|
|
'Süper kurtarıcı' kılık değiştirir mi?
Yiğit Bulut
Türkiye seçim tartışmaları ile çalkalanırken sermaye piyasalarında doyumu çoktan yaşayan spekülatif fonlar, 'petrol' ve 'silah' rantının peşine çoktan düştüler. Olaya bu noktadan bakınca aslında şu soru çok garip geliyor... 'Irak savaşı çıkar mı?' Irak savaşı çıkar. Hatta öyle bir çıkar ki bölge yıllarca silah ve petrol rantı sağlayacak bir konuma geliverir. İran-Irak savaşında olduğu gibi. Petrol rantı deyince aklınıza sadece pertolün paylaşımı gelmesin, petrol ile yapılan vadeli işlemlerde doğabilecek kârı da düşünün.
Peki bu rantın önüne geçebilir miyiz? Doğruyu söylemek gerekirse 'Dünya genelinde savaş rantının önüne bugüne kadar geçebilen olmadı.' Bizim yapabileceğimiz bu rantı sağlayacak mekanizmalardan uzak durmak ve heyecanlı hareketlerden kaçınmak olmalı.
Şimdi gelin birlikte düşünelim...
- 6 Ekim tarihinde Talabani ve Barzani, Erbil'de Kürt parlamentosunu toplayacaklarını açıkladılar,
- Türkiye Kuzey Irak'ta bir devlet kurdurmayacağının altını çizdi,
- Amerika Irak'ı tek başına bile olsa vuracağını açıkladı,
- İngiltere savaşa katılacağını belirtti,
- 'Kuzey Irak Türk ordusuna mezar olur...' açıklaması yapıldı,
Ve son gelen haber... 'Amerika bu savaş için 100 milyar doları gözden çıkardı.' Gördüğünüz gibi savaş ve sonrası oluşacak rant mekanizması için her şey hazır. Parçalanmış bir Irak ve sonrası bölgeyi kontrol etmek için, içinde maalesef Türkiye'nin de olduğu çatışan taraflar...
Daha önce yazdığım yazılarda içinde bulunduğumuz bölgenin daralan dünya ekonomisine, 'savaşa ev sahipliği yaparak', katkı sağlayacağını iddia etmiş ve 'ne olursa olsun bu bölgede savaşın olacağını' belirtmiştim. Maalesef gün geçtikçe bu kanım güçleniyor. Bu savaşın sebebi Saddam veya Taliban... Adı ne olursa olsun dünya ekonomisine, dev plazaları ayakta tutan silah ve petrol şirketlerine bir savaş lazım. İşte o savaş tam kapımızda. Şimdi asıl sorun savaşın senaryosunun nasıl olacağı. Kürt devleti kurdurup Türkiye'yi önden Kuzey Irak'a sokup sonradan mı girmek daha etkili olur yoksa Saddam'ı devirip Kuzey Irak'ı başıboş bırakıp, Türkiye'yi uzun süre kalmak zorunda kalacağı Kuzey Irak'a girmeye zorlamak mı? Bu noktada bir soluk alın ve daha önce ülkemize gelen Soros'un 'Sizin en değerli malınız ordunuz' ve Clinton'ın 'Orduyu AB ile paylaşın, onlar masraf yapmasın' açıklamalarını hatırlayın. Umarım hepsi bir tesadüftür.
Sevgili dostlar, birileri bize elbise biçerken biz maalesef 'Seçim olsun mu? Olmasın mı? Hoca seçilebilir mi? Milletvekili transferleri nasıl olacak?' gibi tartışmaların içinde kaybolup gidiyoruz. Kafamızı kaldırıp kararan göğe bir an önce lütfen bakalım. Son olarak Bülent Ecevit'i kutlamak istiyorum. Dün yaptığı bir açıklamada 'Küreselleşme yeni tehdit ve sorunlar getiriyor' demiş... Kendisine 'Günaydın' demek lazım. Küreselleşme sadece tehdit etmez, tehdit sonunda 'süper kurtarıcı' kılığına girip yönetimi bile ele alır... Sen hâlâ akıllanmaz isen 'savaş' kılığında gelip son kalanları da süpürür...
|
|
|
|