|
|
Kriz Daha Çok Adaletsizlik Getirdi
|
|
Mustafa SÖNMEZ
Şubat kriziyle yaşanan büyük devalüasyonun ardından Sakıp Sabancı dizine vurarak, "Hepimiz yüzde 40(gırğ) fukaralaştık" demişti. Sakıp Ağa'nın bakkal hesabıyla söylediklerini DİE'nin gelir yöntemiyle gayrisafi yurt içi hasıla verileri kısmen doğruluyor.
"2002'nin ilk çeyreğinde yüzde 0.7 büyüdük " müjdesiyle duyurulan DİE 'nin bülteninde bir detaya nedense hiç girilmedi. O da , yukarıda bahsettiğimiz "Gelir Yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla" tablosuydu. Bu tablo, 2001 milli gelirinden vergileri ve yatırımları çıkarınca kalan "artığın" ücretliler ile diğer kar-faiz-rant gelirlerine el koyanlar arasında nasıl paylaşıldığını ortaya koyuyor.
Bu paylaşım kendi başına birşey söylemez. Bu verileri, kriz öncesi iki yılın verileriyle karşılaştırdığınızda ve bunu dolarla ifade ettiğinizde, gerçek gelir dağılımı gerçeğiyle burun buruna geliyorsunuz. Ve o resim bakın neler söylüyor bize...
Kullanılmaya ya da harcamaya uygun gelir olarak 2000'de yaklaşık 160 milyar dolar hanelere girmişken krizle beraber bu gelir 115 milyar dolara düşmüş. Yani hanelere giren gelirde net yüzde 28 düşüş!...
Bu analizi işgücü ödemeleri için yani, kamu ve özel kesim ücretlileri için yaptığınızda bu kesimin 2000'den 2001'e gelirinin yüzde 30, yani genelden 2 puan fazla gerilediğini ve ücretlilerin evine 1 yılda yüzde 30, ya da 17 milyar dolar daha az gelir girdiğini görüyoruz.
Ücretlilerin dışında kalanların yani sanayici, bankacı, çiftçi, tüccar, esnaf, irili ufaklı tüm sermayedarların ve kendi hesabına çalışanların gelirleri ise krizde yüzde 27.4 azalmış. Böyle olunca herkes yoksullaşmış ama ücretliler biraz daha yoksullaşmış ve iki kesim ya da daha genelde iki sınıf arasındaki gelir farkı 1 yılda yüzde 74'ten yüzde 80'e çıkmış. Yani 6 puan daha büyümüş...
Bu veriler, haneler ya da ailelerdeki yoksullaşmayı birebir yansıtmaz ama genel bir fikir verir. Çünkü, toplumsal yapı gerçekte çok daha karmaşık. Sayıları 12 milyonu bulan aileler, bir kere kategorik olarak ücretli ve diğerleri şeklinde tasnif edilemiyor. Hane var, hem kar,faiz, rant hem de ücret geliri girer; hane var, aile üyeleri işsiz düşmüşlerdir, mutlak yoksullaşmışlardır, yardımla ayakta durmaya çalışıyorlardır.
Bu anlamda, gelirde gerçek uçurumlar, farklar, anket yöntemiyle yapılan gelir ve tüketim harcaması araştırmaları ile biraz daha net ortaya çıkar.
Ama, yukarıdaki veriler, bu tür ankete dayanan araştırmaların sonuçlarının da dudak uçuklatıcı olacağının işaretlerini veriyor...
EKO HABER DEN ALINMIŞTIR
|
|
|