Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.
                 K.MARKS
 
 
Ana Sayfa
Başvuru
Katkı
Arşiv
Linkler
E-Posta
 
 
  PAX Romana'dan, Pax Amerikana'ya 

Erol Toy  

Sağlığı daim olsun, Başbakanımız bu haftanın içinde, Başkan Bush'un çağrılısı olarak Washington'a gidiyor. 
İçine sinen ; " Dünyanın yeni efendisinin buyruklarını ağzından almaya.. " Sinmeyen ; " Masaya yumruğunu vurmaya..." Ortayı bulmak isteyen ; " Görüş alış-verişine, " desin. Hangisi gerçeğe daha yakın, gelecek haftaların gündemi. 
O zaman beğendiğimizi alkışlar, beğenmediğimizi kargışlarız. 
Şimdi gelin bu kiş kiyamette araba devrilmeden yol bulmaya çalişalim.  
Oraya giden Başbakanla, karşilayacak başkanin konum ve durumlarina bir göz atalim. Ve yargilayacagimiz durumun, hangi koşullardan dogacagina dair biraz hazirlik yapalim.  
Nedeni basit.  
Çünkü şu küreselleşme denilen Yeni Dünya Düzeni yutturmacasi yeni falan degil. Evet günccel yaniyla kapitalizmin kavanoz dipli küreye, yeni bir dayatmasi... Yeni bir evresi... Yeni bir yüzüdür.  
Ama tarihsel yanıyla bal gibi bir Pax Romana dayatmasıdır.  
Siz dilerseniz İngiltere'yi kulların en sadığı... Ve alttaki eşitlerin en eşiti sayarak sadece Pax Amerikana diyebilirsiniz.  
Birinci Meclis, " kapitalizmin emperyalizmi, " diyordu. Ben o bağlamda, Pax Amerikana, diyeceğim. 
Bilgiçlik taslama da, şu " Pax Romana "yı açıkla, diyene kısa bir özet : 
Yaklaşik 500 yillık Roma Cumhuriyeti'nin, İtalya egemenliğinden sonra. mö. 27'de prokonsül seçilen Octavius'un 14'te Augustus adıyla önce İmparator..  Hemen ardından Tanrı ilân edilmesi. Ve o günün dünyasını oluşturan İskoçya'ya kadar Avrupa... İran'a değin Asya ve Kuzey Afrika'ya " Roma Barışı " adıyla dayatılan egemenliğin, günümüzdeki izdüşümüdür. 
Bu sahte barışta, Roma " yüce Tanrı'nın mekânı, " olarak üst egemen... Bütün diğer ülke(Eyalet)ler, konum ve durumlarına göre, eşit, ikinci, üçüncü sıra kulları sayılır. Yüce efendinin buyruklarına uydukları ölçüde, " Roma Barışı " ndan yararlanır. Sorun çıkardıklarında " Tanrı'nın gazabına " uğrarlar. 
Elbet o barış karşılığında Mısır'ın 8 kilo saf altından taç... Suriye'nin 150 kiloluk vazolar benzeri "mütevazi" armağanla kanıtlamasını örnek alacaklardır.  
 Ama günümüzde geçersiz saymak amacıyla çok para ve emek verilen... Çok para dökülen... Çok zulüm işlenen şu egemenlik netameli bir insanlık ereği. Kişi, kitle ve toplumlarin insanlik hak, yetki ve onuruna katilabilmesi ona baglı. Yoksa Aristo bilgenin buyurduğu üzere "kadınlar, köleler ve hayvanlar yaratılış gereği aşağıdırlar. " Yaşamları efendiye bağlıdır.  
Öyle olunca da,  yaklaşik 200 yil süren Pax Romana için çanlar çalar. 
Çünkü tanrının bile " dünyaya nizâmat " vermesi kabûle bağlıdır. 
Yadsıyan zulme uğramaz mı ? 
Tarihin, bir ezenlerle ezilenler belleği olması boşuna mi ?  
M.S. 180'de Pax Romana'nın yüce tanrısı Aurelius, buyrultusuna aykırı davranan Part (Afganistan) kralı Vasudeva'ya savaş açar. Mezopotamya ve İran'dan yola çıkan Roma'nın acımasız lejyonları Afganistan'ı cehenneme çevirir. Ama ardılı Conodius aynı beceriyi gösteremeyince, Mezopotamya'nın tepesine biner. Hristiyanlık alevlenir. Afganistan sorununa Filistin kargaşasi eklenir. Onların direnci " Kuzey Barbarlarını " ateşler. 
Ve Pax Romana, 200. yaşini göremeden tarihin çöplüğüne yuvarlanır. 
 Ne tesadüf !.. 
"Endüstri Devrimi," Veya kapitalizmin emperyalizmi... 1800 başindan... Pax Britanica'dan alınırsa, 200. yılı doldurmakta. Yüce efendi, yine Afganistan'ı cehenneme çevirmekte. Filistin yine karışık. Mezopotamya(Irak)nın tepesine binme isteği yine yüksek. Ve " Kuzey Barbarları, " dayatmayı yeni reddettiler. 
Bilgiçlerimizle bilgelerimiz, bu izdüşümünün boşluklarini doldurmak... Ayrintilarini abartmak için sütûnlari, ekranlari, çuvallari doldurabilirler. 
Tarihin yinelenmediği üzerine de çok doğru kanıtlar ileri sürülebilir. 
Ama yenilenmediğini kanıtlayan bir formül yok. 
Ben sadece dayatmaların, kuru fasulyeyi dolarla hesaplayıp, dolarla kâr oranı yükleyen vurguncu takımıyla... Doğalgazdan anasının nikâhını çıkarmayı uman üniformalı eşkıyaya.. O tepkisiz, eylemsiz, edimsiz (aptal !) halkımızın almayıp ödemeyerek verdiği uygar dersin şu yogun günlerinde, kabûl etmeyen toplumun gücünü anımsatmak istedim. 
 
 
 

 
 
sayfa başına dön