Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden                                

Bugün 2 Temmuz.Dokuz yıl önce Sivas’ta Madımak Otelinde 37 yurtsever aydınımız şeriatçılar tarafından yakılmıştı.Olaylara devletin tüm kademeleri Cumhurbaşkanından, Başbakanından, Emniyet Müdürüne, Tugay Komutanına kadar hepsi seyirci kalmıştı.Hatta verdikleri demeçlerle katillerden yana çıktıkları bile olmuştur. Olayları İlhan Taşçının kaleminden okuyacaksınız.
Bu haftaki yayın yönetmeni bölümünü Madımak Otelinde yakılan 37 aydından biri olan ressam ve şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok’un cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazısına ayırıyoruz.

AÇIK DÜŞÜNDÜ,DERİN BİR ACIYI SÜRDÜ
Herkes kendince göçer bu
yeryüzünden;
Kimse pay çıkarmasın başkasının
ölümünden."

İlk kez şair babamla ayrı düşüyor fikrimiz.Ben diyorum ki pay çıkarmalı başkasının ölümünden.Metin Altıok ömrü boyunca pay çıkarttı yaşamdan kendine.Başkalarının acıları,sevinçleri,yaşamları önemliydi onun için.Kimi acıları sahiplerinden daha derin yaşadı.Hepimiz için pay çıkarttı ve şiirleriyle işledi,önümüze sundu.Önce kendi için ama daha çok bizim için.Babamın yaşamını açık kalp ameliyatı gibi görüyorum.Açık düşündü,açık ve derin bir acıyı sürdü ve açık açık yazarak paylaştı.
Kim bilir belki de ecelini hazırlayan gerici zihniyete sesleniyordu pay çıkartmayın başkasının ölümünden derken.Yine haklıydı onu öldürenler onu yok edemediler.Şiiriyle biraz “bitter”ama tertemiz bir hayat seçeneği sunuyor görebilenlere.Hayret edilecek şekilde onun yaydığı aydınlık bana dokuz yıldır aydınlık fikirli öğrencileri, dostları ve bin bir güzel insanla geri dönüyor tam umudu kestiğim her anda. .
Geçen gün gencecik bir kız; Yüzümüzü güldüren yüreğimize mutluluk veren Dünya Kupas’ın daki başarımızın ardından, ilk kez ülkesi için gurur duyduğuna kendi de şaşırıp “Bize bu ülkeyi sevdirmediniz”demiş.Bilemezsiniz ne kadar dokundu bana o kadar haklı ki.Bir ülkenin onca yokluk içerisinde var oluş zaferini,dünyada bir örneği daha olmayan inanılmaz kısa bir sürede geri kalmışlıktan apaydınlık batılı bir hayata geçişini minik kafalara temcit pilavı gibi söylüyoruz ama, bunun ne demek olduğunu kavratamıyoruz.Daha önemlisi hissettiremiyoruz.
Her şey sembolik ve unutulmaya mahkum.Toplumsal bir hafıza problemi içerisindeyiz.Acılardan ders almıyoruz.Diz boyu sığlık almış başını gidiyor.Kimsenin pay çıkardığı yok kendine.
Kavramak bilgi ve sanata yakındırmakla mümkün. Aydın muhalif olmalı derken Metin Altıok çatlak ses çıkarmaktan bahsetmiyordu.Bireysel entellektüellikten değil,bir şeyleri değiştirmek için çaba sarfetmekten bahsediyordu.Bana sevmeyi aşıladı.Ondan uzak geçirdiğim çocukluk yıllarımda onu en çok şiirinden tanıdım.Hissettiklerini hep en iyi oradan anladım.O nedenledir ki bu ülkenin bana ettiklerine rağmen bu ülkeyi seviyorum.Metin Altıok yanmasa, Asım Bezirci’ler,Behçet Aysan’lar,Nesimi Çimen’ler yanmasa nasıl çıkılır karanlıktan aydınlığa?Yeter ki yeni nesillere anlatalım onları ve unutturmayalım.Metin Altıok diyor ki: “İnsanın sınırlı yaşam boyutlarını aşarak yücelmesine ve enginleşmesine yarar şiir.Kötülüklerden arınmaya ve insanları sevmeye...”Küçük Elif’e derim ki Nazım’ı oku, memleket sevgisini göreceksin.Bu ülkenin senin pırıl pırıl aklına ve daha nice büyük başarılara ihtiyacı var.Bu başarılar bilinçli, aydınlık yeni fikirlerle olacak.

Sen gel bu oyunun kuralını değiştir.
Mutsuzluk ceza değil ehven bir iştir.

Babam ve 37 aydınlık insan şiir sevmeyenler tarafından 2 Temmuz !993 günü yakılarak öldürüldü.Sivas davası 33 idam cezasıyla sonuçlandı.Defter kapandı mı yani? Göstermelik 33 kişi cezasını çekecek. Kimlileri çekmeyecek ve her zaman olduğu gibi unutacağız.

Hangi suç cezasını taşır yanında.
O suç ki insanın tenini yatsımasında

9 yıllık acı ve ızdıraptan sonra diyet istemiyorum.İçimdeki intikam duygusu değil ama tarif edilemeyecek bir öfke ve yalnızlık duygusu içinde olduğumu yadsıyamam.Yine de “Benim kalbimdeki gizli nokta herkesin eşit olduğu, yaşamı ortaklaşa paylaştığı, güzellikler ürettiği yepyeni bir dünya özlemi” Metin Altıok’tan öğrendiğimse “Kişi kendine acı veren olumsuzluklara baş kaldırabilmelidir.İçinde duyduğu acı ancak böyle anlamlanır ve değer kazanır.”

Ben bir ejderin parlak pulum sırtında,
Birim düşer yerine birim çıka sırasında.

 
sayfa başına dön