|
|
Hükümetin
Ekonomik Programı Ve Gerçekler
Petrol-İş Araştırma Servisi
Hükümet
IMF direktiflerini yerine getirmek için, çalışanların kazanımlarına
göz koymuştur. Çok ağır hak kayıplarıyla sonuçlanacak bir
fatura dayatılmak istenmektedir. “Tasarruf önlemleri” adı altında
dayatılan program çalışanları daha çok yoksullaştıracak, iş
koşullarını ağırlaştıracak, işsizliğe
terkedecektir. İşsizler, yoksullar, horlanmışlar ise yaşamın
en kıyısına itileceklerdir. Yük, krizin sorumlusu olmadıkları
halde yine toplumun geniş kesimlerine yıkılmıştır.
Soruyoruz:
Bu yeni programın iflas etmeyeceğinin garantisi var mıdır? Bir süre
sonra bu programın da iflası ile karşılaşacağız... Ama yine
çok değerli zaman yitirilmiş olacak, yine toplum umutsuzluğa
itilecek, yine ağır bedeller ödenecektir.
Kriz
koşullarında işçilerin,
yoksulların, ezilenlerin şimdiye
kadar gösterdikleri özverinin, yeterince değerlendirilmediği
anlaşılmaktadır. Bugüne kadar yapılan fedekarlıklar, karşılıksız
kalmıştır. Bundan sonra işçi hareketinin ve sendikaların
özveriye devam edeceklerini beklemek mümkün değildir. Eğer
bu ağır faturaya karşı sessiz kalınırsa, başta özelleştirme
olmak üzere, kazanımları ortadan kaldırmaya yönelik diğer saldırılar
birer birer gündeme getirilecektir. Bilinmelidir ki Çalışanlar
ve sendikalar örgütlü güçleriyle, öz çıkarlarını
koruma iradesine sahiptirler.
ı.
yeni programın temel dayanakları ve
OLASI
sonuçları
Yeni saldırı paketinin asıl
amacı, krizin faturasının tamamen çalışanlara, yoksullara ödettirilmesidir.
Böylece toplumun geniş kesimlerinden, bütçeye ve sermayeye büyük
bir kaynak transferi gerçekleştirilmiş olacaktır.
Bütçeye aktarılan kaynaklar da, borç geri ödemesi veya
teşvikler biçiminde yerli ve yabancı sermayeye aktarılacaktır.
Bu politika 1999’dan beri uygulanmaya çalışılan emek-karşıtı,
“sermayenin yeniden yapılanması programının” devamıdır.
Hazırlanan saldırı paketi, sermayenin uzun vadeli sorunlarını
çözecek yapıya da sahip değildir. Saldırı paketinin “Devleti
küçültme” adı altında sunulması, kamuoyunda destek sağlamaya
yöneliktir.
Saldırı paketinin
temel dayanakları ve
sonuçları şöyledir:
1.
SATINALMA GÜCÜNÜN DÜŞÜRÜLMESİ
2.
ÖZELLEŞTİRME veya KAMUNUN KÜÇÜLMESİ
3.
ÜRETİMİN BORCA TABİ KILINMASI
4.
ÜRETİM SÜRECİNDE DEĞİŞİKLİKLERİN TAHRİK EDİLMESİ
SONUÇ
-Toplam
talebin düşüşü hızlanacak. 2001 yılında Milli gelirin
gerilemesi %10 seviyesine yaklaşacak
-Üretim
kapasitesi gerileyecek. Bilhassa küçük işletmeler kapanma
tehlikesi ile karşılaşacak. Tekelleşme artacak. İç Pazar üzerinde
yabancı firmaların etkisi artacak
-
Üretim ve talep arasındaki dengesizlik artacak
-
-İşsizlik genişleyecek
-Gelir
Vergisi tahsilatı gerileyecek
-Gelir
dağılımı bozulacak
-Yoksulluk
artacak
-Mülkiyete
ilişkin suçlar
1.
SATINALMA GÜCÜNÜN
DÜŞÜRÜLMESİ
-Cari
ücretlerin düşürülmesi
-Sağlık
ödemelerinin sınırlanması
-Lojman
kiralarının artırılması
-“Memurlara”
enflasyonun altında zam yapılması
-Tüketim
vergilerinin artırılması
-KİT
prim ödemelerinin sınırlanması
-KİT’lerde
indirimli ürün tarifelerine son verilmesi
-Tarımsal
desteklerin kısıtlanması veya kaldırılması
SONUÇ
-Toplam
talebin düşüşü hızlanacak. 2001 yılında Milli gelirin
gerilemesi %10 seviyesine yaklaşacak
-Üretim
kapasitesi gerileyecek. Bilhassa küçük işletmeler kapanma
tehlikesi ile karşılaşacak. Tekelleşme artacak. İç Pazar üzerinde
yabancı firmaların etkisi artacak
-
Üretim ve talep arasındaki dengesizlik artacak
-
-İşsizlik genişleyecek
-Gelir
Vergisi tahsilatı gerileyecek
-Gelir
dağılımı bozulacak
-Yoksulluk
artacak
-Mülkiyete
ilişkin suçlar
3.
ÜRETİMİN BORCA TABİ KILINMASI
-Tasarruf
paketinin uygulanması ile ek 10 milyar dolarlık IMF kredisi sağlanması
-İMF
kredisi sağlanır ise, ekonominin yeni kredi elde etme imkanlarının
genişleyeceğinin umulması
-Alınan
kredilerin, batan bankalara aktarılacak olması veya faiz ödemede
kullanılması
-Yatırımların
sınırlanması
SONUÇ
-Yatırımların
sınırlanması, kaynakların borç geri ödemede kullanılması üretim
artışını sınırlayacak
-Üretim
sonucu elde edilen gelirin büyük kısmının, borç geri ödemede
kullanılması, sermaye ve emek arasındaki gelir paylaşımı mücadelesini
şiddetlendirecek.
-Sermaye
belirli kâr haddini korumaya çalışacağı için, ücretlerin düşmesi
yönünde baskı yapmaya devam edecek
-Üretim
artışının sınırlanması vergi kayıplarını artıracak
-IMF’nin
yeni taviz imkanlarına kavuşması; yeni bir stand-by anlaşması
için baskı yapmasına neden olacak
4.
ÜRETİM SÜRECİNDE DEĞİŞİKLİKLERİN
TAHRİK EDİLMESİ
-Kamudan
işçi çıkartılması, yeni personel alımının durdurulması
-Kamuda
çalışanların re’sen emekli edilmesi
-Erken
emekliliği teşvik
-Ücretlerin
reel olarak düşürülmesi
-Üretim
kapasitelerindeki olası gerilemelerin işçi çıkartmalarına
bahane oluşturması
-Piyasalarda
belirsizliğin sürmesi
SONUÇ
-Zorunlu
emeklilikler, emeklilik sonrası ikinci iş talebini artıracak. İkinci
işte çalışanlar esnek çalışma sistemine tabii olacaklar.
-Kamuda
İşgücü gereksinimi, taşeron-müteahhit işçi uygulamasıyla aşılması
gündeme gelecek
-Piyasalardaki
belirsizlikler, özel kesimde kadrolu istihdam yerine, geçici, süreksiz
istihdam ilişkisini yerleştirmeye fırsat vermiş olacak
-Kayıt
dışı ve kaçak işçilik yaygınlaşacak
Devletin küçültülmesi iddiasının temel
bahanesi: kaynak yok iddiası ve gerçekler
Devletin küçültülmesi
iddiası her bakımdan çok tutarlı bir iddia değil. Saldırı
paketini meşrulaştırmak için, imal edilmişe benziyor. İstihdamın
daraltılması, mali kaynakların azaltılması tek başına
devletin küçültülmesi anlamına gelmiyor. Devletin küçültülmesinde
esas nokta, baskıcı uygulamalara temel teşkil eden yapının küçültülmesiyle
ilgili. Bu küçültme, demokratik alanın genişlemesi anlamına da
geliyor.
¨
Özel
firmalara sübvansiyon, vergi iadesi biçiminde aktarılan kaynakların
düzeyi, tercihlerin nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. Aşağıdaki
tabloda özel firmalara aktarılan kaynaklarla, bazı bütçe
kalemlerinin karşılaştırılmıştır.
Buna göre, özel sanayi
firmalarına vergi iadesi ve sübvansiyon adı altında aktarılan
kaynaklar 2000 yılında şu düzeyde idi:
Sağlık
bütçesinin % 59’u
Eğitim
bütçesinin % 14,5’i
SSK’ya
bütçeden aktarılan katkının % 158’i
Tarım-orman
ve köy işleri Bakanlığı bütçesinin % 65’i
Bayındırlık
Bakanlığı Bütçesinin% 322’si
Kültür
ve turizm Bütçesinin % 358’i
Sosyal
Hizmetlerin % 377’sidir.
Özel
firmalara aktarılan vergi iadesi ve
sübvansiyon
toplamının
bazı bütçe kalemlerine oranı %
|
|
Sağlık
|
Eğitim
|
SSK’ya
yapılan
katkı
|
Tarım-orman-köy
|
Bayındırlık
|
Kültür-
Turizm
|
Sosyal
Hizm.
|
|
1993
|
23,8
|
5,6
|
|
18,1
|
46,8
|
126,2
|
103,7
|
|
1994
|
70,4
|
18,4
|
153,3
|
63,3
|
197,2
|
387,3
|
383,2
|
|
1995
|
56,5
|
15,3
|
54,6
|
56,1
|
186,3
|
345,7
|
293,5
|
|
1996
|
44,1
|
11,9
|
35,4
|
46,9
|
115,3
|
289,6
|
232,3
|
|
1997
|
42,9
|
11,5
|
32,7
|
45,1
|
142,9
|
296,3
|
219,7
|
|
1998
|
48,9
|
11,9
|
51,2
|
61,1
|
191,4
|
355,5
|
282,3
|
|
1999
|
45,2
|
11,0
|
33,0
|
50,5
|
203,1
|
305,6
|
252,5
|
|
2000
|
59,8
|
14,5
|
158,5
|
64,9
|
322,9
|
357,7
|
376,8
|
Kaynak:DİE
İmalat Sanayi İstatistikleri, İSO 500 Büyük firma verileri,
Maliye Bakanlığı 1993-2001 Bütçe Gerekçesi, Maliye Bakanlığı
Vergi denetimleri
2002 bütçesinde borç
faizleri toplam bütçenin %43’üdür. 2002’de toplanacak
vergilerin ise % 74’ü faiz harcamalarına gidecektir. Bu
rakamlar, ülke kaynaklarının devlet eliyle, sermayeye muazzam ölçüde
transfer edildiğini ortaya koymaktadır.
Bütçeden
yapılan faiz harcamaları
|
|
Faiz
harcamalarının Toplam bütçeye oranı %
|
Faiz
harcamalarının toplam vergi gelirlerine oranı %
|
|
1993
|
24,0
|
44,1
|
|
1994
|
33,2
|
50,7
|
|
1995
|
33,4
|
53,1
|
|
1996
|
37,8
|
66,7
|
|
1997
|
28,3
|
48,0
|
|
1998
|
39,6
|
66,9
|
|
1999
|
38,2
|
72,4
|
|
2000
|
45,2
|
79,6
|
|
2001
|
34,7
|
44,2
|
|
2002
(*)
|
43,0
|
74
|
Kaynak:
Maliye Bakanlığı Bütçe gerekçeleri
(*) Program
Kamu
işletmelerinin ekonomik gelişme için çok önemli işlevlerinden
birisi de bütçeye aktardıkları vergilerdir. 2000 yılı
itibariyle bütçeye aktardıkları vergilerin, toplam vergilere
oranı % 20’dir.
Kamu
işletmelerinin toplam vergilerinin Bütçe toplam vergileri içindeki
payı %
|
1993
|
32,0
|
|
1994
|
30,3
|
|
1995
|
23,9
|
|
1996
|
27,2
|
|
1997
|
28,2
|
|
1998
|
18,4
|
|
1999
|
22,3
|
|
2000
|
19,5
|
Kaynak:
DPT yıllık ekonomik programlar, Maliye Bakanlığı Bütçe Gerekçeleri,
İSO 500 büyük firma verileri
KAMU
KESİMİ VERİMSİZDİR İDDİASI VE
GERÇEKLER
Özel kesimde, verimliliğin
kamu sektöründen daha küçük olması, yapısal özelliklerinden
kaynaklanıyor. Özel kesimde çalışma koşullarının ağır
olması, işçilerin aşırı çalışması, daha az ücret almaları,
verimliliği artırmıyor.
Özel
sektör ve kamuda Verimlilik düzeyi
(Çalışan
başına katma değer tutarı)
Sabit
1997 fiyatlarıyla Milyar
TL
|
|
Özel
Sektör
|
Kamu
İşletmeleri
|
|
1993
|
5,4
|
3,8
|
|
1994
|
4,2
|
3,7
|
|
1995
|
5,0
|
|