Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


VE...KAPİTİLASYONLAR...
Tarımın ölüm fermanı imzalandı...

Abdullah AYSU

Tarımsal KİT'ler özelleştirildi. Tarımsal destekler kaldırıldı. Tarımsal kredi faizleri yükseltildi .Taban fiyatları uygulamaları kaldırıldı. TSKB' lerine destekler kaldırıldı. Tarım politikalarını yabancı-yerli büyük tarım şirketlerinin belirlemesi için "Yönetişim" -üst kurullar ile yönetim- yasalar ile getirildi. En nihayet sıra toprakların yerli ve yabancı büyük tarım şirketlerine satılması gündeme getirildi. Bunun için de gerekli olan yasa çıkarıldı. Tarımın ölüm fermanı da bu yasa ile tamamlandı.
 
4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Yasası ,
4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununu 09.01.2002 tarihinde kabul edildi. 
Buna göre;
-Endüstri Bölgeleri Yasası ile her 10 milyon doları olan yabancı şirket veya Türk şirketiyle de birleşerek tarihi ve sit alanlardan meralara ve verimli tarım alanlarına kadar tüm bölgeleri kullanma hakkına sahip olacaktır.

-Bu bölgelerde yapılacak yatırımlara,yatırım teşvik kararnamesi çerçevesinde teşvik verilecek,bu kişiler beş yıl vergi vermeyecek,sigorta pirimi yatırmayacak ve sendikal örgütlenme engellenecek.

-Yasa,"Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu"kurulmasını öngörüyor. Kurul,Başbakanlık Müsteşarı'nın başkanlığında,ilgili bakanlık ve kuruluşların temsilcilerinden oluşacak.
-Endüstri bölgeleri içinde kalan özel mülkiyet konusu arazi ve arsalar,kamulaştırma kanunu hükümlerine göre kamulaştırılabilecek. Bu şekilde kamulaştırılan taşınmaz mallar,tapuda Hazine adına tescil edilecek.

Bunun adı resmen 'toprak satmak' tır. Eski, çevreyi kirleten teknolojilerini bizim ülkemize taşımaları demektir.
Bu bizim,Türkiye'mizin topraklarının satışıdır... Tarımın ölüm fermanıdır... Kapitülasyonlardan daha ağırdır... Zengin toprakların fakir bekçisi olmadır...
Milletvekillerinin Ecyad Kalesi'nin yıkılmasını duymalarıyla, birden,"ulusal ve tarihsel değerleri koruma güdüleri harekete geçmiş, mecliste şov yapmaya başladılar. Elbette ki; her ne amaçla olursa olsun tarihi bir kalenin Suudi yönetimince yıkılması;kabul edilebilir ya da hoş görülebilir bir tarafı yoktur. Ancak, aynı milletvekilleri , aynı günlerde uluslar arası sermaye için "ulusal" ve "tarihsel değerleri" yok edecek Endüstri Bölgeleri Kanununu mecliste kabul ettiler. 
Bu nedenledir ki; piyasa uğruna tarihi,milli,her değer ve varlığı paraya çevirenlerin şovu kötü -çekilmez bir tiyatro olmanın ötesine geçmemektedir. İnandırıcı değildir. 

Çözüm tarıma dayalı sanayi entegrasyonu...

Emperyalist sermaye,çok uluslu şirketlerine yeni pazarlar yaratmayı amaçlıyor. Bu yasa ile de patates tarlalarını,otomobil fabrikalarına dönüştürüyor. Alım gücü yok edilmiş bir topluma Toyota üretsen kim alır ? 
Toplumun alım gücünü yok ettiniz, bari; tarihini,sit alanlarını , verimli tarım alanlarını yok etmeyin.
Türkiye için tek kurtuluş sanayi değil, tarımdır. Tarım ürünü tarlada tarım ürünüdür. Ama fabrikaya girdiğinde sanayi ürünüdür. Doğru olan tarıma dayalı sanayi entegrasyonudur. 



 
sayfa başına dön