Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


Övünç İyi de !..


Erol TOY

Ankara'da 23 Nisan resepsiyonu.
TBMM kuruluşunun 82. Yılını kutluyor.
Basın-yayın mensupları Genelkurmay Başkanı Orgeneral sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun çevresini sarmış... Yurt ve dünya olayları konusunda peşpeşe sorular yöneltiyorlar.

Ordu adına konuşmaya tek yetkili sayın komutan da, hemen her soruya net ve kesin yanıtlar vererek kamuoyunu aydınlatıyor.
Epeydir sözün anlam ve değeri, söyleyenin mevki, makam ve gücüyle ölçüldüğünden Genelkurmay Başkanlarınınki çok önemli.
Soru, AK Parti başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 1992'de Refah Partisi adına Rize'deki celâdeti üzerine. 

Konuşma camide namazdan sonra... Tekkede zikir öncesi.. Parti merkezinde kapı ardında falan değil... Devlet görevlilerinin gözleri önünde, kulaklarını zonklatarak Cumhuriyet meydanındaki mitingde. 
Güpegündüz ve yığınlara karşı.
Hiç kimse, hiçbir şey yapmamış. 
Aradan 10 yıl... Refah köprüsünden Anayasa Mahkemesi... Fazilet Partisi... Saadet ve AK Partisi gelmiş geçmiş. 
Verso araştırma kuruluşu pek çok odakta, pek güvenilir kaynak olmalı !.. Ortada seçim tarihi bile yokken, danışmanı olduğu AK Par-ti'yi iktidar.. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı başbakan ilân etti ya !.. 
Bütün kurbağaları ürkütmüş.
O gün, orada, görevden kaçanlar, o konuşmanın kasetini bugün, bir televizyon kanalına ulaştırmışlar. O da her haberci gibi yayınlamış.
Soru çantada keklik. 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu bu konuda acaba ne düşünüyor ?
Yanıt açık ve kesin.
Hezeyan konusunda her normal insanın düşündüğünü. 
Vay efendim vay !..
Yer ve zamanında görevi savsayan ödevliden... Tüm tarihsel tehlikelere göz yuman siyasetçiye... Toplumsal sancılara kulak tıkayan basın-yayın erbabından.. Tarikat bahçesinde asma budayan akıldaneye kadar aklınıza kim gelirse yallah !.. Balıklama üstüne atladı.
Kimi geçmişe mazı dedi... Kimi geleceğe yazı !..

Öyle ya !.. 

Toplum yönetme adayı arınmazsa, ağrınır. 
Geçmişi kirli olanın, geleceği karabasandır. 
Tamam da bunun yeri ve zamanı İsrafil'in Sur'u'nu üflediği kıyamet günü mü ? Hata, kusur ye da suçun işlendiği an... O kaçmışsa toplumun herkesin defterini eline verdiği seçim günü mü ?
Demokrasilerde İsrafil halk... Su'r, oy değil mi ?
I'ıh !..

İşin kolayı güçlü yanında saf tutmaktır.
Hak, hukuk ve erdemin safında bulunmaksa hüner ister.
Öyleyse gelsin kolay mazeret.
Efendim seçim yasası, azınlık diktasına fırsat veriyor... Muş !..
Makûl çoğunluk diye yere göğe sığdıramadığınızın temsilcileri, azınlık diktasına heves etmese verebilir mi ?
Seçim yasası Kutsal kitabın ilâhi vahyi değil ki !..
Halk egemenliğini çalmanın yasallaştırılmış hilesi.
Yüce Meclis isterse, 2 saatte değiştiriverir.
Değil mi ?
Geçelim.
Bunların tamamı kolay siyaset polemiği.
Biz gelelim kimsenin uğramadığı değirmene. 
Stratejik zihin cimnastiğine yâni.
Sayın komutan önemli bir karşılaştırma yaparak, Fransız ve Amerikan ordularının Vietnam'da... Rus ordusunun Çeçenistan'da işi yarım bıraktığını. Oysa Türk ordusunun Güneydoğuda tam ve kesin başarıya ulaştığıyla öğünüyor.

Ve bu öğünç, benim aklıma şu soru ve yanıtları getiriyor ;
Bildiğim Fransız, Amerikan ve Rus orduları yarım bıraktıkları... Ya da tam deyimiyle bozguna uğradıkları yerlerde, işgal ordularıydı.
Türk ordusunun Güneydoğu Anadolu'daki konumu aynı mı ?
Yoksa GAP güvenliğinin nüfus dengesine jandarmalık mı ?
Sayın komutan ne der bilemem.
 
Ama ilkinin yanıtı ordunun kurucusu Gazi Mustafa Kemal'den ; 
"Egemenliği uğruna topyekûn ölmeye karar vermiş halkların karşısında hiçbir ordu tutunamaz..."

Elbette halk aynı kök ve ülküye dayanıyor... Yâni yurt, ırk, din, dil, inanç ya da ideoloji birliğinde buluşuyorsa. İkincinin yanıtı apaçık halktan.

Güneydoğu'da şehit veren bütün il, ilçe, belde ve köy insanları, Güneydoğu'lu kardeşlerine hem bağırlarını, hem işyerlerini açmakta.
He mi ?

 
sayfa başına dön