|
|
Su - 1
Abdullah AYSU
Su yenilenebilir bir doğal kaynaktır. Dünyada doğal kaynaklar gurubu içinde sayılır. Ancak bölgesel olarak dengesiz dağılımı ve kullanabilir olma yönünden sürekliliği olmayabilmektedir. Dünya ağırlığının yaklaşık 800'de biri,yüzölçümünün dörtte üçünü su oluşturur. İnsan ve bitki yaşamı için önemli olan kullanılabilir tatlı su miktarı oldukça sınırlıdır. Coğrafi ve iklim koşullarına bağlı olarak suyun yeryüzündeki dağılımı dengeli değildir.
Su yaşamsal fonksiyonu yanında, yaşamın sürdürülebilmesi için alternatifsizdir. Siyasal, tarihsel ve hukuksal boyutlarıyla bakıldığında su, ülkeleri ortak çıkarları doğrultusunda birleştirerek, barış için bir güç olabileceği gibi, ülkelerin çıkarları açısından da 21. yy 'da savaş nedeni de olacak kadar önemli bir unsurdur.
İçme, kullanma, endüstri ve tarımda tüketilen su miktarları; mevcut veriler dikkate alınarak incelendiğinde görülüyor ki su en çok tarımda kullanılmaktadır. Dünyada tüketilen yıllık suyun %74'ü sulama amaçlı, yani tarımsal amaçlı tüketilen su miktarıdır. Çünkü sulamayla, tarımın doğa koşullarına bağlılığı bir ölçüde kaldırılmış olur. Yetersiz iklim koşullarının (kuraklık gibi) getireceği dezavantajlar sulamayla ortadan kaldırıldığı gibi sürdürülebilir tarıma geçişle de artan nüfusun besin ihtiyaçlarının karşılanması sağlanır. Üretim ve verimde meydana gelen artışlarla, topraktan sağlanan gelirlerde artış meydana gelir ve tarımsal faaliyetle de toprağın daha etkili kullanımı sağlanır. Sulama, üretim ve verim artışı yanında kültür bitkilerinin yetiştirilmesine,salgın hastalıklarının ortadan kaldırılmasına da olanak sağlamaktadır. Bütün bu özellikleriyle su, tarımda en önemli ve en çok kullanılan girdidir.
Ancak su, günümüzde (toprakta da olduğu gibi) kıt kaynaklar arasında bulunduğundan yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının en uygun koşullarda sağlanması gerekmektedir. Dünya nüfusu 7 milyardır. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerdeki nüfus artışına bağlı olarak da su ihtiyacı sürekli artmaktadır. Dünya nüfusunun artışına paralel olarak mevcut su kaynaklarını arttırmak mümkün değildir. Tarıma açılacak fazla arazi olmadığı için birim alandan üretim ve verim artışı (beslenme) için de su zorunludur.
Güney Afrika'nın Johanesburg kentinde devam eden Dünya Sürdürebilir Kalkınma Zirvesi çerçevesinde 29 Ağustos 2002 tarihli oturumlarında temiz su ve temiz sağlık hizmeti ihtiyaçları ele alındı, tartışıldı.
Zirveye sunulan su ile ilgili medya ve basında yer alan veriler şöyle:
-1,1 milyar insan temiz içme suyundan, 2,2 milyar insanında kirli suların arıtılmasını da içeren koruyucu sağlık hizmetlerinden mahrum olduğu belirtildi.
-2,8 milyar insanın günde 2 ABD dolarına eşit miktar ile,1,5 milyar insanın günde 1 ABD dolarından az parayla yaşadığı,
-Sağlıklı,temiz (sanitasyon) yaşam koşullarından yoksun olduğu,buna bağlı olarak,günde ortalama 6 bin çocuğun ve yılda milyon kişinin öldüğü,
-2,5 milyar kişinin de sağlıksız su yüzünden hastalandığı belirtilmektedir.
Türkiye'de durum nasıl? Sularımızı koruyabiliyor muyuz? Ekonomik kullanabiliyor muyuz?
Bütün bu sorunların yanıtlarını 4 başlıkta inceleyeceğiz.
-Türkiye'deki su durumu,
-Türkiye'de tatlı su kaynaklarımız,komşu ülkelerle su ilişkilerimiz ve tarım ilişkisi,
-Ülkemiz yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirletilmesi,
-Uluslar arası su tekelleri (malum küreselleşiyoruz), gibi dört ana başlıkta aktarmaya çalışacağım.
1-Türkiye'de su durumu
Su kaynakları soluduğumuz hava kadar değerlidir. Nüfusumuzun hızla artması, göç sonucu oluşan kentleşme, suya olan ihtiyacımızı sürekli arttırmaktadır.
Türkiye'nin yüz ölçümü 78 milyon hektardır. Tarım arazileri 28 milyon hektar civarındadır. Sulanabilir arazi alanı ise 25.3 milyon hektardır. DSİ etütlerine göre ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar alanın yaklaşık 4 milyon hektarı şu an sulanabilmektedir.
Ülkemizde teknik ve ekonomik yönden 95 milyar m3 yerüstü, 12 milyar m3 yeraltı ve 3 milyar m3 yurtdışı kaynaklı olmak üzere toplam 110 milyar m3 kullanılabilir su potansiyelimiz mevcuttur. Potansiyelimizin ancak 32 milyar m3' lük bölümünden yararlanılabilmekte ve tüketilebilmekte,tükettiğimiz 32 milyar m3 su miktarının da, 23 milyar m3'ü sulamada kullanılmaktadır. Bununla da 4.3 milyon hektar alan sulanmakta, daha 4.15 milyon hektar alanın sulamaya açılması için çalışmalar gerekmektedir.
Yerüstü su kaynaklarıyla sulanan sahanın 2.8 milyon hektarı Devlet, 1 milyon hektarının halk tesisleriyle, yeraltı su kaynaklarıyla sulanan alanın 436.000 hektarı devlet, 80.000 hektarı halk tarafından (çiftçiler) inşa edilen sulama tesisleriyle gerçekleştirilmektedir. Devlet ve halk tarafından (çiftçiler)bugüne kadar 4.350 milyon hektar tarım alanı sulamaya açılmıştır.
Yer üstü su kaynaklarının geliştirilmesi için 473 adet barajın yapılması öngörülmektedir. DSİ tarafından inşaatı başlatılmış ve devam eden 253 adet baraj bulunmaktadır.
Türkiye, 2000 yılından önce hidroelektrik enerji potansiyelinin %50'sini, sulanabilir tarım alanlarının % 80'nini sulamayı hedeflemiştir. Bu günkü durum hidroelektrik enerji potansiyelinin % 30'nu tarım alanlarının % 50 'sini gerçekleştirebilmiştir. Görüldüğü gibi hedeflediği durumdan çok geridedir. Anadolu tarihi boyunca suya ilişkin yapılanların tamamından daha fazlasını Cumhuriyetin ilk 50 yılında yapabilmesine karşın hedeflenen durumun çok altında olduğu bilinmektedir. Taşkınlardan korunma ve kurtarma çalışmalarında da yeterli düzeyde olmadığımız bu yıl ki yaşadığımız sel felaketlerinden de anlaşılmaktadır. "Dünya atmosferinde kirlenme", "Sera etkisi", "Deniz seviyesindeki yükselme" gibi doğal süreçlerin önümüzdeki yıllar içerisinde büyük sağanaklar ve deniz fırtınaları oluşturabileceği tahmin edilmektedir. Sellerin ve her türlü erozyonun yıkıcı etkilerine karşı bütün tedbirlerin alınması gerekmektedir. Türkiye bu sorunları ciddiye almalı, taşkın ve erozyon konusundaki çalışmalarını aralıksız ısrarla sürdürmelidir.
Ülkemizde su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesi ve kullanıma sunulması konusunda görev, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı 1953 tarih ve 6200 sayılı yasayla kurulan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile 1984 tarih ve 3203 sayılı yasayla değiştirilen Toprak Su Teşkilatı'nın yerini alan Başbakanlığa bağlı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Devlet tarafından sulamaya açılan 2.8 milyon hektar alanın 1.8 milyon hektarı DSİ, 1 milyon hektarı KHGM tarafından gerçekleştirilmiştir.
Rakamlarla Türkiye'de su durumu
-Yeraltı suyu potansiyeli : 12.5 milyar m3/yıl,
-Türkiye geneline düşen yağış . 501 milyar m3/yıl,
-Akışa geçebilen yüzey su potansiyeli . 186 milyar m3/yıl,
-Kişi başına düşen kullanma ve içme su miktarı : 200 lt/gün,
-İçme ve kullanma su miktarı yıllık : 4.745 milyar m3/yıl,
-Tüketilen yeraltı su potansiyelimiz : 6-6.5 milyar m3/yıl,
-Yerüstü su potansiyeli : 95 milyar m3/yıl,
-Yurt dışı kaynaklı olan su potansiyeli :3 milyar m3/yıl,
-Tüketilen su miktarı : 32 milyar m3/yıl,
-Sulamada (tarımda) kullanılan su miktarı : 23 milyar m3/yıl,
-Kişi başına tüketilen su miktarı : 2000 m3/yıl,
-Irak 'ta kişi başına tüketilen su miktarı : 6500 m3/yıl,
-Suriye 'de kişi başına tüketilen su miktarı :3500 m3/yıl,
-İklim özellikleri nedeniyle % 96'sında suya gereksinim var.
-Suya gereksinimi olan alan miktarı : 28 milyon ha,
-28 milyon ha sulanabilir özellikte olan alanın miktarı :25.8 milyon ha,
-Mevcut koşullarda büyük ve küçük sulamalarla yeraltı ve yerüstü su kaynaklarıyla ekonomik olarak sulanabilecek alan : 8.5 milyon ha,
-Devlet ve halk tarafından sulamaya açılan alan :4.350 milyon ha,
-Sulamaya açılan sahalarda yerüstü sulamayla sulanan miktar : 3.8 milyon ha,
-Yerüstü su kaynaklarıyla devlet tarafından sulanan miktar : 2.8 milyon ha,
-Yerüstü su kaynaklarıyla halk tarafından sulanan miktar : 1 milyon ha,
-Halk tarafından inşa edilerek sulanan miktar : 80 000 ha.
Devam edecektir
|
|
|