|
|
Bak Şu Vatanı
Bölenlere
Ayşegül
DİKENLİ
Milli Eğitim Bakanlığı
Diyarbakır'da İnsan Hakları Haftası'yla ilgili resim ve
kompozisyon yarışmasına katılan 20 çocuk ile 40 resim ve
edebiyat öğretmeni için soruşturma açtı.
10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri nedeniyle düzenlenen
yarışmaya katılıp dereceye giren çocuklar takdir edileceklerine
suçlu gibi sorgulandı. Yarışmaya katılan öğrencilerin resim
ve edebiyat öğretmenlerine de soruşturma açılarak "Aynı
konuda valiliğin düzenlediği resim ve kompozisyon yarışmasına
katılmaları için öğrencilerinizi neden teşvik etmediniz?"
denildi.
İHD Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen
'İnsan Hakları' konulu resim ve kompozisyon yarışmasına çeşitli
okullardan 7-12 yaşlarındaki çocuklar 150 resim ve 140
kompozisyonla katıldı. 15 Aralık 2001'de Büyükşehir Belediyesi
Tiyatro Salonu'nda düzenlenen törenle her iki dalda ilk 10'a giren
çocuklara ödülleri verildi.
'Törende
ne konuşuldu?'
1 Şubat 2002'de ise Milli Eğitim Bakanlığı iki müfettişini
Diyarbakır'a yollayarak, soruşturma başlattı. Müfettişler,
resim ve kompozisyon dalında ilk 10'a giren öğrenciler ile 40 öğretmenin
ifadesini aldı. İlk 10'a girenler arasında yedi yaşındaki dört
öğrenci de vardı. Müfettişler onlara 'insaflı' davranıp ifade
almaya çağırmadı, sekiz yaşındakiler ve daha büyükler İl
Milli Eğitim Müdürlüğü'ne çağırıldı. Öğrencilere, 'Size
kim yarışmaya katılın dedi?', 'Yarışmayı nasıl öğrendiniz?',
'Resimleri nasıl verdiniz?', 'Törene katıldınız mı?', 'Size
hediye olarak ne
verildi?', 'Törende Kürtçe konuşuldu mu?' sorularının yer aldığı
bir form doldurtuldu. Öğrencilerden ad, soyadı, okul, ev adresi
ve baba adlarını yazarak formu imzalamaları istendi.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü'ne çağırılan yaklaşık
40 resim ve edebiyat öğretmenine ise, 'Öğrencileri yarışmaya
teşvik ettiniz mi?', 'Resimleri toplayıp verdiniz mi?' soruları
sorularak, "Bu yarışmadan bir hafta kadar önce valiliğin düzenlemiş
olduğu resim-kompozisyon yarışmasına çocukların katılmasını
niçin teşvik etmediniz?" denildi.
Öğretmenler ise valiliğin yarışmasının kendilerine geç
iletildiğini ve İHD'nin yarışmasına önceden hazırlandıklarını
söyledi.
'Anlaşılır
gibi değil'
İHD Yönetim Kurulu üyesi avukat Muharrem Erbey, insan hakları ve
barış konusuyla ilgili olarak Avrupa'da insanların küçük yaşlardan
itibaren eğitildiğini belirterek, "Derneğimizin bu etkinliğinden
farklı amaçlar düşünerek 7-12 yaşlarındaki çocukları soruşturmaya
tabii tutmak, sorgulamak, zihinlerinde çizmiş oldukları çöp
adam, güneş ve ağaçların suç teşkil edeceği zannını uyandırmak,
suçlu psikolojisini uyandıracak şekilde koridorlarda sıraya
dizerek bekletmek, suçlu arıyormuşcasına onlardan bilgi almaya
çalışmak, öğretmenlerini ispiyonlatmaya çalışmak, anlaşılır
gibi değil" diye konuştu.
Öğrencilerin valiliğin yarışmasına katılmamalarının kötü
niyetten kaynaklanmadığını söyleyen Erbey, "Bunun tek
nedeni duyuruların geç yapılması. Ayrıca oraya katılmadılar
diye soruşturmaya tabi tutmak hukuka aykırı" dedi.
Çiçeğe
de soruşturma
Diyarbakır Eğitim-Sen Başkanı Hayrettin Altun da etkinliğe 15
okulun katıldığını belirterek, soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Altun, "Kongremize çiçek yollayan okul temsilcileri için de
valilik soruşturma açtı" diye konuştu.
'Şimdi
Atatürk üzülüyordur'
Milli Eğitim Bakanlığı'nın soruşturmasına konu olan
kompozisyonlardan bazı satırlar:
"Ben sınıfta iken uçaklar uçuyor, Afganistan'daki çocukların
suçu ne? Savaş uçaklarından nefret ediyorum, insanları öldürüyorlar,
şimdi Atatürk mezarında çok üzülüyordur."
"Dün akşam bir rüya gördüm, tüm dünya çocukları eşit
ve kardeştiler, uyandım ve Allah babaya yalvardım, bu rüya olmasın."
"Geçen gün televizyonda savaş karşıtlarını dövdüler,
ben üzüldüm, acaba savaş karşıtı olmak kötü mü, bunu söylesem
beni hapse mi atarlar, o zaman okula gidemem, en iyisi susmak.
Bunları yok etmek için acaba çocuk birliği mi kursak?"
"Barış küsmek, kötülük, kavga değildir. Tinerci çocuklara,
selpak satan ve araba camları silen çocuklara çok üzülüyorum.
Çocuklar hastalandıklarında doktora gidebilmeliler."
"Çocuklar güne top oynayarak başlıyordu. Salıncaklarda
sallanmak bütün çocukların hakkı. Onların kırılması ise
insan hakkı ihlali."
İnsan hakları düşüncelerini resimlerle yazılara döken öğrencilere,
'Size kim bu yarışmaya katılın dedi?', 'Törende Kürtçe konuşuldu
mu?' gibi sorular yöneltildi.
Radikalden
Alınmıştır |
|
|