|
İbrahim
Betil'in yazmayı unuttuğu 5 milyon doların öyküsü
Tuncay
ÖZKAN
İbrahim Betil, Türkiye'de
bir başka patronun yanında çalışırken çok para kazanıp,
hatta banka sahibi bile olmayı başarabilen ender insanlardandır:
Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil... Bu üçlü para
kazanıp banka sahibi olmada öncü oldular.
Şimdi elimde İbrahim
Betil'in yazdığı, anılarını içeren "Hafiften Bankacılık"
adlı kitap var. Kitapta Betil maceralarını anlatıyor. Ama benim
de bildiğim bazı konular Betil'in kitabında yer alamamış. Oysa
alması gerekirdi diye düşünüyorum.
Betil'in bankacılık serüveni
Türkiye'nin siyaset ile mafyasının, iş dünyasının sarmaş
dolaş olduğu dönemdir. Betil o dönemler "Otağtepe komünü"
diye bilinen bir grubun içindeydi. Bu grup Turgut Özal ile
ailesine çok yakın adlardan oluşuyordu. Örneğin kitabında o
grubun fikri sohbetleri, ekonomik dayanışmaları, siyasi yaklaşımları,
Türkiye ilişkileri üzerine pek bir şey göremedim. Hatta o
grubun yakın ilişkiler içinde bulunduğu Ahmet Özal ile ilgili
de bir şey yok kitapta. Ahmet Özal'ı tanımadığı gibi bir
durum söz konusu olmuş anılarında İbrahim Betil'in... Hayret
ettim.
Teminatsız
5 milyon dolar
Çünkü Betil bu durumda
bankasının üçte bir sermayesi kadar bir tutarı nasıl olup da
Ahmet Özal'a kredi olarak hem de teminatsız verebilmiş, bunun şaşkınlığını
yaşadım. Banka etiğini ve işlem sistematiğini bu kadar önemseyen
bir insan için, anılarında bunu ele almamak olur mu? Olmuş.
Belki İbrahim Betil bu anı kitabına yazmayı unuttuğu o 5 milyon
doların öyküsünü, sonra roman yapacaktır.
Ama yine de ben bu öyküde
bildiklerimi yazayım da İbrahim Betil bundan yola çıkarak
unuttuysa hatırlasın, eksiğim varsa tamamlasın.
İbrahim Betil Bank
Ekspres'i kurduğunda, dönemin başbakanı daha sonra cumhurbaşkanı
olan Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'a tam 5 milyon dolar kredi
verdi. Bankanın toplam sermayesi 20 milyon dolar düzeyinde olmalı
hafızam beni yanıltmıyorsa o zamanlar. Dönemin ekonomiden
sorumlu bakanı da "Otağtepe komünü"nün sağlam üyelerinden
Güneş Taner miydi acaba? Ben tam çıkartamadım, Betil belki bunu
hatırlayabilir.
Bu 5 milyon dolarlık
kredi, Betil bankanın sahibiyken asla istenmedi veya çok istenildi
de tahsil edilemedi. Krediyi Özal ailesi geri ödemedi. Sorunlar yaşandı.
İbrahim Betil bankasını 20 milyon dolara rahmetli Ayhan Şahenk'e
satmak istediğinde de bu kredi sorun oldu. Şahenk bankanın kendi
eline geçmesi durumunda da bu kredinin Özal ailesinden alınabilmesinin
mümkün olamayacağını, bu nedenle satış işlemleri sırasında
bu kredinin İbrahim Betil'den alınmasını istemişti. Betil
uzunca süre buna karşı direndi, ama satışı bu 5 milyon dolarlık
kısmı düşerek yaptı. Hükümet satıştan iki gün sonra banka
mevduatlarına devlet garantisi getirdi.
Teminatsız
kredi tahsilatı
İbrahim Betil, devlet
garantisini önceden bilseydi elbette bankasını satmazdı. Ama
garanti gelince Ayhan Şahenk'ten Bank Ekspres de Özal kredisi
nedeniyle kendisine ödemediği 5 milyon dolarlık kredinin parasını
istedi. Çünkü mevduatlara devlet garantisi gelmişti. Şahenk bu
parayı yanılmıyorsam sonra Betil'e ödedi. Değilse Betil düzeltir.
Kredinin geri alımı
noktasında da banka avukatları bazı çalışmalar yaptılar. Bu
çalışmalara Betil de katıldı.
Bu çalışmalar sırasında
Özal ailesi yeraltı dünyasının ünlü babası Dündar Kılıç'tan
yardım istedi. Semra ve Zeynep Özal Kılıç'a başvurdular. Kılıç
olayı kızı ve Alaattin Çakıcı'ya havale etti. O zamanlar Uğur
Kılıç ile Alaattin Çakıcı evliydi. Zeynep Özal, Uğur Kılıç'ın
yakınıydı.
Bu organizasyon içinde iş
Alaattin Çakıcı'nın daha sonra pusuda öldürttüğü, o
zamanlar yakın adamı olan Tevfik Ağansoy'a havele edildi. Ağansoy,
Çakıcı ekibi içinde derin devlet faaliyetleri için yurtdışında
kullanılan, Almanya'da uzun zaman hapis yatan bir mafya üyesiydi.
Mafya
nasıl durdurur?
Çakıcı'dan gelen
talimat doğrultusunda Özal ailesinin bu parayı ödememesi için,
Ağansoy bankanın avukatlarını ziyaret etti. Baskı yaptı,
tehdit etti. Ağansoy'un bu baskıları işe yaradı elbette.
Ayhan Şahenk bu kredi
takibini durdurdu. Betil kendi açtığı krediyi Şahenk'e
devretti. Parasını aldı. Ayhan Bey bu krediyi Ahmet Özal için
Kanal 6 televizyonunun vericilerine verilmiş bir borç gibi gösterdi.
Özal parayı hiç ödemedi. Kredi batakta kaldı. Ahmet Özal'ın
Kanal 6'sı darmadağın olup gitti. Şimdilerde yine sahip Özal
ama, onun adına her ay 200 bin dolar karşılığında Uzan ailesi
istediği gibi yayın yaparak kullanıyor Kanal 6'yı...
İbrahim Betil'in anılarında
unuttuğu o 5 milyon dolarlık kredi öyküsü Türkiye'de mafya,
siyaset, iş dünyası açmazının ilk sarmalıdır. Çürümenin
şahikasını oluşturur. Betil bunu nasıl atladı bilemiyorum.
Çünkü bu unutkanlık onun son dönemde çizdiği toplumcu gerçekçi
siyaset adamı, sivil toplumcu kişilik ve yardım sever babalık
imajına ters düşer diye endişe ediyorum. Bence Betil bu kredinin
öyküsünü kitap yapsın. Anlatsın. Eksiklerini ben tamamlarım.
Arşivimde fazlası var, eksiği yok.
Milliyetten
Alınmıştır
|