|
|
Apaçık
Seçim, Tahmin ve Tahlil
Erol TOY
Önyargı tabudur.
Ve tabu diyalektiğe aykırıdır.
Oysa fiziğin diyalektiği spor... Fikrin diyalektiği demokrasidir.
Ve her ikisinde de sonuç açıktır.
Çünkü sporun göstergesi yarışma... Demokrasininki seçimdir.
Bu Erol Toy da âlem adam !..
Anabaşlıkta Apaçık der. Yazıda kafa karıştırır, demeyin.
Vallahi öyle bir kastım yok.
Tam tersine Apaçık'tan niyetim, genelgeçer savları bir kez de benim yinelemem değil. Karınca kararınca onların karşısavlarını ileri sürerek, apaçık tartışılmasını sağlamak.
Çünkü tanrı, yaratıcılığının haddim... Yalvaç aktarıcılığının hakkım olmadığını bilirim.
Bildiğim için de, bu ülkenin sıradan yazarlarından biri olarak kafanızı karıştırıyorsam, kafamın karışıklığına verin.
Ama lütfen, saçmanın bile, tartışmanın o özgür, bağımsız ve herkesi savından sorumlu tutan egemen ortamında, gerçeğin eksiğini tamamlamasa da, ortaya çıkarabileceğini kabûl edin.
Artık genelgeçeri didiklemeye başlayalım mı ?
TÜSİAD'ından MÜSİAD'ına... Holding medyasından, sosyalist entelijansiyasına, ulusal gelirin yüzde 80'ine el koyan yüzde 20'lik karmaşık kitlenin seçim tabusu ne ?
Yüzde 24 AKP... Yüzde 21 CHP.
İnanmayan açsın gazete ve televizyonları... Bekir Coşkun'undan Yalçın Doğan'ına... Ertuğrul Özkök'ünden Güngör Mengi'sine... Gülay Göktürk'ünden Zeynep Göğüş'üne... Hatta dilerseniz son deme dek kendinden gayrıya itibâr etmeyen Ayşe Arman'la, Mustafa Ekmekçi'nin 12 Mart ve Eylül koşullarında gündeme getirdiği Eylem ve Özlem'e Rânâ ile Ertuğrul Özkök'ü ekleyen Serdar Turgut'a bütün kan damlayan kalemleri okusun, dinlesin.
Sabr-ı tahammülü varsa, aynı temcit pilâvını evire çevire bilim kabında sunmaya çalışan anlı şanlı hocalarımızı izlesin.
Öğrendiği ne ?
Sıkı durun !..
Yine kafanızı karıştıracağım.
Bir akıllının, bundan üç ay önce kuyuya atıp, kırk milyon deliye çıkarın diye emanet ettiği, yüzde 24 AKP, yüzde 21 CHP taşı.
Doğru mu ?
Doğruysa bu tabu.
Ve tabu diyalektiğe aykırı.
Bilgide hüner, tabunun diyalektiğini aramak değil. - O bilimin... Üstelik sosyalist bilimin - işi. Gerekçesini bulmaktır.
İdealizmin gerçekçiliği bunu gerektirir.
Siz dilerseniz var ve gözde olmanın da, diyebilirsiniz.
Ben izninizle tabunun diyalektiğine geçmek istiyorum.
Başta ne demiştim ?
Sporun göstergesi yarışma, demokrasininki seçim, değil mi ?
Peki bizim spor bilgin ya da fanatiklerimiz, bir karşılaşmadan önce, katılımcıların bilmem kaç maç veya yarışlık "formasyonlarını" karşılaştırıyorlar da... Toplumbilim uzman ya da fanatiklerimiz neden bu bilimsel yönteme başvurmayıp atılan taşı çıkarmaya uğraşıyor ?
Bilimin zahmetli nesnelliği yerine, tabunun kolay öznelliğine kaçıyorlar, desem yine mi karışık olur ?
Öyleyse biraz daha açayım.
Ve diyeyim ki, hiçbir post hevesim yok.
Herhangi bir parti üyesi ya da salt sempatizanıyım.
Hatta olmasam da, haklı haksız, belli belirsiz özel ve kişisel nedenlerle sayın Ecevit, Bahçeli, Yılmaz ve Erdoğan'ı sevmiyorum.
Eh, bilimden de - ama gerçek bilimden, - nasibim az.
Bu liderleri yere çalacak ya da engelleyecek her girişim veya varsayım, anında tabum olmaz mı ?
Bir de burdan yakmaya ne dersiniz ?
Olursa, gayri tutmayın beni !..
Olmuşların bilimsel karşılaştırması anında çöp sepetine.
1950'den beri yapılan seçimlerde, çok güçlü muhalefete karşın İktidar yıpranmasının rekorunun, -sayın Demirel faktörü de içinde,- yüzde 10'la sayın Özal'da olduğunu... Sayın İsmet İnönü'nünki bilinmiyor ama, Menderes'ten Ecevit'e... Demirel'den Erbakan'a... Çiller'den Yılmaz'a kimden, nerden bakarsanız bakın, yüzde 5'le 8 aralığında oluştuğunu... Geçen seçimde DSP'nin yüzde 21, MHP'nin yüzde 20, ANAP'ın yüzde 13 oy alarak ortaklık kurduğunu...
Yıpranma payları rekor orana çıksa da, ANAP'ın dışındaki iki partinin baraj sorunu olmayabileceğini falan düşünmez... Kocaeli Ereğli dışında hiçbir genel seçimde, hiçbir oy almamış AKP'ne yüzde 24 oranında oyu bastırır. Önlemek için de CHP sempatizanıysam ona.. DYP sempatizanıysam ona da bir o kadar oy telâşına düşerim.
Şablonum da hazır.
Önceki seçime üç gün kala, ücretli araştırmasını yaptığı partinin oy oranına 1-2 puan yakın tahminde bulunmuş şirketin verisi.
Öteki partiler için ne demiş ?
Ne demişse demiş yahu !..
Benim işime gelen bu.
Anlaştık mı ?
Öyleyse ayrıntıları sonra tartışırız.
Öyle görünüyor ki, seçime 6 haftamız var.
|
|
|