Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


Başka Muratlar Ölmesin

Seçimde Bir Kayıp Annesi: 
Hanife Yıldız


İsmail
SAYMAZ

Hanife Yıldız, seçim bürosunu oğlunun feribottan atladığı iddia edilen Eskihisar İskelesi'nin karşısına kurdu. 3 Kasım öncesi Kocaelililerle konuşup oy istiyor. 


İki çocuğu sefalet sonucu ölen, bir başına büyüttüğü oğlu Murat da gözaltında 'kaybedilen' Hanife Yıldız, bağımsız milletvekili adayı oldu. Yıldız, 'Başka Muratlar ölmesin' diye oy istiyor 

Daha taze bir gelinken, bir kızı doğar doğmaz, bir oğlu altı aylıkken yoksulluktan öldü. Gözünden sakınarak büyüttüğü Murat ise gözaltında kayboldu. 

Murat Yıldız'ı gözaltında kaybeden polisler bu yüzden 1 milyon 180 bin lira 'ağır para cezası' öderken, o bir alandan diğerine, büyüyen bir çığlığın izini sürdü. 'Cumartesi Annesi' Hanife Yıldız, oğlunun kaybedildiği Kocaeli'nde, bağımsız milletvekili adayı oldu. 

İki bebek acısı 

Hanife Yıldız Gümüşhane'den yola çıkarken, henüz 'yeniyetme' bir kızdı. Babası ölünce, köyündeki tarlayı ardında bırakarak İstanbul'a göçtü. Bir süre sonra yanına sığındığı akrabalarınca, görücü usulü evlendirildi. Dünyaya getirdiği ikiz çocuklardan Murat'ın kız kardeşi daha adı bile konulmadan öldü. Bir bebeğini 'doktorsuzluk' yüzünden toprağa veren Yıldız, bir yıl sonra Suat'a hamile kaldı.

 Küçük Suat da altı ayı doldurmadan sefalet nedeniyle ablası gibi öldü. Yıldız iki çocuğunun yasını tutarken, eşi evi terk ederek başka bir kadınla evlendi. 
Bir başına kalan Yıldız, oğlu Murat'ı büyütebilmek için evlenme tekliflerini geri çevirdi. Ailesinin baskılarına göğüs gerdi ve bir fabrikaya girerek çalışmaya başladı. Çalıştığı şirket 1988'de fabrikasını İzmir'e taşıma kararı alınca, ekmeğinin ardından gitti. 
İzmir'de yeni bir yaşama başlayan Yıldız, çalışmak isteyen oğlunu fabrikada işe soktu. Hayalleri belki çok küçüktü ama, güçlüydü. Murat daha 20'sindeydi; para biriktirecek, askere gidecek ve sonra, diğer akranları gibi sevdiği kızı alacaktı. Hatta bir gün açılır gibi olmuştu; bir kıza âşıktı, arada bir buluşuyorlardı, izin verilse evleneceklerdi. Ancak kızın ailesi bu ilişkiye sıcak bakmıyordu. Bu yüzden başlayan tartışmalar, birkaç kez karakolda son buldu. Murat bir gün, oturduğu kafede çıkan tartışma sonucu polislerle kavga etti. Daha sonra silahıyla havaya ateş açarak, olay yerinden uzaklaştı. Aynı gün karakola götürülen Yıldız, oğlunun 'küçük bir suçtan' ötürü arandığını öğrenince, Murat'a telefon açtı. Avukatı, suçun önemli bir ceza gerektirmediğini söylemişti. Hemen gelse, teslim olsa, ifadesini verecek, serbest kalacaktı. Murat, taksiyle gittiği karakolda, silahın bulunabilmesi için gözaltına alındı. 

Ölüm yolculuğuna para 

Hanife Yıldız, fabrikada çalıştığı sırada yanına iki polis geldi. Murat silahını İstanbul'da bir arkadaşına vermişti. İstanbul'a gidilecekti ve bunun için, '4 milyon lira' yol parası gerekiyordu.
 
O gün Murat ve polisler yola çıktı. Ancak Yıldız, üç gün geçtiği halde oğlundan haber alamadı. Israrlı sorularına kaçamak yanıtlar veren polisler, sonunda oğlunun firar ettiğini söyledi. İddiaya göre Murat, İstanbul'a götürülürken tuvalet izni istemiş, feribot penceresinden atlamış ve yüzerek kaçmıştı. Yıldız, firar haberine çok sevindi. Ancak aradan onca zaman geçtiği halde oğluna ulaşamıyordu. Aramaları sonuç vermeyince, adalete başvurdu. Ölümü bir türlü aklına getirmiyordu. 

Bu arada, kayıp yakınlarının bulunması için eylem yapan 'Cumartesi Anneleri'nin varlığını öğrendi. Bir cumartesi günü, Galatasaray Lisesi'nin önündeki kalabalığın arasına karıştı. Kimseyi tanımadığı halde söz aldı ve hikâyesini anlattı. Birden kameralar ona doğruldu, flaşlar patladı... 

Oğlu Murat 23 Şubat 1995'te gözaltına alınmıştı. Beş yıl süren mahkeme sırasında hâkim, Murat'ın feribottan atladığı iddia edilen Gebze Eskihisar İskelesi'nde keşif yapılmasını istedi. Keşiften sonra görülen duruşmada bilirkişinin iki sanık polis hakkında verdiği 'görevi ihmal ettiği' yönündeki raporuna karşın, 1 milyon 180 bin lira para cezası verildi. 

Gözü hâlâ oğlunda 

52 yaşındaki Hanife Yıldız, artık aralarına karıştığı 'Cumartesi Anneleri'nin sembolü olmuştu. Kendisine, birkaç sol grup tarafından oluşturulan Ezilenlerin Sosyalist Platformu'nu (ESP) temsilen, 3 Kasım seçimlerinde Kocaeli bağımsız milletvekili adaylığı teklif edildi. Yıldız bu teklifi, doktorsuzluktan ölen adsız kızı, yoksulluğa kurban verdiği Suat, gözaltından kaybolan Murat ve onların 'akranları' için kabul etti. 

Ve seçim bürosunu da oğlunun feribottan atladığı iddia edilen Eskihisar İskelesi'ne bakan Cumhuriyet Mahallesi'nde kurdu... 

 
sayfa başına dön