Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 

Türkiye'de Bor Madenleri

HASAN ÇETİN

 Tartışılmayan sorun: Bor

Özelleştirilmesine karşı çıkılan madenler, yıllardır yabancı şirketlerin kullanımı altında

Eti Holding'in bir avuç bürokratının oluşturduğu Truva atının yardımı ile, bor madenleri çoktan birkaç yabancı şirketin hammadde deposuna dönüştü. Türkiye'deki bor madenlerinin içindeki bu Truva atı da Eti Holding'in yurtdışındaki pazarlama şirketi Etimine S.A. oldu.

Bor madenleri konusunda hiçbir siyasi partinin bor politikası olmadığı açıkça görülüyor. Eti Holding'e prens atar gibi genel müdür atanmış, genel müdür de bor pazarlamasından sorumlu yöneticilerle birlikte o güne kadar belirlenen politikayı uygulamışlar.

Eti Holding'in Etimine S.A.'daki hissesi halen yüzde 75'tir. Etimine S.A.'nın diğer ortağı Bormine'in hissesi yüzde 9'dur. Yüzde 16 hissenin kime ait olduğu bilinmiyor. Bor madenlerini 2480 sayılı kanuna göre Türkiye'de kendisinin işlemesi gereken Eti Holding, yasal haklarını Hollandalı Ankersmit'e devretmiştir.

Bor madenlerinin özelleştirilmesine karşı kamuoyundaki duyarlılık Türkiye'nin bor politikası oluşturmasına yardımcı olabilecek kadar umut verici.

Ancak, kamuoyunda bor madenlerinin önemi çok iyi bilindiği halde, devletleştirme sonrasındaki gelişmeler, satış rakamları, alıcılar, ülkeler gibi konuların yeterince bilinmediği görülüyor. Bunun nedeni, devletleştirme sonrasında DİE istatistiklerinin bile yayımlanmasına izin vermeyen birkaç bürokratın, bor konusunu ''tapınak sırrı'' na dönüştürmesidir. Bu nedenle, bor sorunu, ''özelleştirilemez'' ya da ''özelleştirilmemeli'' nin ötesinde, neredeyse hiçbir açıdan tartışılamıyor. Yıllardır bor madenlerinin zaten birkaç yabancı şirketin kullanımı (imtiyazı) altında olduğu gerçeği gözden kaçıyor. Yabancıların bor madenlerini ele geçirmek için IMF baskısı ile özel sektöre devrini istemelerine hiç gerek olmadığı gerçeği görülemiyor.

Ne var ki devletleştirme ile bacadan kovulanlar, Truva atı ile çoktan ön kapıdan girmişti bile. Türkiye'deki bor madenleri, Eti Holding'in bir avuç bürokratının oluşturduğu Truva atının yardımı ile, çoktan birkaç yabancı şirketin hammadde deposuna dönüştü. Türkiye'deki bor madenlerinin içindeki bu Truva atı da Eti Holding'in yurtdışındaki pazarlama şirketi Etimine S.A. oldu.

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporuna göre(1) Eti Holding denetçileri, kuruma yalnız maaş almak için uğrarken, kurumda neler olup bittiğini Werner Bühler 'den(2) öğreniyoruz. Büyük ölçüde bu kitaptan özetlenen bu öykü, bugün iyi niyetle devletçiliği savunan kişilerin yanına sığınmaya çalışan bürokratların da öyküsüdür.

Etimine S.A. ekibinin oluşması

1975 yılında Eti Holding'e Satış Müdürü olan Turhan Ardalı 'nın, Etimine S.A. şirketinin kuruluşunda ve daha sonraki politikaların belirlenmesinde önemli rolü oldu. Göreve başladığında, Eti Holding'in bor madenlerini pazarlayan şirketleri, tasfiye edilmesi gereken birer aracı olarak görüyordu. Ardalı'ya göre bütün aracı ve temsilciler birer parazitti. Geçerli temsilcilik anlaşmalarına rağmen, Eti Holding'in en büyük rakipleri Larderello ve US Borax şirketlerine doğrudan satış yapmakta bir sakınca görmüyordu.

Turhan Ardalı göreve başladığında, İhsan Ergen ve İltekin Aksakoğlu'ndan oluşan bir ekip kurdu. Daha sonra Bülent Bilge 'nin de katıldığı bu ekip, kendisi görevden ayrıldığında da kurduğu politikayı aynen devam ettirdi. 1978 yılında bor madenlerinin tamamen devletleştirilmesinden sonra, 1979 yılında Turhan Ardalı Eti Holding'den ayrıldı ve Londra'da Ultracrest isimli bir şirket kurdu. Aracıları parazit olarak gören Turhan Ardalı'nın sahibi olduğu Ultracrest, Eti Holding'in ürünlerini yurtdışında pazarlıyordu. Eti Holding'in dışında olmasına rağmen, daha önce kurduğu ilişkiler sayesinde, Turhan Ardalı'nın varlığı dünya bor piyasasında hâlâ hissediliyordu.

Etimine S.A.'nın kuruluşu

Mart 1982'de göreve başlayan Eti Holding'in Genel Müdürü Muammer Öcal, bor madenlerini yurtdışında pazarlayacak Etimine S.A. şirketinin kurulmasını sağladı. Tamamen yabancı şirketlerin ortaklığı ile oluşan Etimine S.A.'nın kuruluşunun arkasındaki en önemli isim Turhan Ardalı idi.

O sırada Londra'da Eti Holding'in ürünlerini yurtdışında pazarlayan Ultracrest'in sahibiydi. Eti Holding Pazarlama Müdürü İhsan Ergen ve İltekin Aksakoğlu da Etimine S.A.'nın kurulmasına içeriden destek verdi.

Etimine S.A. şirketi, yüzde 35.7 Minerais, yüzde 32.9 Brenntag, yüzde 30 Karl Gross, yüzde 1.4 Ultracrest şirketlerinin ortaklığı ile kuruldu.

Ultracrest, Turhan Ardalı'nın Londra'da kurduğu bir şirketti. O zamanlar konuyu bilen herkes görünürde çok az iş yapmış olan Ultracrest'in nereden para bulup da Etimine S.A.'ya ortak olduğunu merak ediyordu.

Brenntag, Almanya'da 1975 yılında Eti Holding'in ürünlerini karaborsada satan şirketti.

Minerais'nin hisseleri ise dolaylı olarak US Borax'ın elindeydi.

1985'e kadar krom işinden zarar eden Etimine S.A.'nın ortaklarından Minerais, birçok personelini Etimine S.A. şirketine çok yüksek ücretlerle kaydırdı. Nokta dergisi 1986 yılında, Etimine S.A.'nın ortaklarından Minerais'nin, Eti Holding'in dış piyasalardaki en büyük rakibi US Borax'ın elinde olduğunu yazdı. O sırada Etimine S.A., Minerais'nin bürolarında çalışmaktaydı. Genel Müdür Jean Claude Dumont da eski bir Minerais elemanıydı. Dahası Etimine S.A.'nın muhasebesi Minerais'nin muhasebecisi tarafından tutulmaktaydı. Özetle Eti Holding'in kurdurduğu Etimine S.A., Minerais kanalı ile Eti Holding'in en büyük rakibi olan US Borax tarafından yönetiliyordu.

1987 yılında Eti Holding, Etimine S.A.'nın yüzde 91 hissesini satın aldı. Yeni ortak Bormine'e yüzde 9 oranında hisse verildi. İltekin Aksakoğlu Etimine S.A.'ya Genel Müdür Yardımcısı oldu.

Fethi Ağalar dönemi

Ancak, Etimine S.A. hâlâ Minerais tarafından yönetilmekte, hesaplarını da onlar tutmaktaydı. US Borax'ın sahip olduğu Minerais'nin eski Genel Müdürü Ehrmann, hâlâ Etimine S.A.'nın Yönetim Kurulu üyesiydi. Etimine S.A., Minerais'den koptuğu takdirde kendisinin sağladığı kredilerin kesilebileceğini ileri sürüyordu. Dünya bor madeni rezervlerinin yüzde 66'sına sahip bir kuruluş için kredi kullanmak bir nimet haline gelmişti. Ocak 1989'da Fethi Ağalar Genel Müdür oldu. Fethi Ağalar, Yönetim Kurulu üyesi olduğu için Ehrmann'a bir şey yapamadı ama Ehrmann'ın arkadaşı, Etimine S.A.'nın Genel Müdürü Jean Claude Dumont'u görevden aldı.

Hissedarlıktan genel müdürlüğe

1990 yılında Süha Nizamoğlu yeniden Eti Holding Genel Müdürlüğü'ne atanınca, Satış Müdürü İhsan Ergen , Turhan Ardalı'nın Etimine S.A.'ya Genel Müdür olmasını sağladı. 1993 yılında Eti Holding Genel Müdürü olan Taşkın Akdeniz , İhsan Ergen'in yerine Aynur Taşçı 'yı Satış Müdürü olarak atadı.

Beş yıl boyunca bu ilişki devam etti. İsmail Hakkı Arslan Eti Holding'e Genel Müdür olunca, 1994 yılında Satış Müdürü Aynur Taşçı, Etimine S.A. Genel Müdürü Turan Ardalı ve Genel Müdür Yardımcısı İltekin Aksakoğlu görevlerinden ayrıldı. İsmail Hakkı Arslan, İhsan Ergen'in yakın arkadaşı Bülent Bilge 'yi Satış Müdürü yaptı. Daha sonra yerine gelen genel müdürler de o güne kadar uygulanan politikalara kendi ekipleri ile devam ettiler. Türk borları birkaç şirket için kullandırılmaya devam edildi. US Borax'ın Avrupa'daki rafinerileri ile Larderello ve Solvay, Eti Holding'den yerli sanayicilere göre daha ucuza maden almaya devam etti.

Eti Holding'in bugünkü ortakları

Eti Holding'in Etimine S.A.'daki hissesi halen yüzde 75'tir. Etimine S.A.'nın diğer ortağı Bormine'in hissesi yüzde 9'dur. Yüzde 16 hissenin kime ait olduğu bilinmiyor. Bormine, Continental Resources Inc. (New York) şirketler grubuna bağlıydı. Ancak daha sonra tüm hisseleri Ankersmit B.V'ye (Hollanda) sattı. Halen Ankersmit, Hollanda/ Belçika/Almanya'daki kolemanit piyasasında tekeldir. Eti Holding'den aldığı kolemaniti öğüterek Avrupa pazarlarına satmaktır. Bor madenlerini 2480 sayılı kanuna göre Türkiye'de kendisinin işlemesi gereken Eti Holding, yasal haklarını Hollandalı Ankersmit'e devretmiştir.

Bor politikasını kim belirliyor?

Bugüne kadar Türkiye'ye hiç kâr transferi yapmayan ve dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip Eti Holding'in yurtdışındaki pazarlama şirketi Etimine S.A.'nın öyküsü böyle. Werner Bühler'in anlattıklarından, bor madenlerinin 1969 yılından başlayarak 1978 yılında biten devletleştirilme süreci sonrasında tamamen birkaç bürokratın eline bırakıldığı açıkça görülüyor. 1996 yılında yayımlanan kitapta anlatılan olaylar bugüne kadar yalanlanmadı. 1995 yılına kadar süren Etimine S.A. öyküsünün devamı için, Eti Holding ile anlaşmazlığa düşen bir başka Avrupalının anılarını beklememeyi umalım.

Anlatılanlardan bor madenleri konusunda hiçbir siyasi partinin bor politikası olmadığı açıkça görülü- yor. Eti Holding'e prens atar gibi genel müdür atanmış, genel müdür de bor pazarlamasından sorumlu yöneticilerle birlikte o güne kadar belirlenen politikayı uygulamışlar. Bor madenlerini yönetim tarzları, görev anlayışları ve davranış biçimleri, en iyimser anlatımla Nâzım Hikmet 'in 'İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu?' oyunundaki Petrof ve İvan İvanoviç'leri anımsatıyor. Bu nedenle öyküde hiç bir siyasi parti politikasının doğru ya da yanlışlığından söz edilmiyor ve sadece bürokratların adı geçiyor.

(1) Cumhuriyet 5 Şubat 2001

(2) BORASIT (The Story of The Turkish Boron Mines and Their Impact on Boron Industry - Werner BÜHLER - May 1996 - Switzerland)

 

 
sayfa başına dön