Yayın Yönetmeni'nden
Sermayenin küresel saldırısı adeta oya işler gibi sürüyor. DTÖ'nün
raund'larında alınan kararlar teker teker uygulamaya konuluyor.
ABD ulusal çıkarları için kendi ulusal devletini her geçen gün
güçlendirir, ister tarım, ister sanayi ister hizmet sektörü
olsun kendi üreticilerini kollamaya, subvanse etmeye devam ederken
G7'ler dışındaki tüm devletleri güçsüzleştirmeye adeta şirket
derekesine düşürüyor. DTÖ'de
şirketler gibi devletlerin de iflas etmesi konuşulan bir
konuydu. Artık "konuşulan bir konu" olmaktan çıkıp
uygulama dönemine girdiğini görüyoruz. Dikkatli gazeteci Özgen
ACAR 1 Ekim günlü Cumhuriyet gazetesinde bu devletlerin iflasları
konusunu işliyor. Biz de Sayın Acar'ın bu yazısını bu
sayımıza aldık. Özgen Acar'ı okursanız, Türkiye'nin başına
örülen çorabı görürsünüz. 1 Ay sonra seçim yapılacak. Seçime
giren partilerin neredeyse tamamı Derviş'in IMF uzmanlarıyla
birlikte hazırladığı ekonomik programa sadık kalacaklarını
yemin bilah tekrarlıyorlar. Ayrıca yine neredeyse tüm partiler
Avrupa Birliğine girmek için tüm güçleriyle çalışacaklarını
durmadan tekrarlıyorlar. Sevgili
ülkemi kimler yönetiyor ve kimler yönetmeye aday. İnsanın
oturup ağlayası geliyor. Öte
yandan Kemal Derviş, milletvekili olmaktan başka hiç bir sıfatı
olmayan Kemal Derviş ABD'de bir takım temaslarda bulunuyor. İnsanın
aklına acaba bu temaslar Türkiye Cumhuriyetinin bir şirket gibi
iflasını sağlamak için mi yapılıyor diye geliyor. Ben
şimdi anlı şanlı medyamızla, o pek bilgiç üniversite hocalarımızın
ve de tarihçilerimizin Duyun-u umumiyenin aslında çok iyi bir şey
olduğunu, bu iflah olmaz Kemalistlerin Duyun-u umumiyeyi yanlış
olarak kötüledikleri, ve de kılıç hakkı olarak kaldırılmış
olmasının Türkiyeye ne kadar zarar verdiğini çarşaf çarşaf
yazmaya başlamalarını bekliyorum. Haksız
mıyım?
|