Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden


19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanının demeçlerini televizyonlardan izledik.

Cumhurbaşkanı gençlerin sistemi eleştirmelerinin demokratik hakları olduğunu söyledi.Ve Çağdaş uygarlık düzeyine çıkabilmeniz için,gençlerin,düşünmelerini ve düşündüklerini de ifade etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

TBMM Başkanı Ömer İzgi (kendileri MHP' den milletvekili seçilmişlerdir.) ise Atatürk' ün "Ey Türk Gençliği" diye başlayan hitabesinin ve Atatürk'ün Bursa nutkunun gençlere şeklen olması gerektiğini söyledi.

Devletin en üst iki yöneticisinin 2002 yılında gençlere önerileri, doğrusu benim göğsümü kabarttı,duygulandırdı.

Duygulandırdı da,iki devlet büyüğünün dediklerini yapmaya kalkan gençlerin başına neler gelir diye düşününce de büsbütün keyfim kaçtı doğrusu.

Örneğin, Cumhurbaşkanının sözünü dinleyip, demokratik haklarını kullanarak, RTÜK yasasını protesto etmeye kalkışsalar,devletin polisi maazallah copla bir güzel meydan dayağı çektikten, yetmedi yerlerde sürükledikten sonra gözaltına almaz mı?

Hele TBMM Başkanını dinleyip Atatürk'ün gençliğe hitabesini, hele, hele,Bursa nutkunda,söylediklerini yapmaya kalkarlarsa...
Hatırlatalım mı?

"....memleket dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, delalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler..."
Bursa nutkundan 
"....bu memleketin polisi var,jandarması var,savcısı var demeyeceksin....,Cumhuriyeti korumak için derhal harekete geçeceksin...."
Şimdi, gençlik ne yapacak? Devletin en üst makamındaki iki kişiyi ciddiye alırsa"..Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bölmek" ten tutun da devletin ve meclisin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif etmekten, terör yasasına kadar beğenin beğendiğinizi mi derler? Manisalı gençler gibi mi yaparlar? Diyarbakırlı geçler gibi mi?

Devletin Tüm büyüklerinden rica ediyorum: Türkiye'nin koşullarını bilerek,göz önüne alarak konuşsunlar,yazık değil mi gençlerimize?

 

 
sayfa başına dön