Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


ÇİMDİK

Buyurduk, Soralım !..

Türkiye'nin en bir büyük medya patronu Aydın Doğan, en bir büyük yazarlığa soyundu.
Türkiye tarihinde bir tek "İmparator" romanında, üstelik ederi karşılığında görülmüş... Biz diyelim 1... Siz deyin 2 milyon okura ulaşan bir kitap yayınladı.
Bedava sirkenin baldan tatlılığını bırakın.
En azından 500 bin kişi o kitabı merakla okudu.
Okudukça Meclis Medya Komisyonunda budanan bir nice asma varsa, üzümlerinin cinsini bir bir öğrendi.
Çünkü, açıklık ve şaffaflık havarisi büyük patron bütün soruları, bütün içtenlik ve açıklığıyla yanıtlıyor. 
Ve bu yanıtların kamuoyunca da bilinmesini diliyordu.
Kitabın, "Buyrun Sorun," adı da bunun kanıtıydı.
Okuyan, sorulan pek çok sorunun yanıtını kitaptan öğrendi.
Okumayan özetini gazetelerden.
Hem de yalnız Doğan Holding'in gazetelerinden değil ha !.. 
Cumhuriyet de içinde bütün holding gazeteleri okurlarına, kitabı edinemeseler de o içten ve açık yanıtların özetini hayranlıkla sundu.
Ve öğrenen herkes keşke, dedi.
Keşke en bir büyük holding patronları da en bir büyük medya patronu kadar açık ve şeffaf olsa da, büyüklüğün gizini öğrensek.
Çimdikçi de merakla okudu ve hayıflanmalara katıldı. 
Ama Meclis komisyonunun pek saygın üyeleri de... Söyleşerek, beyefendinin açıklık ve şeffaflığına parmak ısırtan cin muhabirler de... O üstün yanıtların fazileti üzerine kalem oynatan usta yorumcular da asıl açıklık ve şeffaflık sağlayacak soruları nedense es geçtiler.
Aydın Doğan beyefendi, her sorulana açık ve şeffaf yanıtlama azim, karar ve cesaretiyle kitabının kapağında koskocaman "Buyrun Sorun," diye meydan okuyor.
Aman efendim !..
Buyurmak ne haddimize !..
Rica ediyor... Hatta yalvarıyoruz !..
Acaba pek merak ettik !..
Şu soruları da yanıtlama zahmetine katlanır...
1 - Menkul, gayrimenkul varlığınızın tamamı 250 milyon dolar bile değilken, 300 milyon dolarlık Milliyet'le, 500 milyon dolarlık Hürriyet'i satın alan 800 milyon dolar peşin parayı nerden buldunuz ?
2 - Doğan Medya Holding'in sizin, ailenizin ve kote edilmiş yüzde 38'inden artan yüzde 62'siyile... Hürriyet Holding'in yüzde 68'inin adı belirtilmeyen sahip ya da sahipleri kim ?
Bir açık ve şeffaf yanıt da İnadına okurlarına bağışlar mısınız ? 

Irak Falı

Papatya mevsimi geçti.
Ama ülkemizde seracılığın geliştiğini bilmeyen yok.
Bulun bir papatya. 
Geçen hafta İnadına da yayınlanan senaryoyu da bir anımsayın. 
Ve başlayın yolmaya.
Talabanî Ankara'da dört dönüp Amerika'da has köşeye oturdu. 
Irak harekâtı ABD yerel seçiminden önce mi, sonra mı ?
Barzanî Kerkük'ü içeren bir Kürdistan haritası yayınladı ?
Irak harekâtı Türkiye genel seçiminden önce mi, sonra mı ?
Türkiye Barzanî'nin kırmızı pasaportunu iptâl etti.
Harekât seçimden önce mi, sonra mı ?
Talabanî Amerika verdiği sözleri tutsun, dedi.
Seçimden önce mi, sonra mı ?
Barzanî Amerika'ya rest çekti.
Önce mi, sonra mı ?
Kuzey Irak'taki bir havaalanının TSK elinde olduğu açıklandı.
Önce mi, sonra mı ?
TSK haberi yalanladı.
Önce mi, sonra mı ?
Mehmetçik bir değil, iki havaalanını denetliyormuş...
Önce mi, sonra mı ?
Barzanî'nin sözcüsü haberi yalanladı.
Önce mi, sonra mı ?
Türk Dışişleri Kuzey Irak'a geçmek isteyen Hollandalı müfettiş, pardon parlamento heyetinin geçişine izin vermedi.
Önce mi, sonra mı ?
Hollanda olayı protesto etti. Türkiye kös dinledi.
Önce mi, sonra...
Ne o papatya mı bitti ?
Dedik ya, bizde seracılık gelişti.
Birini... Olmazsa birini daha alın. 


Prodi'ye Pravo !..

AB.nin Genişleme komisyonu başkanı.
Yâni bütün AB heveslilerinin yüce efendisi haşmetli.. Kudretli.. İzzetli.. Hürmetli Romano Prodi cenapları, geçtiğimiz günlerde Güney Kıbrıs'ı teşrif mi desek, teftiş mi, ne eylemişlerdi.
Sonrasında AB ve Belçika'nın başkenti Brüksel'de yayınlanan le Soir gazetesinde sızma bir haber yayınlandı.
Ona göre ekselânsları ;
"Rum kesimini..." 
Sızdırılan gerçek... Çeviride yorum hatası yoksa dikkat isteriz !.. 
Kıbrıs Cumhuriyetini değil. 
" Rum kesimini, Yunanistan sömürgesi halinde görmüşler !.."
Şimdi gelelim istediğimiz dikkate ;
Ekselânslarının gidişine kadarki bütün açıklamalar... Sızdırılan bütün haberlerde Kıbrıs Rum Kesimi, Kıbrıs Cumhuriyeti idi... 
Ve AB onu üyeliğe alarak Türkiye'ye meydan okuyacaktı !..
Değil mi enteli danteliyle bütün Batıcılar ?
Öyle öyle, eyyam hazana döndü yumurta kapıya geldi.
Ama onların "téte de Turk"ü. Bizim "etrak-i-bîidrâk"ımız bütün öcü masallarını, mehter kösü gibi dinledi. 
Ne işine yarayanın dışındakine uydu... 
Ne savaşırımdan bir adım geri attı. 
Ağustos bitmek üzere... Eylülün ardı Ekim.
Genişleme raporunun hazırlanma süreci geldi çattı.
Sonunda olacak, öncesinde oldu.
Ve AB.nin anlı şanlı adayı Kıbrıs Cumhuriyeti, bir teşrif ya da teftişte devlet atından indirildi... Rum Kesimi eşeğine bindiriliverdi.
Daha da renkli ve keyiflisi, bunun gerekçesi.
Kıbrıs o an Türk işgalinden çıktı. Yunan sömürgesine dönüştü. 
Eh !..
AB dediğin bağımsız devlerler topluluğu olduğuna göre !..
Diplomasi bilgiçlerinin bu gömeci nasıl yaladığını bilmiyoruz.
Hiç birinden ses çıkmadı.
Ama meleklerin cinsiyetini ayırma ferasetindeki ustalarımızın eli, gözü, kalemi değerse neler diyeceğini duyar gibiyiz.
"Galiba Kıbrıs'ın üyeliği, Türkiye'ninkiyle ya eşzamanlılığa dönüştü... Ya bunun peşrevi atılmakta."
Çimdikçi cühelâ tayfasından.
İnce diplomasiden anlamaz.
Ama AB.cilerimiz çok çok iyi anlarlar.
Anlatsalar da, öğreniversek !..

Hoca'nın Fendi
Molla'yı Yendi



Geçen hafta basında bir haber çalkalandı.
Necmettin Hocaefendi, HADEP'le seçim ittifakı kurmuş.
Kutan beyefendi, haberi yalanladı.
Ama her zaman molları da içinde herkesi şaşırtmayı beceren Hocaefendiyle... Bu seçimde barajı aşmak için her yasal yolu deneyen HADEP'ten pek ses çıkmadı.
Bilmeyiz sizin gönlünüzde yatan ne ?
Bizimki şu ; 
Hep beceriksiz işadamlarıyla, munkabız düşadamları hayal kurup... Manüplasyon veya spekülasyon yapacak değil ya !..
Arada çimdikçiler de dalgasını geçebilir.
Eğer Kutan'ın yalanlamasına karşın Hoca, HADEP anlaşması doğruysa, yandı gülüm keten helva.
HADEP'in Güneydoğu çekirdek oylarının yüzde 5 olduğunu, manüplasyon ustası araştırma kurumları bile teslim ediyor.
Terör nedeniyle büyük kent varoşlarına sürülen hebâ oyları da yüzde 2-3 olsa, etti mi yüzde 7-8 ?
Hoca desteğiyle çoğunu alır ya... Hadi spekülâtörlerin hatırı kalmasın. Kapatılan Fazilet'in yüzde 15'lik oyundan 6'sını SP alsa.. 
Ne eder ? 
Yüzde 14-15 mi ?
Baraj bir yana, tarikatın başat partisi olarak, hem mollalarının tümünü... Hem yasallaşma kaygısındaki HADEP'i Meclis'e taşır.
Artık Tayyip molla çıtını yırtsa, elde var 9.
Bırakın iktidarı, barajı aşamaz.
Onca davadan Hasan Mezarcı Mesihliğine sıvışmak da zor. 
İlkin ilk Mesih çarpar !..
Sonra mı ?
Sonrası tufan !..
Çünkü Tayyip girer dama kurtulur.
Olan da hazır uçurulmuş şeyhin okunmuş dergâhından, üfürükle uçacak mollanın tekkesine sıvışan Gül gibi müritlere olur. 


Dağ Yürümezse !..

Has yazar Necati Doğru, patronu yolsuzluktan içerde diye Sabah'tan ayrılmıştı.
Cumhuriyette yazmaya başladı.
Zaman zaman İnadına'da da okudunuz.
Herşeye karşın bağımsız bir organda olma rahatlığıyla soyadını doğrulayan yazılarıyla pek çok foyayı ortaya çıkardı.
Sonra Cumhuriyet'e bir hoşça kal, dedi.
Ve ertesi gün Sabah'ta ; 
"Cumhuriyet'e gittim... Sizi bekledim... Gelmediniz.
Hasretinize dayanamadım.
Ben geldim," diyerek eski okurlarını selâmladı.
Geçen hafta çimdiklemiştik. 
Sabahın bütün kelle kadrosunu çekip çökertme çabasındaki Doğan gurubu, bu dönüşten pek bir rahatsız olmuş.
Şaşkınlıkla açıkladılar.
Onlara göre ; Necati Doğru'nun hikâyesi salt yürümeyen okur dağına hasretle koşan yazı tavşanı değilmiş... İşin içinde, 200 milyarlık birikmiş alacağın tahsiliyle, 10 bin dolar karşılığı Tl. aylık ücret de varmış !..
En az ona yakın Dolar ücreti yanına, patron yatında Ege adaları sefasını da sıkıştırmayı hak sayan yayın müdürlerinin şaşmasına mı ? Kıskanmasına mı şaşarsınız bilinmez.
Bilinen Necati Doğru, doğruyu sürdürürse patron yalaklarına göre çok daha fazlasını hakedeceğidir. 

 
sayfa başına dön