Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


SENDİKA VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
YABANCI ŞİRKETLERİN DEĞİL,
TÜRKİYE'NİN ÇIKARI VE BİLİMİN DOĞRULTUSUNDA MÜCADELE ETMELİDİR


Bergama'da siyanürlü altın işletmeciliği ve devamında yaşanan gelişmelerle ilgili Dev.maden-Sen Genel Başkan Vekili Tayfun GÖRGÜN'ün açıklaması;

Bergama'da altın madenciliğiyle ilgili bugüne kadar mahkeme kararlarının uygulanmaması ve bölgede yaşayan insanların iradelerine saygı gösterilmemesi ancak monarşi ya da diktatörlüklerde rastlanabilir bir yaklaşımdır.

Yargı kararlarına rağmen siyasilerin, Normandy şirketinin deneme üretimine izin vermesi, çalışan işçilerin haklı çalışma isteklerinin ise sırf kamuoyuna karşı propaganda amacıyla sendikalaştırılması ve işsizlik baskısı altındaki çaresiz yurttaşlarımızın acılarının istismarı ayrı ve yeni bir ayıptır. Uluslar arası tekel olan Normandy'nin sözcülüğüne soyunmuş malum provokatörler; yöre halkı ile ekmek kaygısında olan işçilerin karşı karşıya gelmesini zevkle seyretmeye devam ediyorlar.

Emperyalizme bağımlı olarak uygulanan politikalar sonucu ekonomik kriz devam ederken, bu krizden kurtulmaya dönük faturanın halka yeni vergilerle yıkılmaya çalışıldığı bir süreçte mevcut kaynakların değerlendirilmesinden daha doğal bir şey olamaz. Ancak bunu bütün yönleriyle, getirisi ve götürüsüyle değerlendirmek gerekmektedir. Bütün bunları yapmadan siyanürle çıkarılan altının ülkemiz için servet olduğunu söylemek; Normandy gibi ulusötesi bir şirketin asılsız iddialarına bakıp bizim ülkemizi bizden daha çok sevdiğini sanmak, malum bazı sendikacıların üyelerinin hak ve mücadelesine sahip çıktığını düşünmek saflık olacaktır. 

Artık belirgin olarak ortaya çıkan ve kamuoyunca da benimsenen bilgiler deprem kuşağında bulunan Bergama'nın tarım, hayvancılık, arkeolojik ve turizm olanakları ile siyanürlü liç yöntemiyle yapılacak altın madenciliğinin kıyaslanmasıyla ne bölgesel ne de ulusal düzeyde ekonomik yararın bulunmadığı açıktır. Üstelik ülkemizde altın rafinerisi bulunmadığından dolayı çıkarılan madenin "ışıl ışıl altın ihracı" yani son ürün ihracı değil cevher ihracı durumunda olacaktır. Açıklanan mevcut rezerv ile yaklaşık 8 yıl sürecek olan işletmecilik esnasında istihdama yapacağı 200 civarında katkı ile onlarca yıl tarım, orman, hayvancılık ve turizmden koparılacak istihdamın mukayesesi de lehte değildir. Ayrıca 40-50 yıl özenle saklanması gereken tonlarca metreküp zehirli atık, ekolojik denge ve diğer kaza risklerinin maliyeti ele alındığında nasıl bir vahim bir tablo ile karşı karşıya bulunduğumuz anlaşılmaktadır. Bu tablo karşısında ileriki yıllarda ülkemizde altın rafinerisinin kurulması ve siyanür lic'inden başka teknolojilerin kullanımının devreye girmesi gibi yüksek olasılıkların gerçeklesmesine dek altın Bergama topraklarında şimdilik bekleyebilir. Kimse merak etmesin yeraltındaki altın kokmaz, çürümez, bir zarara uğramaz. Bu nedenle zararımız değil yararımız olacaktır. Ülkemizin yararına olacak bu durum, eski ismi Eurogold yeni ismi Normandy olan tekelin şimdilik yararına olmayacaktır. 

Bizleri de bazı şirketlerin ve kişilerin özel çıkarları değil ülkemiz, ekonomimiz ve insanlarımız ilgilendirmektedir. 

 
sayfa başına dön