Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


AB'ye Girmiş Türk'ün Hali

Fatih POLAT

Türkiye'nin AB'ye girmesi halinde yoksulluğun gerileyeceği iddasının ne kadar gerçeği yansıttığını araştırmanın en pratik yollarından birisi de, herhalde Türkiye'den önce AB'ye "girmeyi" başarmış olan Türklerin durumuna bakmaktadır. AB'nin en zengin "demokrasi"lerinden birisi olan İngiltere'de yaşayan Savaş Arı'nın yaşamı bu açıdan ilginç bir örnek. Londra'da yaşayan ve bir süre önce de İngiliz vatandaşlığına kabul edilmiş olan Savaş Arı, İngiltere'deki 126 bin postacıdan birisi. 

Türkiye'de emekçiler "cennet AB" ile aldatılmaya çalışılıyor ama AB'ye giren Savaş Arı'nın aldığı maaş tek başına bir ev tutabilmesine bile yetmiyor.

Türkiye'de emekçiler "cennet AB" ile aldatılmaya çalışılıyor ama AB'ye giren Savaş Arı'nın aldığı maaş tek başına bir ev tutabilmesine bile yetmiyor.
11 yıldır İngiltere'de Savaş Arı, aslen Kayserili. Yani, fıkralara konu olan yanı ile söylersek, ticaretten "anlayan" Türklerin memleketinden. İngiltere'ye 11 yıl önce gelmiş. Daha önce çeşitli işlerde çalışmış olan Arı, iki yıldır da Kraliyet Posta Servisi (Royal Mail)'nde çalışıyor. İngiltere'de 3 milyona yakın işsizin bulunduğu düşünülürse, düzenli bir işi olduğu için ilk bakışta onun şanslı biri olduğu bile düşünülebilir. Ama işin aslı hiç de öyle değil. Hem İngiliz hem de Türk vatandaşı olan Savaş Arı, sabah saat 4'te kalkıyor, 5'te de işbaşı yapıyor. Pazar günü hariç, haftanın altı günü çalışan Arı, her biri 14 ile 16 kilo arasında değişen, 4 çanta mektubu her gün sorumlu olduğu bölgenin sakinlerine ulaştırmak zorunda.

Pound'lar arasına sıkışmış bir yaşam

Saat 13.30'a kadar çalışan Savaş Arı, yaptığı bu işin karşılığında 232 pound haftalık alıyor. Ancak bu para onun, kafasını sokacağı bir evi tek başına tutabilmesine bile olanak tanımıyor. Altı bölgeden oluşan ve merkez kabul edilen birinci bölgeden uzaklaştıkça konut kiraların ucuzladığı Londra'nın dördüncü bölgesinde oturan Savaş Arı, iki oda bir salondan oluşan oturuduğu evi, kendisi ile benzer durumda olan bir arkadışı ile birlikte ancak tutabilmiş. Kiraların genel olarak haftalık olarak alındığı İngiltere'de onun evinin kirası 160 pound. Bunun yanında, oturdukları evin yıllık 900 pound da belediye vergisi var. Bu da haftalık olarak, artı 17.3 pound demek. Yani sadece kira 173.3 pounda geliyor. Bununla da bitmiyor. İngiltere'de bir eve taşındığınızda 1 yıllık su parası da peşin olarak geliyor. Sevaş Arı'nın evine, taşındıktan hemen sonrada 190 poundluk su faturası gelmiş.

Ancak, Arı ve ev arkadaşı bu rakamı çok buldukları için, "biz aile değiliz ki! İki kişiyiz ve günün ancak belli saatleri evdeyiz. Bu kadar su tüketmemiz mümkün değil" diyerek itiraz edince, onlara gelen su faturası 177 pounda inmiş. Bu da haftalık 3.4 pound ediyor. Elektrik faturası ise, 3 ayda bir, ortalama 100 pound geliyor. Yani haftalığın 7.6 poundu da elektiriğe gidiyor. 3 ayda 100 pound kadar da gaz faturası geldiği düşünülürse 7.6 pound da oraya gidiyor. Savaş Arı'ya 3 aylık olarak ortalama 60 pound ev telefonu, 45 pound kadar da cep telefonu faturası geliyor. Yani haftalığın 8 poundu da oraya. Ulaşım için haftalık paso parası da 27.50 pound. Tüm bunların üstüne sigara içmemek olur mu! Bir paket sigaranın fiyatı 4.5 pound. Bu durumda günde bir paketten hesaplandığında haftalığın 31.5 poundu da sigaraya gidiyor.

Kraliyet'in sunduğu özgürlük!

Savaş Arı eğer, oturduğu evin kirasını, bir başkası ile paylaşmayıp tek başına ev tutmaya kalksaydı, sadece yukarıda sıralanan harcamalar için 258.9 pound ödemek durumunda kalacaktı. Haftalığı 232 pound olduğu düşünüldüğünde, bu onun her hafta 26.9 pound borçlanması gerektiği anlamına geliyor. Elbette sadece bu da değil; aynı zamanda hiç bir şey yiyip içmeden yaşamayı becermesi de gerekecekti. Çünkü yukarıdaki harcamalar içine bu dahil değil. Sinema, tiyatro, gazete ve kitap gibi sosyal ihtiyaçlar da bu durumda onun için lüks sınıfında.
Sözün kısası, AB'nin "zengin demokrasilerinden" İngiltere'nin vatandaşı Savaş Arı, "Ben bir AB vatandaşı ve bir kraliyet postacısı olarak 11 yıldır emek verdiğim, çalıştığım bu ülkede tek başıma bir ev bile tutamayacak mıyım?" diye sorarsa alacağıyanıt şundan başka bir şey olmayacak: Aç, susuz, cahil ve borçlu bir postacı olarak tek başına ev tutabilirsin. Birleşik Krallık, tüm bu koşulları göze aldığında sana böyle bir özgürlük tanıyor.


(Evrensel Gazetesi'nden alınmıştır.)

 
sayfa başına dön