişlemesi anlamına da geliyor.

¨ Özel firmalara sübvansiyon, vergi iadesi biçiminde aktarılan kaynakların düzeyi, tercihlerin nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. Aşağıdaki tabloda özel firmalara aktarılan kaynaklarla, bazı bütçe kalemlerinin karşılaştırılmıştır.

Buna göre, özel sanayi firmalarına vergi iadesi ve sübvansiyon adı altında aktarılan kaynaklar 2000 yılında şu düzeyde idi:

Sağlık bütçesinin % 59’u

Eğitim bütçesinin % 14,5’i

SSK’ya bütçeden aktarılan katkının % 158’i

Tarım-orman ve köy işleri Bakanlığı bütçesinin % 65’i

Bayındırlık Bakanlığı Bütçesinin% 322’si

Kültür ve turizm Bütçesinin % 358’i

Sosyal Hizmetlerin % 377’sidir.

Özel firmalara aktarılan vergi iadesi ve  sübvansiyon

 toplamının bazı bütçe kalemlerine oranı    %

 

Sağlık

Eğitim

SSK’ya

yapılan katkı

Tarım-orman-köy

Bayındırlık

Kültür- Turizm

Sosyal Hizm.

1993

23,8

5,6

 

18,1

46,8

126,2

103,7

1994

70,4

18,4

153,3

63,3

197,2

387,3

383,2

1995

56,5

15,3

54,6

56,1

186,3

345,7

293,5

1996

44,1

11,9

35,4

46,9

115,3

289,6

232,3

1997

42,9

11,5

32,7

45,1

142,9

296,3

219,7

1998

48,9

11,9

51,2

61,1

191,4

355,5

282,3

1999

45,2

11,0

33,0

50,5

203,1

305,6

252,5

2000

59,8

14,5

158,5

64,9

322,9

357,7

376,8

 

Kaynak:DİE İmalat Sanayi İstatistikleri, İSO 500 Büyük firma verileri, Maliye Bakanlığı 1993-2001 Bütçe Gerekçesi, Maliye Bakanlığı Vergi denetimleri

 

2002 bütçesinde borç faizleri toplam bütçenin %43’üdür. 2002’de toplanacak vergilerin ise % 74’ü faiz harcamalarına gidecektir. Bu rakamlar, ülke kaynaklarının devlet eliyle, sermayeye muazzam ölçüde transfer edildiğini ortaya koymaktadır.

Bütçeden yapılan faiz harcamaları

 

Faiz harcamalarının Toplam bütçeye oranı %

Faiz harcamalarının toplam vergi gelirlerine oranı %

1993

24,0

44,1

1994

33,2

50,7

1995

33,4

53,1

1996

37,8

66,7

1997

28,3

48,0

1998

39,6

66,9

1999

38,2

72,4

2000

45,2

79,6

2001

34,7

44,2

2002 (*)

43,0

74

Kaynak: Maliye Bakanlığı Bütçe gerekçeleri   (*) Program

Kamu işletmelerinin ekonomik gelişme için çok önemli işlevlerinden birisi de bütçeye aktardıkları vergilerdir. 2000 yılı itibariyle bütçeye aktardıkları vergilerin, toplam vergilere oranı % 20’dir.

 

Kamu işletmelerinin toplam vergilerinin Bütçe toplam vergileri içindeki payı %

1993

32,0

1994

30,3

1995

23,9

1996

27,2

1997

28,2

1998

18,4

1999

22,3

2000

19,5

Kaynak: DPT yıllık ekonomik programlar, Maliye Bakanlığı Bütçe Gerekçeleri, İSO 500 büyük firma verileri

 

KAMU KESİMİ VERİMSİZDİR İDDİASI VE

GERÇEKLER

Özel kesimde, verimliliğin kamu sektöründen daha küçük olması, yapısal özelliklerinden kaynaklanıyor. Özel kesimde çalışma koşullarının ağır olması, işçilerin aşırı çalışması, daha az ücret almaları, verimliliği artırmıyor.

 

Özel sektör ve kamuda Verimlilik düzeyi

(Çalışan başına katma değer tutarı)

Sabit 1997 fiyatlarıyla  Milyar TL

 

 

Özel Sektör

Kamu İşletmeleri

1993

5,4

3,8

1994

4,2

3,7

1995

5,0