Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 



Yeni Bedesten

Ecevit'in direnci, Bahçeli'nin feraseti komployu bozdu.
Seçimle birlikte Ecevit ve MHP.siz Hükümet ticareti iflâs etti.
Oysa DSP.den 100 milletvekili çıksa... Hüsamettin Özkan... İsmail Cem... Kemal Derviş üçlüsü başlarına geçse... DYP.yle Çiller ipe sapa gelse... ANAP dümeni ele alsa... AKP açıktan onay verse... ABD yeterince desteklese... AB aralıksız yestehlese... AKP.nin önünü kesmek isteyen ordu pehpehlese bu iş olur... 
Hem de pek güzel olur... En az iki yıl seçimsiz meçimsiz... Geçimli meçimli idare edilir gidilirdi.
Olmadı.
Ve komplocular dehşet içinde seçim mezadına düştü.
Yetiş vatandaş yetiş !..
Topatan tüccarın malı bunlar.
Satan satana !.. 
Haydi koş artırmaya !..
İlk satış ABD.den. 
TÜSİAD ve hempaları mezatta.
Fabrikası... Mağazası... Parası... Bankası... Medyası var.
Ortak görünümünde acente. İmalât gösterişiyle komisyonculuk. İhracat fiyakasıyla işportacılıkta üstüne yoktur.
Yerine göre vurur. İşine göre soyar... Adamına göre dilenir.
Ortamını bulursa, tezgâhın her türünü açar.
Bedeli sudan ucuz.
Bir adım yaklaşım... Bir tutam kredi... Bir avuç teşvik... Bir kucak prim... Bir çuval vergi iadesi.
Haydi yok mu artıran ?
Wolfovitz'i dört nala uzak Amerikadan bunun için gönderdik. Tam Irak'ın geleceğini tartışırken, fiyaskoya katlanılır mı ? 
"Ecevit aynı anda kaç boyutlu analiz yapabilmekte... Pazarlık yeteneği de, gücü de onlardan kat kat fazla. Böyle birine karşı önce işini, sonra ödevini... Daha sonra da bir komployu bile beceremeyen TÜSİAD'ı elde tutmanın anlamı ne ? 
Üstelik genç kurdun kaderi de ihtiyar tilkiye bağlı.
Bir de seçimden yüzakıyla çıkarlarsa, TÜSİAD hiç para etmez. İyisi mi, şimdiden satarsın. "
Haydi iflâs eden fabrika malı bunlar.
Yok mu artıran ?
Satıyorum... Satıyorum... Saat !..
İkinci satış AB.den.
Artırmaya sürülen ANAP.
"Anlaşma olmazsa, Kıbrıs'ın üyeliği zor.
Anadilde eğitim değil, öğrenme hakkı isteniyor...
İdam uygulanmayan bir yaptırım. Kalkmazsa olmaz.
Biz bunu yaparız diyorlardı. Ah şu Ecevit'in hastalığı.
Acemi acilciler, işi zora bindirdi. Üstelik büsbütün erteletti.
Bana dayanarak, benim üstümden siyaset yapan başarmaya koşulu. Avrupa Birliğini boşuna mı kurduk ?
Yeni bir güç odağı(!) oluştururken, fiyasko üstlenilmez. 
Tam genişleme sürecinde, kaş yapayım derken göz çıkaranlar, en büyük zararı Birliğe verir. 
Hem bütün entellerimi... Hem bütün vaadlerimi emrine verdim. Bu Yılmaz da... Partisi de beceriksiz. 
Nerdeyse benim düzenleyip kotardığım demokratik(!) ve sivil(!) bir darbeyi bile yüzlerine gözlerine bulaştırdıler.
Oysa bunlar vaktiyle darbe fırsatlarını iyi değerlendirmişlerdi.
Demek becerikli olan Özal'mış...
O da öldüğüne göre, sat bunları gitsin."
Yetiş vatandaş yetiş !..
Kapanan mağaza malları bunlar.
Satıyorum... Satıyorum... Saaat !.. 
Üçüncü satış IMF.den.
Kemal Derviş mezatta.
"İşi becerseydi de, istediğimiz herşeyi daha da kolay yapacak bir hükümet kurabilseydi, pek bir iyi olurdu.
Hem Türkiye'nin, hem bizim pek çok işimiz hem çabuk, hem kolay biter. Siyaset ekonomiden elini çeker. Büyük balık küçük balığı daha kolay yutardı. 
Adam, önünde avuç açanların gazına geldi.
Kendisi siyasete soyundu.
Üstelik beceremedi.
Hiçbir çaremiz yoktu. Anında satışa çıkardık. 
"Bizi program ilgilendirir. Uygulayan değil !.."
Koş vatandaş koş !..
Topatan tüccar malı bunlar. 
Alanı kazanıyor !..
Bakmayın MHP.nin para etmez, tezviratına. 
Dış ekonomik çevrelerle ilişkisi çok iyi... Borç bulur... Risk yönetir. Bunalım tüketir.
Üstelik nerden bulduğu belirsiz yüzde 5 de oyu var !.. 
ANAP bayrak göstermek üzre...
DSP sırada el oğuşturanları dinliyor...
CHP kurt masalına kapılırsa, artırmaya girecek.
Koş vatandaş koş...
Satıyorum... Satıyorum... Saaat !..
Dördüncü satış ANAP'tan.
Satılan satar mı demeyin !..
Foslamış oluşuma girmekten, toslamış hükümette kalmak yeğ. 
Satar da ötesine bile geçer. 
Nasılsa seçim kapıda. Dostlar alış-verişte görsün.
Özkan'la, Cem mezatta !..
Biri Başbakan yardımcılığında pişmiştir.
Emir, komutaya uygun işbilir... İşbitirir... Ketûm... Sadık... Ve tertemiz bir çözüm dehası !..
Diğeri uluslararası arenada yüz ağartan, dilbilir... Dünya bilir... Hatta sirtaki bile bilir büyük bir diplomattır.
Nikâhlıları Derviş de Amerika'dan dönüp aralarına girdi mi ? Bu troykanın aşmayacağı buzdağı yoktur.
Koş vatandaş koş !..
Topatan parti malı bunlar.
Bedeli de sudan ucuz !..
Bir başbakanlıkla, iki yardımcılıktan ibaret.
Haydi yok mu artıran ?
Satıyorum... Satıyorum... Saaat...
Beşinci satış Kemal Derviş'ten.
Açık artırmada Yeni oluşumun 62 milletvekili.
"Ben ekonomistim arkadaşlar !.. 
Hem siyasetten anlamam... Hem bulaşsın istemem. 
Üstelik Cumhurbaşkanıyla Başbakan devlet görevi emretti. 
Üç ay içinde 62'nin 276'yı aşması mümkün değil.
Seçim de geldi kapıya dayandı.
Satılmışın satılığa ne faydası olur ki ? 
Siz bir an önce başınızın çaresine bakınız..."
Koş vatandaş koş !..
Hacizli mallar bunlar.
Defolu falan da sayılmazlar. Hepi topu Yeni Oluşuma kandılar.
Bedelleri de pek düşük.
Milletvekilliği güvencesi...
Satıyorum... Satıyorum... Saaat...
Son satış en renklisi... 
Uzak Amerika'lardan dört nala gelen Wolfovitz'in. Boğaz yalılarında okuyup üfleyerek ağızlarına tükürdüğü Koç'lardan.
Meğer Ecevit'le Bahçeli onları suya götürüp susuz getirirlermiş.
Tutar bir de seçimi kazanırlarsa !..
Ecevit kin güder... Burnumuzu iyice sürter. 
Bahçeli güçlenmesini bizim fiyaskomuza borçlu. 
Aydın Doğan'ın Kelkit'te yaptırdığı okulun açılışını yapmayı kabûl ettiğine göre, bunun farkında. 
Üstelik genç... Zeki.. Yakışıklı... Azimli... Kararlı... Karizmatik.
Serüvene ne gerek var ?
Biz adamımızı bulduk !.. 
Devletin başına Devlet gelmeli.
Medya'nın azmettiricileriyle tetikçileri huzurunuzda.
Özkökler, Çölaşanlar, Altaylılar, Coşkunlar, Mengiler, Mutlular Donatlar, Yılmazlar, Aşıklar, Çekirgeler, Arcayürekler... 
Daha kimler de kimler.
Akıllarına bakacaklarına bu yele kapılanlar.
Toplu halde, teker teker artırmada.
Yerine göre siyaset mühendisidirler... Yerine göre aracı, tefeci, işbitirici... Ama asıl özellikleri hem dalkavuk, hem tetikçidirler.
Koş vatandaş koş !..
Fiyaskoyla biten komplonun malları bunlar.
Haydi yok mu artıran ?
Satıyorum... Satıyorum... Saaat !..


Silbaştan

Gazetelerin feminist-maço yöneticilerine aferin !..
Şükrü Sina Gürel'i çok fena kıstırdılar.
Zaten erkekliğin yüz karası bir adam !..
Kimliğinde Profesör ünvanı var. Ege'nin köklü ailelerinden birinden. Bilgili... Görgülü... Hali vakti yerinde. Görünümü delikanlı... Üstelik koskoca bakan. Yakışıklı da...
Böyle bir adam, aşık olabilir.
Olmadan da etki ve yetkisiyle elini sallasa ellisi... Parmağını şıklatsa saçı tellisini yatağa atabilir.
Hevesini alınca, verir eline bir unvan, görmemişe döndürür.
Magazinci medya bunları bilmesin mümkün değil.
Ya kendine benzettiğinden hoşgörür... Bilmezlikten gelir. Ya da kullanacaksa, adını sanını vermeden dedi-kodu olarak benzetir.
Bu herif kalıbının adamı değil !..
Zavallı medyacılar, birgün ya şaka için, ya aba altından sopa gösterelim dediler. Hem de isim vermeden ; "Bir bakan, bir elçilik sekreteriyle fıs fıs da fıs fıs !.." Demeye kalktılar. 
Anında ; "O bakan benim !.." Diye cıscıbıl ortaya çıktı.
Bu Rahşan Ecevit zaten cinli.
Aynı fiyakayı bir başkası yapsa, anında partiden atardı.
Tam tersine bunun sırtını sığazladı.
Bütün kozumuz uçtu gitti. 
Meğer bir bildikleri varmış. 
Sızdırılmasa, görmeyeceğimizi sanırlarmış.
Bak o kadar da değil ama !..
Çok defoyu görmüyorsak patronun çıkarları için görmüyoruz.
Yoksa herşey bilgimiz dahilinde.
İşte bak, açık açık saldırıyoruz.
Bu Şükrü Sina Gürel'le yeni eşi, Ecevitlere özeniyor.
Hani yüce Hakan Abdülhamit Han oğlu olunca adını Ertuğrul koymuş... Şair Eşref de, "yahu biz tükendi sanıyorduk, Osmanlı baştan başlıyor," demiş ya !..
Bizimki de o hesap.
Aylardır Ecevit'leri tükettik sanıyorduk.
Meğer yeniden başlıyorlarmış.
Anlı şanlı medyaya yazık değil mi ?

 
sayfa başına dön