|
|
|
ENDÜSTRİ BÖLGELERİ HAKKINDA KANUN TASARISI
ÜZERİNE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu
SUNUŞ
İrdelenen “Endüstri Bölgeleri Hakkında Kanun Tasarısı”; 25 Ocak 2001 de TMMOB Merkezi tarafından Odalara gönderilen metindir. Sözkonusu tasarı Bakanlar Kurulu’nca ele alınmaktadır. Tasarının son aldığı durum hakkında açık bilgi yoktur. Bu çalışma; 24/25 Mart 2001’de Ankara’da “Emek Alternatif Program”nı hazırlamak üzere toplanan Emek Platformu Sempozyumu’nda yararlanılmak üzere TMMOB’ye de gönderilmiştir.
Sözkonusu tasarının maddeleri tek tek ele alınarak değerlendirilmiştir. Kalın harflerle yazılan maddeler tasarıda yer alan maddelerdir. Her bir madde altında yer alan paragraflar ise bir üstündeki madde ile ilgili değerlendirmeleri içermektedir. Çalışma; Sonuç ve Çözüm bölümleri ile birlikte bitirilmiştir.
ENDÜSTRİ BÖLGELERİ HAKKINDA KANUN TASARISI
Amaç ve Kapsam
Madde 1 – Bu kanunun amacı yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek ve yabancı sermaye girişinin artırılması amacıyla endüstri bölgeleri oluşturulmasına ilişkin esasları düzenlemektir.
Koşulsuz teslimiyet
Madde 1 - Tasarının 1. maddesinde bu düzenlemenin “yabancı sermaye yaptırımlarını teşvik etmek ve yabancı sermaye girişinin arttırılması olduğu” vurgulanırken, bu teşvik ve davetin ulusal çıkarlar (tam bağımsızlık ve emek eksenli, doğal ve kültürel değerlerimizin korunması) temelli gözetilerek yaşama geçirileceğine dair hiç bir ifadeye, koşula ve ilkeye yer verilmiyor. “Kamu yararı” kavramı ise yasa metninin hiç bir satırında vurgulanmıyor.
Endüstri Bölgeleri
Madde 2 – Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak üretim ve istihdamı arttırmak ve yabancı sermayeyi teşvik amacıyla Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulu’nca belirlenen veya yatırımcılar tarafından önerilen yerlerde, Danışma Kurulu’nun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca endüstri bölgeleri kurulabilir. Endüstri bölgesi olarak belirlenen araziler hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz. Endüstri bölgelerinin kurulmasına ilşkin Bakanlar Kurulu kararları Resmi Gazete’de yayımlanır. Bu bölgelerde yabancı yatırımcılara yatırım yapma izni Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından
verilir.
Endüstri bölgelerinde yapılan yatırımlarda 3194 sayılı İmar Kanunu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu 2872 sayılı Çevre Kanunu 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilatve Görevleri Hakkında Kanun, 3213 sayılı Maden Kanunu ile 1580 sayılı Belediye Kanunun 15. maddesinin ikinci fıkrasının (12) numaralı bendi hükümleri
uygulanmaz.
21/11998 tarihli ve 4325 sayılı Kanunda olağanüstü hal bölgelerinde yapılan yatırımlar için öngörülen teşvik tedbirleri, endüstri bölgelerinde yapılan yatırımlar hakkında da uygulanır. Bu bölgeler içinde kalan özel mülkiyet konusu arazi ve arsaların, yatırım faaliyetlerine tahsisi amacıyla Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nce 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümlerine göre acele kamulaştırma yapılabilir.
Endüstri bölgelerinin kurulması için gerekli arazi temini ve alt yapı ile ilgili giderler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanır. Bu ödeneğin harcanmasında 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu 832 sayılı Sayıştay Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri
uygulanmaz.
Yasalarüstü ayrıcalık
Madde 2 - “Koşulsuz teslimiyet” hemen 2. maddede daha da somutlaşıyor. “Yatırımcılar tarafından önerilen yerlerde” kurulacağı belirtilen “Endüstri Bölgeleri”ndeki yatırım izni, imar-inşaat, proje onayı vb. uygulamaların “engelsiz” gerçekleşmesi yönünde “hükümsüz” kılınan diğer yasalar şöyle sıralanıyor: “İmar Kanunu-Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kanunu - Çevre Kanunu - Köy Hizmetleri Kanunu - Maden Kanunu ve Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin 2. fıkrasının 12. bendi (Kanunda ruhsatsız yapıların yıkılmasına dair bent). Her biri Türkiye’nin planlı ve imarlı gelişmesini öngören;
tarih, kültür ve çevre değerlerine saygılı; yerüstü ve yeraltı kaynaklarını da koruyan ve ülke-toplum çıkarları gözetilerek yapılaşmayı ve gelişmeyi hedefleyen, ayrıca yasadışı yapılaşmanın da önlenmesini amaçlayan “temel yasa düzenlemeleri” olan bu kanunlar ve ilgili yönetmeliklerin; “yatırımcının seçtiği yerin endüstri bölgesi ilan edilerek geçersiz kılınmasını” sağlayacak bu düzenlemede yine tasarının 2. maddesindeki tanımıyla; “Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulu” (Y.T.K.D.K.) adlı bir kurul “tam yetkili” kılınıyor.
Endüstri bölgesinin büyüklük açısından bir tanımı yok. Kent içinde küçük bir arsa bile endüstri bölgesi kapsamına girebilir.Ülkemiz kent ve kır topraklarıyla tümüyle tehdit altındadır.
Bunlar yetmezmiş gibi, Endüstri bölgelerinin kurulması amacıyla kamulaştırma bedelleri ve altyapı yatırım bedelleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bütçesinde yer alan ödenekle harcanabilecektir. Böylelikle Türkiye Halkının maddi kaynakları Türkiye ve Türkiye Halkı aleyhine pervasızca kullanılabilecektir. Başta yabancı
(kamu/özel) olmak üzere yerli (özel) yatırımcılara haksız kaynak aktarılması sağlanacaktır. Bu harcamaların hesabının da sorulmaması için hükümler getirilmek istenmektedir. Kamu denetlemesinden kaçılmaktadır.
Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulu
Madde 3 - Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulu Başbakanlık Müsteşarı’nın başkanlığında İçişleri, Bayındırlık ve İskan, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür, Turizm ve Çevre Bakanlıkları müsteşarları ile Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine ve Dış Ticaret müsteşarlarından oluşur. Kurul gerektiğinde Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği (TOBB) ile Yabancı Sermaye Derneği (YASED) ’nin görüşlerine başvurur ve bunların temsilcilerini toplantılarına davet eder. Kurulun sekreterya hizmetleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülür.
Kurulun çalışma usul ve esasları ve yatırım izninin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle tespit edilir.
Endüstri Bölgelerinin yönetim ve işletmesi 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerine göre kurulan organize sanayi bölgelerinin yönetim ve işletilmesine ilişkin hükümlere
tabidir.
Bilim ve uzmanlık devre dışında
Madde 3 - Sadece yatırımcıların istedikleri yerleri değil, kendilerinin “res’en” belirledikleri alanları da Bakanlar Kurulu’na “endüstri bölgesi” olarak önerme hakkı tanınan Y.T.K.D. Kurulu’nun “kimlerden oluşacağı” ise tasarının 3. maddesi’nde yer alıyor. Konu her yönüyle bir planlama, şehircilik, mimarlık, çevre koruma ve endüstrileşme birikimini gerektirdiği halde “bilim ve teknoloji kurumları, üniversite ve ilgili meslek odası temsilcilerine yer vermeyen” Y.T.K.D. Kurulu’nun sadece ilgili görülen 8 bakanlığın (İçişleri-Bayındırlık ve İskan-Tarım ve Köyişleri-Sanayi ve Ticaret-Enerji ve Tabii Kaynaklar-Kültür- Turizm-Çevre) “ Müsteşarlarından” oluşacağı ve “Başbakanlık Müsteşarları” başkanlığında çalışacağı öngörülen tasarıda, aynı kurulun “gerektiğinde” (!) danışacağı kurumlarda yine “üniversiteler ve meslek odaları engellenerek” şöyle sıralanıyor: “Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları birliği (TOBB) ile Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Yani tasarı, Endüstri Bölgelerinin saptanmasında “Bilim ve uzmanlık çevrelerinin de katılımını” açıkça sakıncalı görürken, “yatırımcıların derneklerini” adeta bu uygulamanın”başmüşavirleri” ilan ediyor. Böylece tarih-kültür-doğa-SİT’ler-kıyılar-ormanlar-kentler, doğal kaynaklar ve tüm değerler, bunların “korunarak kalkınmamızı” savunan, bilen ve hedefleyen yetkin kesiminden adeta kaçırılarak talana teslim
ediliyor.
Yatırım izni
Madde 4 – Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, yabancı sermayeli kuruluşların endüstri bölgelerinde yatırım izni başvurularını talep tarihinden itibaren 15 iş günü içerisinde cevaplandırır. Bu süre zarfında cevaplandırılmayan talepler kabul edilmiş sayılır.
Türkiye’de yatırımda bulunma talebi kabul edilen ve gerekli koşulları yerine getiren yabancı sermayeli kuruluşların yurt içinde çeşitli kurum ve kuruluşlar nezdinde yapılacak her türlü
izin, ruhsat, vize ve benzeri başvurularına ilşkin işlemler Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nce yerine getirilir. Ayrıca söz konusu kuruluşların endüstri bölgelerindeki faliyetleri Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce denetlenir. Ancak bu işlemlerin başlatılması için talepte bulunan yabancı sermayeli kuruluş yatırımda kullanacağı sermayenin yüzde 1’ini bu amaçla Başbakanlık tarafından belirlenecek bir banka nezdinde açılacak hesaba yatırması
zorunludur.
Bu madde uyarınca, Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nün yatırımcı kuruluş adına yaptığı izin, ruhsat ve benzer her türlü başvurular ilgili kamu kurum ve kuruluşları, belediye ve meslek odaları tarafından engeç 10 iş günü içerisinde öncelikle ve ividilikle sonuçlandırılır. Bu süre içinde gerekçesiz ilgili kuruluşlar tarafından sonuçlandırılmayan işlemler ve Hazine Müşteşarlığı’nın talebi üzerine atamaya yetkili merci, kurullar veya makamlar tarafından, sorumluların beşer aylıklarının (her türlü ödemeler dahil) kesilmesine; kusurun tekrarlanması durumunda memurluktan çıkarılmasına karar
verilir.
Talanı engelleyene ceza
Madde 4 - Tasarının 4. maddesi ise işte bu “talan özgürlüğünün” en kısa sürede yaşama geçmesini ve bu yönde kamusal engellerin de ortadan kaldırılmasını düzenlemektedir. Maddeye göre yatırımcıların bu kurallara bağlı yatırım istemleri 15 gün içinde karşılanacak. Aksi takdirde yatırım talebi kabul edilmiş sayılacak. Yani yatırım isteminde bütün bu kolaylıklara (Madde 2 de yer alan kolaylıklar) rağmen yine de yasal engel bulan kamu görevlileri 15 gün “susarsa”, izin verilmiş sayılacak. Tümüyle bir “oldu bitti”.
Böylece izin verilen yatırımların ruhsat, proje onayı, arazi tahsisi gibi diğer işlemlerini tamamlamaları için ilgili kuruluşlara tanınan süre sadece 10 gündür. Eğer bu sürede işlemler sonuçlandırılmazsa ilgili kamu görevlilerine yaptırım uygulanacak. Bu şekilde talan uygulamalarına karşı çıkabilecek bürokrat ve teknokratlar, kamu kurumu ve kuruluşları, yerel yönetimler, meslek odaları açıkça tehdit edilmektedir. Meslek odaları yöneticileri bile yabancı sermayeye kolaylık sağlayacak bir “memur” durumuna sokulmaktadır.
Yerli Yatırımlar
Madde 5 – Bu kanun hükümleri ülkeye teknoloji transferi sağlayan, katma değeri yüksek, istihdamı artırıcı nitelikte ve sabit yatırım tutarı 10 milyon ABD Dolar karşılığı Türkiye Lirası’nın üzerinde olan yerli yatırımlar hakkında da uygulanır.
Yerlilerin yararlanmasında da ayrımcılık
Madde 5 - Yatırım yapmak isteyen yerlilerin yatırımları 10 milyon doların üzerinde ise bunların yatırım bölgeleri de endüstri bölgesi sayılacaktır. Daha fakir olanlar ya yazgılarına katlanacaklar ya da aynı ayrıcalıklı talandan pay almak için kendilerine yabancı ortak bulacaklar.Bu şekilde yapılan yatırımda ise 6. Maddede işaret edildiği gibi dış yatırımcının payı en az % 60 olacak! Yerli yatırımcıdan çok yabancı yatırımcı anlaşılmaz bir şekilde gözetilmektedir.
Ülkenin her anlamda planlı gelişme ve kalkınması tümüyle sekteye uğratılacaktır, bu durum tüm ülke sathında yaygınlık kazanacaktır. Halen var olan yerli işletmelerden yatırımları 10 milyon doların üstündekiler de bu yasa hükümlerinden tümüyle yararlanacaklardır. Daha düşük yatırıma sahip olanlar (küçük ve orta ölçekli işletmeler), eşitsiz bir durum ortaya çıkacağından yasanın ayrıcalıklarından yararlanmak için yabancı sermayeye tabi olma durumuna geleceklerdir. Endüstri bölgesi kapsamına girmeyen tüm işletmeler eşitsiz çalışma koşulları yüzünden bu kapsama girmek için çaba göstereceklerdir. Bu çabayı gösterme şansı olmayan, kendini yabancı sermayeye bu yasa kapsamına girmek için beğendiremeyen ya da beğendirme kaygısı gütmeyen ulusal işletmeler (KOBİ niteliğindekiler özellikle) kapanacaktır.
Sözkonusu yasa hükümlerinden yararlanacak işletmeler; Madde 2 göz önünde bulundurulur ise, günümüzde uymalarının zorunlu olduğu kanunlar ve yönetmeliklerden gelen kısıtlardan tümüyle sıyrılacaklardır.
Diğer hükümler
Madde 6 – Yerli yatırımcıların en az yüzde 60’ı yabancı sermaye olmak üzere yabancı yatırımcılarla kurdukları ortaklıklarda 2’inci madde hükümlerinden yararlandırılır.
Yerlilere bir teşvik daha
Madde 6 - Böylesine bir ayrıcalıklı yağmadan yararlanmak isteyen yerlilere bir kolaylık daha sağlanmış. Sermayelerinin yüzde 60’ını yabancılara devretme gibi. Yerli sermaye tümüyle yabancılaşacaktır.
Ayrıca bu hükümden yararlanmak için yabancı sermaye kılıfı altında çok rahatlıkla paravan yurtdışı şirketler eliyle karapara ülkemize
girebilecektir.
Çeşitli Hükümler
Geçici madde 1 -Halen yarım kalmış ya da tamamlandığı halde işletmeye geçememiş veya faaliyeti durdurulmuş olan ve sabit yatırım tutarı 5 Milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası’nın üzerinde olan yerli ve yabancı sermaye yatırımları endüstri bölgesi yatırım sayılır.
Eurogold gibilere af geliyor
Geçici maddeler – Böylelikle “halen yarım kalmış” ya da “faaliyeti durdurulmuş” olan hukuk dışı nitelikteki yerli ve yabancı sermaye yatırımları, yatırım tutarı 5 milyon ABD doları üzerinde ise yasa kapsamına girmektedir. Bu yatırımlara af olanağı tanınmaktadır. Böylece Bergama’da Eurogold, İznik’de Cargill gibi yağmacı şirketlerin yarım kalmış yatırımlarına bir kurtarma olanağı sağlanıyor. Türkiye açık tehdit altında.
Geçici Madde 2- 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bulunan mevcut organize sanayi bölgelerinden Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulunca uygun görülenler Bakanlar Kurulunca endüstri bölgesine dönüştürülebilir.
Başka bir keyfilik, bir genişletme daha
Bu madde ile var olan organize sanayi bölgelerinin de endüstri bölgesi yasasından yararlandırılması gündeme geliyor. Yasadaki ayrıcalıklar yine yasayı hazırlayanlarca (Bakanlar Kurulu) organize sanayi bölgelerine de tanınmış olacak.
Yürürlük
Madde 7- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 8- bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
SONUÇ
Sonuç olarak; sözkonusu yasa tasarısında yer alan her bir madde Türkiye’nin yağmalanması ve yıkıma uğratılması için yerleştirilmiş dinamit lokumları niteliğindedir. Türkiye Cumhuriyeti ulus devlet olma vasfını bütünüyle yitirmek üzeredir. Türkiye’nin zenginlikleri, yasal, kurumsal ve bilimsel birikimi ayaklar altına alınmaktadır. 77 yıl sonra Kurtuluş Savaşı ve 1923 Lozan Anlaşmasıyla ortadan kaldırılan emperyalist ülkelere ayrıcalık sağlayan “kapitülasyonlar”; yine emperyalist ülkeler ve yerli işbirlikçileri eliyle Türkiye’ye dayatılmaktadır. Özellikle yerli işbirlikçiler (Bakanlar Kurulu’da bunlardan biri) vebal altındadır. Bu durum, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yer alan “…Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir…” sözleri ile tümüyle örtüşmektedir. İşbirlikçilik, yurdumuza ve Türkiye Halkına ihanet derecesine varmıştır.
Endüstri Bölgesi terimine “özel ekonomik bölgeler” adlandırması ile DPT 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı “Küreselleşme “ Özel İhtisas Komisyonu raporu’nda rastlamaktayız. Bu raporun sonlarında “kişisel görüş ve katkılar” bölümünde üzerine basılarak sözkonusu terim telaffuz edilmektedir. Türkiye’de ilk akla gelen endüstri bölgeleri; Karadeniz’de “Adapazarı Serbest Şehir Bölgesi” ve Akdeniz’de “Antakya-Adana-Mersin” ekseninde kurulması planlanan “özel ekonomik bölge”. Bunun dışında yasa tasarısı incelendiğinde görülecektir ki; ülkemizin kentleri ve kırsal alanlarıyla tüm toprakları “Endüstri Bölgesi” olma potansiyelini taşımaktadır. Türkiye bu yasa ile tümüyle “Endüstri Bölgesi Cumhuriyetleri/Cumhuriyeti” durumuna getirilmek tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Türkiye’nin özellikle deniz kıyısına yakın olan ve görece işgücü niteliği ile endüstriyel ilişkileri gelişmiş batı bölgelerinin kent ve kırsal alanları yerli (özel) ve yabancı (özel/kamu) yatırımcının yoğun yatırım yapma baskısı altında kalacak. Bölgelerarası eşitsizlik çok daha yoğunlaşacaktır. Daha yoğun toplumsal ve ekonomik sorunlar yaşanacaktır. Batı bölgeleri nüfus ve endüstri yoğunluğu baskısı yüzünden bölge içindeki tarihi ve kültürel yerlerimizin , doğamızın tahribi ve yıkımı ile karşılaşacaktır. Doğu bölgeleri ise kendi haline bırakıldığı için insansızlaşacak, ülkemiz toprağı olma özelliklerini yitirecektir. En önemli yan; ülkemiz insanı büyük bir çoğunluğu ile, kendi ülkesinde kendi iradesini eline almaktan uzaklaşacak, kendi ülkesinin yabancısı, ikinci sınıf insanı durumuna düşecektir.
Yürürlükteki 1982 Anayasası’na bile tümüyle aykırı bir kanun tasarısıdır (Prof.Dr. Zafer Üskül’ün değerlendirmesi). TBMM salonunda yer alan ve ülkenin bağımsızlığının simgesi “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” tümcesi tümüyle geçersizleşmektedir. Ülkenin birliği ve bölünmez bütünlüğü söylemi, bu söylemi olur olmaz yerde dillendirenlerce çiğnenmek üzeredir.
DPT 8. Beş Yılık Kalkınma Planı “Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları” Özel İhtisas Komisyonu (ÖİK) Başkanı’nın Yabancı Sermaye Derneği Başkanı (YASED) olduğu bilindiğinde ve sözkonusu ÖİK Raporu incelendiğinde Enddüstri Bölgeleri Hakkında Kanun Tasarısı ile nelerin amaçlandığı daha açık olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sözkonusu yasa tasarısında 3. Maddede yer alan YASED, bu yasayı hazırlayanlarca muteber bir kuruluş olarak varsayılmaktadır.
Bu yasa tasarısı; Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal kriz, MIGA (Multilateral Investment Guaranty Agency - Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu) ve 2-3 yıl öncesinde tartışmaya açılan MAI (Multilateral Agreement on Investment - Çok Taraflı Yatırım Anlaşması) ve emperyalist ülkelerle yapılan ikili ticaret anlaşmaları çerçevesinde de ele alınmalıdır. İçinde bulunduğumuz vehametin farkına ancak böyle varılabilir.
Ne yazık ki Türkiye açısından bu yolda epeyce mesafe alınmıştır. MIGA anlaşmasına ilşkin kanun 1988'de (ANAP iktidarı-Özal Başbakan) Resmi Gazete'de (27.05.1988-3453 sayılı kanun) yayınlanmıştır. Yine 1999 yazında “uluslararası tahkim” Anayasa değişikliğiyle işler hale getirilmiştir. Sonrasında Başbakan Ecevit ve ABD Başkanı Clinton tarafından karşıklıklı ziyaretler sonucunda yapılan MAI anlaşması hükümleriyle neredeyse üst üste oturan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ABD Hükümeti Arasında-Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” TBMM tarafından onaylanmıştır (Kabul tarihi 07.12.1999, 4485 sayılı Kanun, Resmi Gazete 10.12.1999, sayı 23902). Bu kanunun TBMM de görüşülmesi sırasında Hükümet üyesi Tunca Toskay tarafından yapılan TBMM’deki konuşmada “… Bu anlaşmayla, her iki ülke arasında, özellikle serbest sanayi bölgesi kurulması yoluyla, ABD’ye bu bölgelerden gümrüksüz ihracat olanakları sağlanabilecektir….” diyerek iki yıl kadar öncesinden sözkonusu yasa tasarısını haber vermiştir(TBMM genel Kurul Tutanağı 21. Dönem 2. Yasama Yılı, 29. Birleşim, 07.12.1999, s.32).
Türkiye kamuoyunun MIGA anlaşmasından haberi, o da çok dar bir çerçevede MAI anlaşması tartışmaları sırasında olmuştur. MAI anlaşması uluslararası alanda gerçekleştirilememiş olmasına karşın ekonomik ve sosyal açıdan zayıf ülkelere ikili ticaret anlaşmaları yoluyla dayatılmaktadır.
Türkiye 24 Ocak 1980 kararları sonrasında adım adım adım, son yıllarda daha da hızlanarak, üretim ve istihdam politikalarından emperyalist ülkeler ve kurumları (IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği) ve yerli işbirlikçileri eliyle uzaklaştırılarak sözkonusu yasa tasarısına adeta mecbur edilmiştir Son yıllarda “uluslararası tahkim” in kabulü, kamu yatırımlarının tamamıyla durdurulması, özelleştirmeler yoluyla KİT lerin yağmalanması, son Kasım 2000 ve Şubat 2001 ekonomik krizleriyle yurdumuz tümüyle teslim alınmak üzeredir. Bu yasa tasarısı; böyle bir durum içinde bir oldu bitti ile TBMM den geçirilmek
istenmektedir.
ÇÖZÜM
Endüstri Bölgeleri Hakkında Kanun Tasarısı ve diğer benzer içerikteki yasal düzenlemelere karşı Türkiye Halkının uyarılması, bu yasal düzenlemelerin lağvedilmesi yönünde Türkiye Halkının desteği alınarak mücadele yürütülmesi ivedilikle gereklidir. Bu amaçla bağımsızlıkçı, emek vasıflı, Türkiye doğasına, kültürüne ve insanına sahip çıkan siyasal partiler, demokratik kitle örgütleri ile güçbirliği sağlanmalıdır. TMMOB; sözkonusu yasal düzenlemelerin doğrudan kendine bağlı odaların çalışma alanları içine girmesi nedeniyle bu çalışmaya öncülük
yapabilir.
Ayrıca, sözkonusu yasa tasarısı ile ilgili olarak devletin yasama, yürütme ve yargı erkini etkileyecek bir çalışma da hedeflenmeli ve yürütülmelidir.
Türkiye, merkezi plana dayalı ve kamu girişimciliği odaklı olarak kalkınma ve istihdam politikalarını yaşama geçirmelidir. Bunu yaparken de ulusal, yurtsever, tam bağımsızlıkçı ve emek eksenli bir yörüngede, daha sonraki kuşaklara bırakılacak miras olan ülkemizin doğal ve kültürel kaynaklarının gözetilmesi, geliştirilmesi gereklidir. Kalkınma ve istihdamın ülkemiz için yaşamsal önemde oluşu gözönünde tutulur ise ekonomik ve toplumsal alanda inisiyatifin bütünüyle kamusal irade elinde bulundurulmasının ve kamu girişimciliğinin her alanda faaliyet gösterebilme yeteneğinin saklı tutulmasının önemlidir. Yerli (özel sektör) ya da yabancı (kamu/özel sektör)yatırımlara ancak bu çerçevede ve ülke çapında bütünlüklü kalkınma ve istihdam politikalarıyla uyumlu olarak yer verilmelidir.
Ülkemizin doğası ve insanlarının kaderlerinin yerli (özel sektör) ya da yabancı (kamu/özel sektör) yatırımcılarının karı enfazlalaştırma güdülerine emanet edilemeyeceğinin, iplerin hiçbir zaman bu unsurların eline verilemeyeceğinin altı çizilmelidir.
Böyle bir yaklaşım pekala mümkündür. Cumhuriyet tarihimizin devrimci dönemlerinde genel hatlarıyla yaşama geçmiştir de. Özelleştirme politikaları ve uygulamalarıyla da zaten ülkemiz insanlarının bu kazanımları geri alınmak istenmektedir. Kamu girişimciliği yok sayılmak ve Türkiye Halkına unutturulmak istenmektedir.
TMMOB bağlı odalarıyla birlikte Türkiye kalkınmasına ulusal planlamaya omuz vermeye hazırdır. Yeter ki siyasi irade tam bağımsızlık temelinde, kamu yararı ve emek ekseninde ekonomik, toplumsal ve dış ilişkileri ele alsın.
HAZIRLAYANLAR
Bu çalışma TMMOB İst. İKK tarafından oluşturulmuş bir çalışma grubu tarafından hazırlanmış ve TMMOB İKK Sekreteryası’na sunulmuştur. Çalışmaya katılanlar; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İst. Şb., TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası İst. Şb.
temsilcileridir. 13.03.2001
|
|
|