Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


Avrupa Çaresiz

Erol Toy 

Kapitalist emperyalizm.. Avrupa ve patronu demeye diliniz varmazsa ortağı Amerika çaresiz !.. 
Sonunda kendi kazdığı kuyuya düştü.
Korku, kaygı, teslimiyet, işbirliği ve uşaklık bir yana !.. Anlı şanlı Avrupa Birliği'nin aday üyelerinden biriyle güncel ilişkisine iyice bakar mısınız ?
Ya 83 yıl sonra, bir kez daha Türkiye ile savaşacak.
Ya Türkiye'nin, kendi gelişme ve kalkınmasına da yarayan ödünlere eyvallah deyip içine alacak.

Ya da yüzgeri edip, Güney Kıbrıs'ın üyeliğini unutacak.
Tıpkı artık tatavadan gayri işe yaramayan PKK'yı Türkiye dışında ve boşa beslemek zorunluluğu gibi... Tıpkı AGSP'yi ver parayı, öldürt Mehmetcik'i dolabı olarak kuramamak gibi... Ve tıpkı Afganistan'dan Irak'a Türkiye'siz bir girişimin İran serüveni benzeri hüsrana uğrayacağını görmek gibi. 
Dünyaya nizamat veren efendi için, ne zor bir durum. 

Üstelik kendi aydınlarının bir bölüğünün gözünde bile, geri, geçmişsiz, geleceksiz bir ören... Ve en küçük düşmanının bir fiskede yerlebir edebileceği... Aptal, cahil, yoksul ve zavallı bir halkın yaşadığı minnacık Türkiye karşısında katlanılması yüz kat daha zor bir durum değil mi ? 
Süperlerle yardakçılarının yerinde olsanız n'aparsınız ?
Zaten elçisi Fogg'dan, Komiseri Verheugen'e... Başkanı d'Esteign'den, milletvekili Bendit'e... Belçika'sından İsveç'ine ya yeni tezgâh kurup ya öfke kusmalarının nedeni nedir dersiniz ?
Şunu aklınıza yatırabilir misiniz ?
Avrupa ve elbette Amerika, ya herşeyi kabûl eden tavrımı-za.. Ya Haçlılık bilinçaltına kandı ; Kendini "Düveli Muazzama..." Türkiye Cumhuriyetini Osmanlı İmparatorluğu sandı. 

Ve yumurta kapıya gelince, aldandığını anladı.
Şaşırdınız mı ?
Öyleyse bu saptamanın gerekçelerini bitirinceye sabredin.
Ama ilkin, haritaya bir bakın.
Gördüğünüz, gördüğümse, sıralayalım.
1 - Uluslaraarası ilişkilerde genel ve temel kural ; 
Devletlerin dostluğu da düşmanlığı da çıkarlarıdır.
Değil mi ?
Öyleyse devam.
2 - Kıbrıs, Doğu Akdeniz... Yâni, bütün Ortadoğu ve hatta Ortaasya çıkarlarının güvenli ve dev bir uçak gemisidir.
3 - 1974 " Harekâtı, " Kıbrıs devletinin de imzasını taşıyan Uluslararası anlaşmanın verdiği bir hak, yetki ve ödevdi.
4 - Savaşta yenilenin masada kazanma koşulu Lozan'la tarihin çöplüğüne atılmış... Irak-Kuveyt ya da en son Afganistan örneğinde olduğu gibi, yeneni yenmek gerçeğine bağlanmıştır. 
5 - Türkiye Cumhuriyeti, halkının küçük ve sesli bir azınlık dışında mutlak çoğunluğu... Meclisi... Milli Güvenlik Kurulu... Hükümeti... Ve geçen hafta Kıbrıs'ta denetim yapan KKK. Org. sayın Hilmi Özkök'ün ağzından sanırım son kez, kendi istenci dışındaki her "emr-i vâkinin..." Yâni Güney Kıbrıs'ın anlaşma olsun olmasın AB'ye alınmasının " casus belli (savaş nedeni,) " sayılacağını apaçık belirtmiştir. 
Ve galiba bir tutam yüreği, bir kervanla taşımaya kalkan pek çok akıldanede de hoşafın yağı kesilmiştir.
Çünkü Kıbrıs sade, "Dört nala gelip uzak Asya'dan, Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan"ın değil... Yel yeperek, yelken kürek Atlantik ötesinden gelip zor veya hileyle Asya, Afri-ka kıyılarına yanaşanların da tarih boyunca, kozu olmuştur. 
Haritaya bakarken gördüğümüz bölgede Kıbrıs'sız etkin ve yetkin bir devlet olunamıyacağını gören her akıl, sonucun ister istemez savaşa varacağını anlar.
Anlayınca da, ya gereğini yerine getirir... Ya çarkeder.
Avrupa Birliği savaşı göze aldıysa, hoş geldi, safa geldi !..
Türkiye Cumhuriyeti, 9 milyonu kadın 13,5 milyon yoksun, yoksul ve işgal altındaki insanın, "Düvel-i Muazzamayı..." Yâni Amerika da içinde, Avrupa'nın bütün süperlerini pataklayarak kurulmuş. Ve 80 yıllık tarihinin hiçbir döneminde bugünkü kadar güçlü olmamıştır. 
Kanıtı ortada.
Çok küçük bir azınlık dışında herkes... Sağı solu... İktidarı muhalefeti.. Ezeni ezileni... Yoksulu tuzu kurusu elbette, meslek ve meşrebine uygun biçimde... Yâni neden ben değil de o, biçiminde olsa bile kamusal çıkarların üstüne titremekte.
Ve lâmı cimi yok !..
Kötüsü geldi de davulu çaldı mı, bugünün Türkiye'si en az 30 milyon süngüyü göğe direk eyleyivermektedir. 
Globali, nasyonali... Sosyalisti liberali, lütfen bir an durun. Ve şu yazılanları kendi içinizin içine sorun.
İçinizin içine ama... Gizil gücünüze.
Yalansa ırkçılık... Şahinlik... Ahmaklık ya da kışkırtıcılık başım gözüm üstüne. 
Doğruysa, kendi kazdığı kuyuya düşen Avrupalının sabah akşam kanırtıp kıvırtmasına da... Şak şak övgü düzerken ağız dolusu sövmesine de aldırmayın.
Avrupa'ya Kıbrıs'ı istiyorsa, Türkiye'yi aldığı an sorunu kökten çözeceği fırsatını veren sizsiniz.
Kullanamazsa, kendisi bilir.
Çünkü nasılsa iş olacağına varır.
Ve korkunun ecele hiçbir yararı yoktur

 
sayfa başına dön