|
..
Geçen hafta Ege Cansen'in ağzından ABD'nin Afganistan'a
saldırısının ve şimdi beklenen Irak saldırısının gerçek
nedenini öğrenmiştik.
Egemen sınıf dünyada
ve Türkiye'de olup bitenlerin gerçek nedenlerini ve işin
nereye varacağını gayet iyi biliyor. Ancak bu gerçekleri açıklamıyor.
Tam tersi birtakım yutturmaca tahlillerle gerçekleri
gizliyor. Pek ender olarak Ege Cansen'in satır arasında yaptığı
gibi gerçek açıklanıyor. Bu durumu anlamak mümkün.
Ama kendisini muhalif
diye tanamlayan, hele hele geçmişte sosyalist mücadelenin
şurasında ya da burasında bulunmuş olan kalem erbaplarının
gerçekleri egemenlerden daha çok gizlemeye çalışıp
uyduruk senaryolar yazmalarını anlamak mümkün değil. Her
geçen gün Irak savaşı yaklaşıyor. Tüm Amerikan ve müttefiklerinin
medyası yetkili ağızlara dayanarak Irak savaşının sadece
hava bombardımanı değil kara harekatıyla gerçekleşeceğini
yazıyorlar. Öte yandan Kuzey Iraktaki Kürt liderleri
geçmişte olduğu gibi bugün de ne yapacaklarını, kimin
yanında yer alacaklarını ustalıkla gizleyip hesapları şaşırtmaya
çalışıyorlar.
ABD Afganistan'a yaptığı
saldırıda Afganistan'daki Kuzey İttifakı'nı kara savaşında
kullandı. Irak savaşında da Türk askerini kullanacağına
dair batı medyasında haber ve yorumlar her gün çıkıyor.
Türkiye'de de, tahsildar Derviş Efendi bir Irak savaşının
Türkiye ekonomisine büyük zarar vermeyeceğini, bunun
tedbirlerinin alındağını söyledi.
Savaşın bu kadar
yaklaştığı günlerde kendi kendine "muhalif",
"demokrat", "yurtsever" ve hatta "sosyalist"
adını takan insanlar, kuruluşlar, dergiler, gazeteler,
siyasi partilerden savaşa karşı hiç bir hareket görülmüyor.
Türkiye'nin üzerindeki bu ölü toprağının kalkması
gerekir.
İşin garip tarafı
"muhalif" denilenlerin uğraştıkları konular...
Ayran budalası gibi AB meraklısı olanlar şimdi koro
halinde Karen Fog'u savunmak ve devleti göreve çağırmakla
uğraşıyorlar. Yani gazetecinin gazetecilik yapmasını
devletin engellemisini istiyorlar. Ne adına? AB adına. Konu
başka bir şey olsa tam tersini savunurlardı.
DTÖ'nün dayattığı kurumlardan biri olan ENDÜSTRİ BÖLGELERİ nin kurulması hakkındaki yasa
tasarısı DSP + MHP + ANAP Hükümeti tarafından hazırlanmış ve"hızlı" meclisimize sunulmuş
ve "hızla" yasalaşmıştı.
Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı hazırlandığı günlerde yurtseverler tasarıyı madde madde
karşı çıkmışlardı.Bunlardan, Prof.Zafer Üskül'ün yasanın anayasaya aykırılığını saptayan
bilimsel çalışması ile TMMOB nin tasarıyı irdeleyen çalışmasını bu sayıda
bulacaksınız.2001 yılında yapılmış bu çalışmaları bugün okurlarımızın bilgisine
sunmamızın nedeni,uluslarüstü şirketlerin bu yasadan yararlanmaya bu günlerde başlamış
olmasıdır.Medyada bu konuda çıkan haberleri okurken bu çalışmalarıda göz önüne alıp
haberleri öyle değerlendirin.
|

|
|
Kuvayi
Milliye'nin genç askerleri |
Son günlerde bir de KUVAYİ MİLLİYE
yandaşlığı konusu ortaya atıldı. Bundan altı yedi ay
kadar önce ABD Büyükelçisi ardından Kemal Derviş Kuvayi
Milliye ruhuyla Türk milletinin ekonomik zorlukları yeneceğini
buyurmuşlardı. Gülüp geçmiştik. Ama bu kez Hürriyet
gazetesinin haberine, Cumhuriyet gazetesinin tekzibine rağmen
MHP'nin ve onun genel başkanının Kuvayi Milliyeci olduğu söylentisi
ortalığa yayıldı. Hukukta şuyuu vukuundan beter diye bir
tanım vardır. Bu zırvalık en hafif deyimiyle böyle tanımlanabilir.
Bu konuda gelişmeleri bekleyerek geniş bir yorumu ileride
yapmayı düşünüyoruz. Yukarıdaki
tarihi fotoğrafa bakın; içinde Kemal Derviş'e, Devlet Bahçeli'ye
veya şuna buna benzeyen insan var mı? Cümle
alem bilmelidir ki Kuvayi Milliye lafı eskilerdin deyimiyle ağza
alınmadan önce salavat getirilmesi gereken bir deyimdir.
Dikkatli oluna.
|