Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden                                


Okumakta olduğunuz İNADINA'nın 52.Sayısı.Yayına başlayalı bugün bir yıl oldu.Bir yıldır 'her Salı İNADINA' dedik, aksatmadan yayını sürdürdük.
İNADINA'nın birinci yılında 438 adet yazı yayınladık.Bu yazıları kitap haline getirirsek tam 1118 sayfalık koca bir cilt olur.

İNADINA bir ortak ürün.Birçok insanın emeği ve katkıları birleşerek yayınını sürdürebiliyor.Mehmet Ali Aslan'ın,Gazi İpek' in daha proje halindeyken destekleri ve katkıları olmasaydı,Telmar'ın teknik bilgisi ve server hizmeti olmasaydı ,cefakar Yüksel Meriç' in her hafta bütün bir gününü gönüllü olarak İNADINA'yı hazırlamaya ayırmasaydı, Polaris bilgisayar'ın teknik katkıları olmasaydı İNADINA olamazdı.Başta, her sayı hiç aksatmadan espirili yazılarını gönderen Erol Toy, Türkiye'de Tarım politikaları ve Tarım üreticilerinin sorunları konusunda ilk kez İNADINA' da yayınlanan bilimsel makaleleriyle Abdullah Aysu olmak üzere bir yıldır İNADINA' ya yazı,fotoğraf,karikatür,desen yollayarak katkıda bulunanlara teşekkür ederiz. İNADINA'nın her türlü kahrını çeken düzenli olarak yayınlanmasını sağlayan Mukadder Cankoçak' ın emeği unutulmazdır.

İNADINA'nın çıkış nedenini açıklayan ve ilk iki sayımızda yayınlanmış olan MALUMU İLAM YETMEZ; MALUMU DEĞİŞTİRMEK GEREKİR başlıklı yazıyı bir kez daha yayınlıyoruz.


MALUMU İLAM YETMEZ; MALUMU DEĞİŞTİRMEK GEREKİR 

Dünyanın hali malum, Türkiye'nin hali malum, Sosyalist Solun hali malum. 
Dünyanın halinden, Türkiye'nin halinden, Sosyalist Solun halinden rahatsız olan, bu gidişe dur demek gerektiğine inanan birkaç arkadaş, bir internet gazetesi çıkartmaya karar verdik.

Elbette Donkişot değiliz. 
Ama, çorbada tuzumuzun bulunması da önemli değil mi? 
Sosyalizmin işçi sınıfının ideolojisi olduğunun bilincindeyiz. İşçi 
sınıfının demokratik öncülüğünde tüm emekçi sınıf ve tabakaların örgütlenerek verecekleri mücadele sonucu kapitalizmi tarih sahnesinden silerek sosyalizme ulaşacağını ve bunun gerçekleşmesi için de bütün olanaklarımızı zorlamamız gerektiğini biliyoruz. 

Bu gerekçeyle, toplumun dinamik unsurlarının ilgi alanını, onlara gerçekleri sunarak, olayları yorumlayarak, bilgilendirerek sosyalizm doğrultusunda genişletmeyi öncelikli hedefimiz olarak çizdik. 

Yapabileceklerimizin sınırları içerisinde Türkiye'deki Sosyalist Solu mekan ve zaman kargaşasından arıtmaya çalışmayı da koyduk. Günümüzün dünyasında marksistlerin tartışma konularını gazetemizde bulacak olan sosyalistlerimizin kendi aralarında tartıştıkları (!) konularla kıyaslama olanağının çok işe yarayacağını düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye'deki sosyalist solun, ülkemizin kendilerine özgü sorunlarına kendine özgü çözümler bulmasını sağlamaya yardımcı olmak gibi bir görevimizin de olduğuna inanıyoruz. 
Günümüzün çözümünü ararken Marks'ın şu seçilmiş sözünü öne çıkartmak istiyoruz:
"Ama tarih bizi de haksız çıkardı, bizim o zamanki görüşümüzün bir yanılgı olduğunu ortaya koydu. Hatta daha da ileri gitti; yalnız bizim o zaman ki yanılgımızı savurmakla kalmadı, porleteryanın içinde dövüşmek zorunda olduğu koşulları da alt üst etti". 

İlk gerçeğimiz, bu noktanın en genç ve dinamik kişilerle tartışmasını en açık yürekle yapabilmek, gene bu kesimlerle kuracağımızı umduğumuz iletişimi ve sonuçlarını, hiç bir sansür ve oto sansür kabul etmeksizin daha geniş kitlenin kullanımına sunabilmektir. Globalizmin genç kesime yaptığı dayatmalar ve kültürel hegemonyanın kırılabilmesinin, onlarla sosyalizmin kültür, sanat, örgüt sorunlarının alabildiğine ve özgürce tartışabilmeden geçtiğine inanıyoruz. Özgür ve aydın olabilmenin ilk koşulunun alabildiğine tartışarak varılabilecek noktalar olduğunun altını çizmemiz gerektiğine ve bu söylemin hayata geçirilmesi için bütün koşullarımızı zorlamamız gerektiğine inanıyoruz. Sosyalizmin, sadece bir üretim araçları mülkiyeti sorunu olmadığına aynı zamanda insanla ilişkili her şeyi kapsadığına ve insana yönelik her türlü yapılanmanın sosyalizmin ilgi alanına girdiğini bu dinamik kesimlerle paylaşmamız gerektiğine inanıyoruz. 

Marksizmin tüm olanaklarını genç ve dinamik unsurlarla paylaşymak, bu açıdan bazı gerekçelerinde açıklanması ve tartışılması, sosyalizme yakıştırılan "renksiz,kokusuz, bürokrat" yaftalarını sarsmak istiyoruz. Kısaca tüm toplumu özgürleştirmenin kişiyi de özgürleştirmekten geçtiğinin ve bunun marksizmin vazgeçilmez mirengi noktası olduğunu, kısaca "sosyalizm öldü" yutturmacasına karşı sosyalizmin "ne olmadığını" tartışmak ve yaygınlaştırmak istiyoruz. 

İnternet gazetemizin adını İNADINA koyduk. 
Üç bölüm olarak düşündüğümüz gazetenin haber bölümünde dünya ve Türkiye'den haberleri vermeye çalışırken, bunları değerlendirecek makaleler bölümünde de sosyalist yazarlarımıza genmiş yer açmayı hedefliyoruz. Öte yandan hepimizin başında yer olan "oto sansür"den de kendimizi bu açılımla kurtarmayı amaçlıyoruz. O nedenle ne söyleyeceksek en açık biçimde söylenmesini savunuyor ve bunların olduğu gibi yayınlanmasını, hatta deyim yerindeyse "yüksek sesle düşünen" bir gazete olmayı amaçlıyoruz. 
Kimsenin kimseye bir şey söylemeye kalkmadığını ama düşüncesini özgürce ifade edebildiği bir gazete, çok mu romantik dersiniz? 



 
sayfa başına dön