|
|
TÜTÜN
DUMAN, ÜRETİCİ KÜL OLDU
Abdullah
AYSU
Tütün Yasası ve Meşruiyet
Tütün üreticisi çiftçilerin ve TEKEL çalışanlarının
yararına olmayan ,ulusal çıkarlara aykırı olan, tütün yetiştirilen kıraç
arazileri çölleştirecek, Tütün Yasası için IMF ve Dünya Bankası bastırıyor,
Hükümet direnmiyor, rağmen çıkarıyor.
Rağmen... Peki, kime/kimlere rağmen?
-Üreticiye rağmen,
-Üretici örgütlerine rağmen,
-Tekel çalışanlarına rağmen,
-Tekel çalışanları örgütlerine rağmen,
-Tarım örgütlerine rağmen,
Ve... En nihayet Cumhurbaşkanina ragmen...
T.C vatandaşi olan yukaridaki saydigimiz kesimler,Tütün
Yasasi'nin bu haliyle çikmasini istemiyorlar...
Kimler istiyor?
- Büyük sigara Tekelleri,
-Yabancı Tütün üreticileri,
-IMF ve Dünya Bankası istiyor...
İsteyenler kimlerdir?
En azından Türkiye' li değil bunu biliyoruz...
Yasayı çıkaranlar kimler?
T. C' nin 57. Hükümeti; DSP-MHP- ANAP....
T.C' nin 57.Hükümeti'nin meşruiyeti
ve Ülke yönetimi
Hükümet olanlar, meclise gelmeden önce seçmenlerine;
seçim çalışmaları esnasında biz IMF ve WB'ın isteklerini yerine getireceğiz,
bunun için oy istiyoruz demediler. Parti programlarında da biz IMF ve WB'
ın programını uygulayacağız diye de yazmadılar. Hükümet programlarında
da IMF ve WB'ın programlarını uygulayacağız diyerek güven oyu almadılar.
Bütün bu evrelerden geçirilmeyen ,emrivaki programları dayatan hükümetler
ister istemez "bu ülkeyi kim yönetiyor?" sorusunu akla getiriyor... Ortada
bir meşruiyet ve ahlaki bir durum söz konusu...
Tütün Yasası'nın Serüveni...
DSP- MHP-ANAP Hükümeti...
Hükümet, 20 Haziran 2001 tarihinde çıkardığı
Tütün Yasası ile 600 bini aşkın tütün ekicisinin ipini çekti. TEKEL' in
özelleştirilmesine olanak sağlayan,yerli tütün ekimini yok denecek kadar
aza indiren,1 Ocaktan başlayarak da tütün desteğini kaldıran yasa Cumhurbaşkanının
onayına gönderildi.
Cumhurbaşkani Ahmet Necdet Sezer ...
Ulusal çıkarlara aykırı diye meclise yasayı
geri gönderdi.
Cumhurbaşkani Sezer, "...tütün üretimini yok
edici ve sigara pazarını tümüyle dışalıma dayandırıcı sonuçlar doğuracağı,TEKEL'
in gerçek değerlerinin çok altında satılacağı ..." gerekçeleriyle karşi
yasayi veto etti.
57.Hükümet... DSP- MHP-ANAP Hükümeti...
TEKEL' in özelleştirilmesinin yolunu açan ve
600 bini aşkin tütün ekicisini yabanci tütün üreticilerine ve büyük sigara
şirketlerine, teslim edecek olan Tütün Yasasi'ni,Cumhurbaşkaninin yeniden
vetosunu engellemek için noktasina virgülüne dokunmadan mecliste yeniden
geçirdi.
Tütün Yasası ne getiriyor?... Ne götürüyor ?
4685 Sayılı Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol
İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün
Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda
ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
'un eleştirisi;
-Türkiye'de 2000 yılı itibarıyla 200-220
bin ton tütün üretilmektedir. Tüketim ise 170 bin tondur. 110 bin ton ihracat
yaptığımız hesaba katıldığında, Türkiye'nin ihtiyacı 280 bin tondur.
Ülkemizde son 10 yıldır tütün yakılmaktadır,
ifadesi söylenti ve özelleştirme için kamuoyu oluşturma çabasıdır.
Türkiye'de uygulanan dış kaynaklı politikalar
gereği 40 bin ton sigara ve 40 bin ton da tütün ithal edilmesi nedeniyle
stok oluşmuştur. Yani, ülkemizde sigara ve tütün ithalatı yapılmasaydı
stok oluşmazdı.
Dolayısıyla tütün stokumuz var, tütün
yakılıyor söylemleri en azından maksatlı açıklamalardır.
-Türkiye'de sigara tüketimi 168.000 tondur.
Bu da 8.4 milyar sigara demektir. Bir paket sigaranın ortalama fiyatını
1 milyon lira kabul edersek, sigara pazarının değeri 8.4 katrilyon liradır.
Bunun da yaklaşık 6 katrilyon lirası vergidir. Bu vergiler ile birlikte
Savunma Sanayi Fonu, Eğitime Yardım fonu, Sağlık Hizmetleri Fonu, Sosyal
yardım ve Dayanışma Fonu'na kaynaklık teşkil etmektedir. Çıkarılan
yasa ile bu kaynakların tümü yok edilmektedir.
-Tekel devreden çıkınca, tüketici sigarayı daha
pahalı kullanmak zorunda kalacaktır. Katkı maddeli, sağlığa zararlı yabancı
sigaralar pazara hakim olacaktır.
Yasanın bu hali Türkiye tütün üretimini engelleyici,
üreticiyi mağdur edicidir. Yasada tütün ve tütün mamullerinin ithalatını
kolaylaştırıcı hükümler yer almıştır. Böylece dünyadaki stok fazlası tütünler
Türkiye'ye rahatlıkla girecektir.
Bakanlar Kurulu kararıyla ithalat izni alan
yabancı tekeller sigara üreticisi şirketlerin diğer ülkelerde stoklanmış,
içinde bulunan ilaç kalıntıları ve depolama sürecinde oluşan sağlığa zararlı
maddeler nedeniyle insan sağlığına zararlı diye ABD ve AB'de sigara üretiminde
yasaklanmış olan tütünleri ülkemize getirilecek Türkiye'de üretilen sigaralarda
kullanılacak ve tüketicinin sağlığı önemli ölçüde etkilenecektir.
Tütün ve tütün üreticisini desteklemek için
net bir düzenleme yapılmamış, Bakanlar Kururlunun inisiyatifine bırakılmıştır.
Yine yasanın 6'ncı maddesinde diğer düzenlemelerin yanında tütün ve sigara
ithaliyle ilgili düzenlemeler getirilmiştir. Düzenlemeler üretimi kısıtlayıcı,
ithalata sınırsız olanak tanıyan düzenlemelerdir.
Bir taraftan üretim ihtiyaçları kadar tütün
ithalatı, diğer taraftan sigara ithalatı için en az 2 milyar adet üretim
şartı ile istediği kadar sigara ithal etme olanağı sunulmuştur. Bu yeterli
görülmemiş olacak ki, 2 milyar üretim şartına geçici 1'nci maddenin "g"
fıkrası ile sıfıra indirme konusunda Bakanlar Kuruluna ayrıca yetki verilmiştir.
Yasanın 11. maddesi ile getirilen "Geçici Madde
1/G bendinde,bu miktarın yasanın yürürlüğe girmesini takip eden ikinci
takvim yılı sonunda 1 milyar 800 milyon adet, üçüncü takvim yılında 1 milyar
600 milyon adet,dördüncü takvim yılı sonuna kadar 1 milyar 400 milyon adet,
beşinci takvim yılı sonuna kadar 1 milyar 200 milyon adet olarak indirilmesi
ön görülmüştür. Altıncı yıldan sonra bu ölçülerin sıfıra kadar indirilmesi
konusunda Bakanlar Kurulu yetkili olacaktır. Bu maddeden açıkça anlaşılmaktadır
ki, yukarıda belirlenen takvim bir geçiş sürecinin takvimidir. Geçiş süresi
sonrasında Türkiye tütün ve sigara pazarı koşulsuz olarak yabancı sigara
şirketlerine teslim edilecektir. TEKEL'in özelleştirilmesi ve fabrikalarının
satılmasından sonra, bizim TEKEL'imizin yerini fiilen yabancı tekel alacaktır.
-Yabancı tekelin yerli TEKEL'mizin yerini alması
sonucunda yerli tütün üretimimiz giderek yok olacak, sigara fabrikalarında
çalışan işçi ve memurlarda işlerini kaybedeceklerdir.
-Tütünde devlet nam ve hesabına alım yapılması
en son 2001 yılı ürünü tütünlere de uygulandıktan, finansmanı da bütçeden
tahsis edilecek ödenekle sağlandıktan sonra (geçici madde 1 ), artık "üretici
tütünleri yazılı sözleşme esası veya açık artırma yöntemi ile alınır ve
satılır" hükmü geçerli olacaktır. Yazılı sözleşmede fiyatlar üretici-tüccar
arasında varılan mutabakata göre belirlenecek, bunun dışında kalan ürünlerin
fiyatları açık artırma merkezlerinde oluşacaktır. Ege tütün baş fiyatının
1996'da 4.11 dolar/kg. düzeyinden uygulanan politikalarla her yıl istikrarlı!
bir biçimde azaltılarak 2000 yılı üretimi (fiyatı 2001'de açıklanan) tütün
için 1.88 dolar düzeyine indi. Bundan da anlaşılacağı gibi tütün üreticilerini
son derece sıkıntılı, zor günler beklemektedir.
Yasanın 1'nci maddesinin "e" fıkrası ile açık
artırma başlangıç fiyatı son 5 yıl içinde seçilecek, 3 yılın ihraç fiyat
ortalamasının yüzde 50 eksiği olarak tarif edilmiştir. Yasa getirdiği bu
yöntemle üreticilere çok düşük bir fiyat daha doğrusu kendi toprağında
kölelik getirmektedir.
-Bu nedenlerden tütün üretiminden vazgeçilmesi
halinde alternatif ürün teklif edilmektedir. Bu tamamen gerçek dışıdır.
Aldatmacadır. Türk tütünü düşük kalitedeki topraklarda yetişebildiği için
bu ürüne ekonomik açıdan başka bir tarımsal ürün alternatifi bulunmamaktadır.
ªöyle ki;
15 dekar tütün eken üretici ailesi,15x120 kg.=1800
kg. tütün elde eder.
1800x2.200.000 TL= 3.960.000.000 TL. masraflar
dahil gelir elde eder.
Aynı yere nohut ekilecek olursa;
15x200 kg.= 3000 kg. Nohut elde eder.
450.000 TL.kg. fiyatı X 3000 kg.= 1.350.000.000
TL. masraflar dahil elde eder.
Tütünde aile 14 aya yayılan zaman diliminde
toprağı 3-4 kez işler. Fidesini hazırlar. Tütünü diker çapalar,gene çapalar,
dip sıyırır. 1 el, 2 el, 3 el, 4 el olmak üzere yaprakları toplar kurutur.
Balyalar. Yoğun ve incelik isteyen bir emek sonucu ekonomik değeri yüksek
ürün elde eder.
Nohutta ise toprağı iki kez işler. Bir gün traktörle
eker. Yabani otlarını 3 kişi 7-8 günde söker. Birkaç saat içinde de traktör
patozlar.
Görüldüğü gibi tütün üreticiye hem uğraş hem
de geçim kaynağı olabilirken, nohut toprağı olmayanlar için geçim kaynağı
olamaz. Nohut için fazla toprağa ihtiyaç var,örneğin 60-70 dekar kadar.
Tabi ki traktörde gerekir. Ama makinesi ve traktörü olmayanlarda tütün
ekebilir.
Üretimden vazgeçtiğimiz takdirde 250 bin hektar
alan tarım dışına çıkacak, bu alanlar çölleşecektir.
-Tütünümüz gelenek ve göreneklere göre üretilmekte
bunun için de kalitelidir. Bu nedenle kalitesinin iyiliği için ihtisas
gerektirmekte ve yılın 12 ayında istihdam olanağı sağlamaktadır. Türkiye'de
600 bin tütün ekicisi bulunmaktadır. Yani tütüncülük 5 milyon kişiye geçim
ve istihdam yaratmaktadır.
Bizler kırsal nüfusu azaltmaya çalışırken,Avrupalılar
da kırsaldaki nüfusun azalmaması için üreticilerine mahsulünden elde ettiği
gelirin yüzde 80'inden fazlasını prim olarak vermektedir. Bu tür uygulamalarıyla,
Avrupalılar, insanlarını tarım alanında kalması için teşvik ediyor, tütüne
yaptığı destekle de kırsal alanda yaşamı cazip hale getirmektedirler.
-Güneydoğu illerimizde üretilen tütünler geniş
yapraklı ve damarlı olması nedeniyle sorunluydu. Diyarbakır'da kurulan
sapları ayıran fabrika sayesinde yöre tütünü diğer tütünler gibi sigara
harmanında kullanılabilir duruma kavuşturulmuştur. Böylece göç önemli ölçüde
engellenmişti. Bu yasa ile yöre tütünü bitirildiği için göç hızlanacaktır.
-Bir paket sigara içinde 30 bin lira tütün,30
bin lira da işçilik maliyeti bulunmaktadir. Gerek işçiligin, gerekse tütün
fiyatinin 1.5 milyon liraya satilan sigara maliyeti içerisinde önemli bir
etkisi yoktur. Görüldügü gibi ihmal edilebilir bir rakamdir. Ama, çikarilan
tütün yasasi ile Türkiye tütün üreticisi yabanci tütün üreticisine TEKEL'de
yabanci sigara üreticisi şirketlere feda edilmiştir.
Kurullar ve Yönetimler ile Yetkilendirmeler...
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na kadar Avrupa,
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika Merkezli ideolojilerle yönetilirken,yeni
yüzyılla birlikte de (tarımda) büyük tarım şirketleri/tekelleri merkezli
yönetilmeye başlanıyor. Bunun için de "Yeniden Yapılanma" adı altında
çıkarılan yasalarda devletin yönetim ve yetkileri "Kurullara" bırakılıyor.
Başka bir deyişle tekellerin yeni iktidar formülü: Yönetişim* ile idare
edileceğiz.
Tütün,Tütün mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası
Düzenleme Kurumu ve Kurulu
"Madde:2.- Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen
görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini
haiz,idari ve mali özerkliğe sahip,Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler
Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur.... Kurul,Kurumun karar organıdır.
Kurul,biri Başkan ve biri Başkan vekili olmak üzere toplam yedi üyeden
oluşur. Kurul Başkan ve üyeleri; Maliye bakanlığı,Sağlık Bakanlığı,Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı,Hazine Müsteşarlığı,Dış Ticaret Müsteşarlığı,Türkiye
Ziraat Odaları Birliği ve Genel Müdürlüğün ilgilendirdiği Bakanlığın önereceği
ikişer aday arasından Bakanlar Kurulunca atanır... Kurul üyelerinin süreleri
beş yıldır. Görev süresi dolan üye yeniden seçilebilir...Kurul üyelerinin
süreleri dolmadan görevlerine son verilemez...." Yasadan da anlaşildigi
gibi bir kez seçileni/atanani süresi dolmadan bir daha görevden alma olanagi
yoktur.
-Tütün piyasasını düzenleme, tütün ve tütün
mamulleri ile ilgili iç ve dış ticaret politikalarını ve diğer hususları
belirlemek üzere kurulan ve bu konuda geniş yetkiler tanınan Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu'nda ticaret ve sanayi
sektörünün temsil edilmesi ön görüldüğü halde yasanın tasarı aşamasında
üretici kesimini temsilen hiçbir örgüte yer verilmemiştir. Nasılsa Türkiye'deki
tütün üreticileri bu yasa sonrası yok olacağı bilinç altında yer ettiğinden
gerek görülmemiştir herhalde!
Tütün Yasası ile Reji İdaresi benzer değil
özdeştir...
Yasa da ne üretimin düzenlenmesi, ne de piyasada
küçük tütün üreticilerinin kendilerini tüccar ve sanayi karşisinda koruyabilmelerini
saglayici tedbirler ön görmüştür.
"Tütün ekli cetvelde gösterilen ilçelerde menşei
ve tipi yönetmelikle belirlenmek suretiyle bu Kanun hükümleri çerçevesinde
serbesttir" denilerek, hem mekan hem tür sınırlamalarına gidilirken "ekim
belgesi" gibi idari müdahalelerle ayrıca alan ve miktar sınırlamaları getirmektedir.
Bunlara uymayanlara da Osmanlı'daki reji idaresini aratmayacak yaptırımlar
getirmektedir.
Bildiğiniz gibi,Reji İdaresi; Osmanlı'nın dış
borcuna karşılık alacaklıların tütün gelirlerine el koyması sonucu oluşturulmuştu.
Bu gün de,Türkiye'nin borcuna karşılık olarak IMF ve Dünya Bankasınca
Tütün Yasası dayatıldı. Ve gerçekleşiyor.
Ekmek parası için üretime devam edecek olan
üreticileri bekleyen ise Reji benzeri cezalar...
Nedir bu cezalar ?
Tütün üretim alanları dışında kalan yerlerde
ekilen tütün fidelerini veya dikilen tütünleri sadece söküp yok etmiyor,
faillerine 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte ve ayrıca fideliklerin
metrekaresi için 500 bin TL, tarlaların her dekarı için 100 bin TL para
cezası verilmekte, tütünler toplanmışsa el konulmakla yetinilmemekte, her
kilosu için 1 milyon TL para cezası kesilmektedir.
Üretim bölgesi içinde olmakla birlikte ekim
belgesindeki sınırlamalara uymayanlarda hapis cezası aynen korunurken para
cezası kilo başına 5 milyon TL'ye çıkarılmaktadır.
Ekim belgesinde tespit edilen miktarların yüzde
10'undan fazla veya az tütün teslim edenler için her eksik/fazla kilo başına
500 bin TL para cezası öngörülmekte, üretilen tütünün tamamını teslim etmeyenler
hakkında bu cezanın iki katını uygulamaktadır.
Kolluk kuvvetlerini yerine getirmeyen muhtar
ve kolluk görevleri hakkında 225 milyon TL'den 1 milyar 125 milyon TL'ye
kadar para cezasına hükmolunmaktadır.
2001 yılında tütün alım fiyatının 1 milyon 650
bin TL olduğunu düşündüğümüzde cezanın ne kadar yüksek tutulduğu ve haşhaş
ekim yasağı benzeri bir yasağın getirildiği kolayca görülmektedir.
Görüldüğü üzere, Türkiye'de tütün, tütün mamulleri
ve alkollü içkilerde devlet tekeline son veren bu yasa, özel yerli ve yabancı
tekeller oluşturulmasını adeta teşvik edici niteliktedir. Küçük üretici
ve ithalatçıların piyasaya girişleri yine bu yasa hükmüyle yasaklanmış
durumdadır. Yasa sadece Philip Morris-Sabancı ortaklığı ile R.J. Reynolds
(Japon Tobacco) egemenliğini tütün ve tütün mamulleri üzerinde sağlamak
için yapılan bir düzenleme olup bundan tütün üreticisinin, tütün sektörünün
ve Türkiye'nin bir menfaatinin olmadığı açıktır.
Bu politikaların ne Türkiye'ye ne Tekele, ne
tütün üreticisine, nede bağımlılığı iki kez artıracağı içicilere
bir yararı olmayacaktır.
Özelleştirme, Tekel'in gelecegini ve beraberinde
Türkiye tütüncülügünün gelecegini ve halk sagligini olumsuz etkileyecektir.
Üretici içinde, tüketici
içinde yararlı olacak olan, Tekeli yabancılara değil modern teknoloji ile
donatarak yerli üretici ve çalışanlarının oluşturacağı demokratik halk
kooperatiflerinin yönetimine terk edilmesidir.
Üreticilerin yöneteceği kooperatiflerini
denetlemek, haklarını koruyabilmek ve geliştirebilmek için yasal toplu
pazarlık hakları sağlanmalıdır.
** Yönetişim (21 .yüzyilin Stratejisi) - Yönetişim,sermayenin
dünya genelinde ama öncelikle de dünyanin az gelişmiş ülkelerinde kamu
iktidarini sermayenin açik sandalye sahibi oldugu karar verme gücüne kavuşturma
formülüdür. Bunun katilimciligi,sermayenin katilimi ile sinirlidir; bu
yönüyle de süreç "katilimcilik süreci" degil,iktidarin belli bir toplumsal
sinifa devri sürecidir. Az gelişmiş ülkeler için önemli olan bir diger
boyut ,iktidarin devredildigi bu sinifin 'yerli','ulusal' olmamasidir.
Yerli-yabanci sermaye ayiriminin giderek belirsizleştigi bir zeminde ,iktidarin
devrine sira geldiginde,bu ayirimi kimsenin yapacak gücü kalmayacaktir.
Bu yönüyle yönetişim,az gelişmiş ülkeler için ayni zamanda sömürgeleşme
süreci olarak önem kazanmaktadir. Doç. Dr. Birgül Ayman Güler-Evrensel
Gazetesi,S-7, 5 Ocak 2002
|
|
|