Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden
Türkiye, uzaktan kumandayla, demokratikleşiyor !

Baksanıza, TCK’ nun 159 ve 312 . nci maddeleri hızlı meclisimiz tarafından değiştirildi.Bu, demokratikleşme (!) sürecinde hükümet ortağı partiler arasında başlayan şov medya tarafından abartılınca sanki Türkiye de essahdan demokrasi savaşı veriliyor gibi oldu.

 

Malum, adı geçen bu yasa maddeleri düşünce suçlarını cezalandırıyor.Düşünce suçuyla ilgili yasa maddeleri yukarda ki iki maddeden ibaret olsa öp de başına koy.Oysa, TCK’ nun başka birçok maddesi, terörle mücadele yasası, basın yasası, RÜTÜK yasası ve dahi birçok yasa Türkiye’de düşünce daha doğrusu ifade özgürlüğünü yok mertebesine indirmişlerdir.

Sevgili yurdumuzda iktidara sahip olanlar evvel eski düşünceden korkarlar.Hele hele düşüncenin ifade edilmesinden ödleri patlar.O nedenle yasalar vardır, o nedenle polis vardır, o nedenle savcı vardır,o nedenle cezaevleri,o nedenle işkencehaneler vardır.O nedenle yargısız infazlar, o nedenle yargısız tutuklamalar, o nedenle gözaltında kaybedilmeler...Tüm bunlar yurttaşlar düşünmesin, düşündüğünü kimseye söylemesin diyedir.Ve işin komik tarafı 65 milyonluk ülkemizde derin devletiyle,derin olmayan devletiyle, parlementosuyla, medyasıyla ve falanı ve filanıyla bunlar torlasan, toplasan 5 milyon etmez.

Bir yanda aydını yazarı çizeri sanatçısı devrimcisiyle 60 milyonluk kitle, karşısında ise iktidara sahip bir avuç azınlık.

Türkiye’de demokrasinin, düşünce, ifade özgürlüğünün ve tüm özgürlüklerin kazanılması bu ikisi arasında yapılacak olan mücadele sonunda belirlenecektir.Öyle AB ‘ye girilmesi için, Kopenhag kriterlerine uymak için efendiler tarafından verilen bir gıdım özgürlüğü demokratikleşme sanmak budalalık değilse safdilliktir.

***

11 Şubat 2002 Tarihli Milliyet Gazetesi Serpil Çevikcan’ın bir haberi var,adı:BİZİ İDARE EDİN.” Anayasa mahkemesinin reform niteliğindeki yasaların TBMM’ den jet hızıyla geçmesini sağlayarak hükümeti hem Avrupa hem de İMF karşısında rahatlatan Meclis İç Tüzüğünün önemli maddelerini iptal etmesinin Başbakanlıkta büyük sıkıntı yarattığı ortaya çıktı. Hükümetin,önemli yasaların ancak iptal edilen iç tüzükle çıkarılabileceğini ileri sürerek,Yüksek Mahkeme’ nin gerekçeli kararını en erken ‘bir yıl’ sonra yayımlamasının istediği öğrenildi.(...) Böylece, hükümet bu sürede istediği yasaları hızlı bir şekilde meclisten geçirme fırsatı bulacak.(...) Meclisin,Borçlanma, İhale, Yabancı Sermaye, Mahalli İdareler, Türk Ceza, Çevre , Hayvanları Koruma, Seçim ve Siyasi Partiler, Siyasi Ahlak tasarılarının yasallaştırılması AB için zorunlu görülüyor.”

Aslında yukardaki haberin hiçbir yoruma haceti yok.

Kimin eli kimin cebinde, DTÖ ‘nün eli Başbakan’nın , Dünya Bankasının eli Derviş’in Hükümetin eli Meclis Başkanının cebinde. Şimdi birde hükümetin eli Anayasa Mahkemesinin cebine ulaşmaya çalışıyor. Bunun adı da Demokrasi !...

 

 
sayfa başına dön