Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 



SAREM'e Selâm
Erol Toy 

Sivilleri de içeren bir Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi kurulacağını duyduğumda ne kadar sevinmiştim !..

Bir adım daha atacak... Fikir ve düşüncelerimize... Dolayı-sıyla kendimize güvenimiz biraz daha artacak... Gelişme yolun-da biraz daha hızlanacaktık.

Musibetler, en değerli nasihatlerden daha geçerlidir.

Faiz, döviz, borsa açmazında bunalmak, devletle topluma yatırım, üretim ve tasarrufu... Yâni azbiraz ekonomi-politik öğ-retmiş... Deprem, sel, kar gibi doğal âfetler bilimle tanıştırmıştı.

Şimdi bu eğitim ve tanışıklık daha da geliştirilecekti.

Boru mu ?

Düşünce üretim merkezini Genelkurmay kuruyor.

Fiziksel özrü yoksa, ayırımsız her yurttaşın sorum ve ödev yüklendiği ulusal kalkınma ve savunma konseptinde ayırımsız her düşünce açıklanacak, tartışılacak, değerlendirilecek ve bilim süzgecinde elenerek uygulanacaktı.

Bu ülke ve insanımız için büyük bir kazanımdı.

Çünkü girişim asker kaynaklıydı.

Ve madem ki sivillere açıktı, " vatan hizmetindeki " yüküm eşitliği, düşünce üretimine de yayılacak... Ne kadar aykırı olursa olsun, her düşünce saygı görecek... Fikrini açıklayan en az silâh altındaki asker kadar yurtsever sayılacaktı.

Gelin de düşlerinizin bağını çözmeyin.

Genelkurmay'dan Silâhlı Kuvvetlerin tüm birimlerine... Güvenlik merkezlerinden uç karakollara yayılan bu anlayış, iç barışın bütün kırık çıkığını çok kısa bir zamanda onarıverirdi.

Düşünce köstekleri çözülmüş insanımız, birbirini kıracağı-na ; Türkiye'nin geleceği.. Devlet ve toplumun gelişmesi.. Ulusal gereksinimler.. Bölgesel dengeler.. Küresel birikimler.. Evrensel değerler... Yeni Dünya Düzenine katkılar üzerine fikirler üretir.

Bölgesinde kendi dışında yazılan senaryolara ucuz dublör lükten kurtulma yolunu bulur. Çağdaş uygarlık düzeyini aşma yönünde binbir dayatmayla itilip kakılmaktan kurtulur. O güven ve açık fikirlilik, yasak kafalıların tümüne, doğrunun sav ve karşı-savdan oluştuğunu öğretirdi.

Bunun sonuçlarını düşünebiliyor musunuz ?

Fikir ve düşünce bileşiminden kaynaklanan paylaşım ada-leti toplumsal gelişmeyi öyle hızlandırır ki, ekonomi-politik biliminin yadsıdığı karma-ekonomi modeli, dünya refahının örneği olur. Düşmanlık kalkarsa, dayatmalar, hizmet yarışına döner. Haksızlık, yolsuzluk, tükenmez de, adaletsizlik azalır.

Çünkü her zaman âlemi kör, herkesi sersem sanan çıkar. 

Hammurabi 4 bin yıl önce hırsızın elini kesiyordu. Taliban düne kadar... Suudlarsa bugün de kesiyor. Bana bir şey olmaz diyen de hırsızlığı sürdürüyor.

Ama azalır ve yıllar içinde hayal gerçeğe dönüşür.

İnanmayan aklını şöyle bir çalkalasın.

İngiliz lordlarının "üstünde güneş batmayan imparatorlu-ğu..." Amerikan kutsal ailelerinin "Yeni Dünya Düzenini," bu tür düşünce kulüplerinde oluşturdukları... Ve sonra da " cebren ya da hileyle, " bütün dünyaya dayattıkları unutulur mu ?

Unutulmazsa, benim sevinç ve umutlarım bağışlanır.     

Ve geçen salı karargâhta düzenlenen görkemli bir tören... Ve seçkin çağrılılar aracılığıyla düşünce yaşamımıza merhaba diyen (SAREM)'e gönül dolusu  hoş geldi, sefalar getirdi, denir.

İyi ya !.. Daha ne ?

Bas alkışını, al bahşişini mi buyurdunuz ?

Heyhat !.. Bende o şans ne gezer ?

Kuruluşu coşkuyla karşılanan... İlerde seçkin kuruluşların seçkin yöneticileri... Seçkin stratejist ve bilimcilerin katılımıyla genişlemek üzere şimdilik az sayıda asker, 57 gönüllü bilim insanımızdan oluşan "think-tang" kulübü, son kırk yılın etkili, yetkili ve ne yazık ki sorumsuz elit koalisyonunun yeni bir adla yeniden ortaya çıkışından başka bir şey değildi.

Kanıt mı ?

Buyrun, kendi ifadeleri ;

" İç politika konularına girmeden. Ancak, irticai ve bölücü faaliyetleri ilgi alanında tutarak," fikir cimnastiği yapacak.

Ve galiba ilk seanslarında; Ekonomisiz iktisat. Sermayesiz ticaret. Politikasız siyaset. Bilimsiz bilgiçlik. Ve yumurtasız omletin nasıl yapılacağını keşfe çalışacak.

Neden mi ?

Bir ülke iç politikasının sacayağını birlik, ilerleme ve  bölüşümün oluşturduğunu bilmemek de öğrenmemek de ayıp.

Siz sacayağının iki bacağını politikasızlaştırırsanız, üçüncüsü hepsini yüklenir. Ve seçtiğiniz devlet sanatçılarıyla birlikte ; " Yolsuzluğun mutlaka kökü kazınmalı. Yoksa Türkiye'nin ayakları üzerinde durması mümkün değil. Artık toplum da bilinçlendi. Bunlara göz yumanları affetmiyecektir, " diye koro kurarsınız.

Ama hiçbir işe yaramaz.

Çünkü neredeyse kırk yıldır karşıt fikirle tartışmaktan... Yâni demokrasiden yoksun Memedin, bu kafayla gideceği as-kerden, kırk yıl sonra da aynı teskereyi... Yâni bunalım ve yoksullaşmayı  alacağına herkes kalıbını basar.





 
sayfa başına dön