|
|
|
NASH VE MÜKEMMEL OLMAYAN DÜNYAMIZ!
Neşe ÖZGEN
"Oyun hoşa gitmeyen bir şeyi yapmaktan hiçbir kayıp ya da
zahmet olmaksızın kaçınabileceğin halde,
yine de devam edip onu yapmandır"
B. SUITS, Çekirge; Oyun, Yaşam ve Ütopya.
A Beautiful Mind'I izlerken, Oyun ve teorisi üzerinde çalıştığım yıllara geri döndüm. Amerikan medyası, sevgili John F. Nash'I ve onun "Eşitsiz ve mükemmel olmayan, yani aslında irrasyonel olan bir dünyaya inancını" haykıran; insanın irrasyonel ve sosyal bir varlık olduğunu, hayatın liberal iktisat teorisi öyle söylediği için oluşmadığını, aksine yaşamın bütünüyle irrasyonel olduğunu anlatmaya çalışan teorisini bir kez daha içini boşaltarak gömüyordu; tıpkı ona Nobel Ekonomi Ödülü'nü verirken Amerikan Bilim Mafyasının yaptığı gibi...Nobel Ekonomi ödülleri her daim liberal iktisat ile alternatif modellerin bir çekişme arenasıdır. Oyun teorisi Nobel iktisat ödülü'nü iki kez alan tek teoinirim? soruları üzerine kurgulu bir teori olan oyun teorisinin temelleri M.S.500 lü yıllara kadar gidiyor. M.S 500'lü yıllarda Talmud'da Musevi dininin problemlerini çözmek için kullandığı bir metod olarak karşımıza çıkıyor Oyun Teorisi: 3 karısı olan bir adamın öldüğünde karılarına bırakacağı mirası "Oyun' şöyle hesaplıyor: eğer miras 100 ise eşit paylaşım, 300 ise oransal paylaşım(50,100,150)(rasyonel?) öngörülmüş. Ama miras 200 olduğunda öngörülen 50, 75 ve 75 dağılımının hiçbir rasyonel, oransal ve mantıksal açıklaması bulunmamakta.
Oyun Teorisinin temelleri Waldegrave ve Cournot tarafından atılmış: "iki kişilik sıfır toplamlı oyun" minimax bir karışım stratejisi olarak adlandırılıyor. Çok daha sonraları ise Edgeworth matematiksel fizik alanında "bireyler arasında ticari problemleri aşmaya yarayacak olan kontratlar eğrisi" olarak adlandırdığı önermeyi geliştirmiş. İki kişilik sıfır toplamlı oyunda Zermelo'nun geliştirdiği ve kendi adıyla anılan teoreminde de "kazanan tek kişidir" mantığı (Hobbs'urına doğru tekerlikle sandalyeyle katılması(kansere yakalanmıştı), Stanley Kubrick'in 1963'lerde Dr. Strangelove adlı filmine ilham kaynağı olmuştur. Teori 1944 da her ikisi de Princeton Üniversitesi'nde matematikçi olan Otto van Neumann ve Oscar Mongestern tarafından yayınlanıyor ve 1947 de Nobel Ekonomi ödülünü alıyorlar. Bu kitap "toplamları sıfır olan ve işbirliğine dayanmayan"(zero-sum-non-cooperative games) oyunlarla ilgiliydi. II.Dünya Savaşı'ndan sonra, Oyun teorisi Rand Oluşumu ile yeniden gündeme geliyor. Rand Oluşumu, savaş sonrası ABD Hava Kuvvetlerinin özel şirket haline dönüştürülmesi ile oluşturulmuştu ve asıl ilgi alanı, kıtalararası nükleer silahlanmanın çeşitli yönleri idi. Oyun teorisi, açıktır ki bu hedefle yakından ilgili olarak, von Neumann'ın danışmanlığında (sonralara da Duncan Luce, John Nash ve Howard Raiffa'nın da katılmasıyla) geliştirilen bir organizasyonun ideolojisini oluşturuyordu.
NASH VE KATKISI
"Toplumsal işbirliği iyidir" şeklinde özetlenebilecek olan önergereği ister istemez rasyonel bir kararsızlıktır. Tekrarlanan oyun örneklerinde 'Soğuk Savaş Açmazı' ilginç bir örnektir: NATO ülkeleri, Warşova Paktı ülkelerinin Batı Avrupa'ya yönelik olası kötü emellerinden dolayı son derece rahatsızdırlar. Böylece tüm dünyanın mahvı ile sonuçlanacak potansiyel bir nükleer silah tehdidi geliştirmişlerdir. Warşova Paktı'nın iki yolu var gibi gözükmektedir: sessiz kalmak ve böylece hem dünyayı hem de kendilerini kurtarmak ya da aynı türden bir potansiyel saldırı mesajı vermek.
Oysa tekrarlanan işbirliğine dayalı oyunda, kayıplar bir süre sonra kazanca dönüşmekte, kazanç haneleri de kayıp olarak belirmektedir; nükleer silaha harcanan onca para, dünyayı tümden yoketme tehdidinin uzun süre sürdürülemeyeceğini çok iyi bilen taraflar... Böylece sessiz kalarak oyunun seçeneklerinden birisini-oyuna katılmamayı seçen- tarafın her zaman kazançlı çıkmasına yol açmaktadır.
"En son elde işbirliği yapmayan taraf kazançlı çıkıyorsa, neden işbirliğine gidilmesi gereksin?"yi çalışması da yer alıyor. Bu konuda kaydedilen en önemli aşama ise: "Rakibin işbirliğini bozuncaya dek işbirliğine devam et" stratejisi. "Egoistler arasında işbirliği stratejisi" adı verilen bu çalışma, bir süre sonra yerini şöyle bir öneriye terk ediyor: karşı taraf bir kez işbirliğine karşı bir davranışta bulunursa, işbirliğini sürdür, ancak ikinci kez işbirliğini bozarsa işbirliğine son ver...Bu son aşamada, Oyun teorisinin temelinde en azından bir grubun kararlı bir şekilde irrasyonel davranması yatar. Bu anlamda da aktörün seçimi sorunu tekrar gündeme geliyor. Bu anlamda sorulması gereken sorulardan birisi de neden ve ne zaman aktörlerin özellikle bilişsel bir plan uyguladıkları olmalıdır: Neden demokrasi ve liberalizasyon yerine diktatörlük veya statüko seçilmektedir?
John F. Nash, Oyun Teorisi'nin 1947'lerdeki kendine güvenini "çünkü insan irrasyoneldir/Zira hayat irrasyonel! Birarada yaşamak için irrasyoneli görmemiz ve tanımamız lazım!" haykırışıyla kesmişti. MacCarty döneminin cadı kazanık hayattaki seçimlerini de budayarak iyi aile öyküsünün içine Nash'I bir kez daha hapsediyor.
|
|
|
|