Yayın
Yönetmeni'nden
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali
AYBAR bir konuşmasında "aydınlar belkemiksizdir"
demişti. Kıyamet kopmuştu. Bu tanımlamayı sert bulanlardan biri
de bendim. Meğer ne kadar haklıymış. Aybar
bir başka konuşmasında "işçilerin, emekçilerin örgütlü
mücadelesi güçlendikçe burjuva aydanları da bu mücadeleye katılmaya
başlarlar" demişti. Mevhum-u Muhalifinden okursak bu sözü
işçilerin emekçilerin örgütlü mücadelesi zayıflamaya başladığında
burjuva aydanlar gemiyi ilk terkeden fareler oluyormuş meğer. 2000'li
yıllara şöyle bir bakıyorum da yüreğim daralıyor. Ağlamak mı
gülmek mi gerek şaşırıyorum. O bir zamanların mangalda kül bırakmayan
devrimcileri medyanın uyduruk gündeminin rüzgarına kapılmış
hazan yaprakları gibi sürüklenip duruyorlar. Aman allah ne
inciler ne inciler. Bir kere kaffesi "demokrat",
antimilitarist, antimilliyetçi, antidevletçi. Hiç biri
antiemperyalist değil, hiçbiri antikapitalist değil, hiçbiri
yurtsever değil. Emperyalizmden
söz açıp bağımsızlık dedin mi hemen milliyetçi yaftasını
yiyorsun, hem de ne yafta. En azından MHP delekesindesin.
Kapitaliz m aleyhinde birşey söyledin mi devletçisin. Bağımsızlıktan
bahsettinmi militarist. Laf cambazlıklarına diyecek yok. Cümleler
arasında ingilizce, fransızca almanca sözcükler serpiştirilimş,
bir sürü kitap ve yazardan alıntılar yapılmış ahkam kesmeler
ki demeyin gitsin. Avrupa
Birliği'ne karşı çıktın mı Şankay Beşlisi'ni savunuyorsun
demektir bu hanımlara beylere göre. Emek sermaye çelişkisinden söz
edersen yanıtları Marksizmin eskimiş değerlerinden değil,
Marksizmin alt yapı, üst yapı ilişkilerinden dem vuruyorlar. Kendi
kafaları şu veya bu nedenle ya da belkemikleri nedeniyle karışmış.
Ama bir şekilde ele geçirdtikleri köşe yazılarında veya
dergilerde okurların da kafasını karıştırmak sanki onlara bir
yerlerden verilmiş görev... Bugün
10 Aralık İnsan Hakları Günü. Gazetelerde Türkriye'de
insan hakları ihlalleri haberlerini ve makalelerini okuyorsunuzdur.
Bu sayımızda onlardan bazı seçmeler yaparak insan hakları
konusunda Türkiye'nin manzarasını vermeye çalıştık. İster
Helsinki, ister Kophenag, ister bilmem ne zıkkım kriterleri
TMBB'den AB ve ABD istedi diye iki günde yasalaşsın durumda hiçbir
değişiklik olmuyor. neden olmuyor sorusunu AB'ye girerek Türkiye'nin
bir gecede "demokratlaşacağını" savunan solcu
eskilerine sormak gerekmezmi. Emekçilerin ve gerçek demokratların
örgütlü mücadelesiyle kazanılmamış haklar egemenler tarafından
her zaman kağıt üzerinde bıraktırılacaktır. Ve Türkiye'de
insanlar işkence görmeye, karakollarda ölmeye, gözaltında
kaybolmaya, yolda giderken devletin güvenlik güçleri tarafından
kurşunlanıp ölmeye devam edecektir. Bu
çıplak gerçek artık görülmelidir.
|